Yemen'de yıllardır süren iç savaş ve ekonomik çöküşün ardından sağlık sektörü, nitelikli personelin yurt dışına göç etmesiyle adeta felç oldu. Ülkedeki doktorlar, hemşireler ve diğer sağlık profesyonelleri, daha yüksek maaş ve güvenli bir çalışma ortamı bulmak amacıyla başta Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Batı ülkelerine yöneliyor. Bu durum, halihazırda kolera, difteri ve kızamık gibi salgınlarla boğuşan Yemen'de milyonlarca insanı sağlık hizmetine erişimden mahrum bırakıyor.
Sağlık çalışanlarının kitlesel göçü
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, 2015'ten bu yana Yemen'deki doktorların yaklaşık yüzde 70'i ülkeyi terk etti. 2023 itibarıyla ülkede yalnızca 3 bin 500 doktor kaldığı tahmin ediliyor. Bu sayı, 30 milyonluk nüfusa sahip bir ülke için oldukça yetersiz. Sağlık Bakanlığı yetkilileri, her yıl ortalama bin 200 sağlık çalışanının yurt dışına gittiğini belirtiyor. En çok göç veren branşlar arasında anestezi uzmanları, cerrahlar ve acil tıp teknisyenleri öne çıkıyor.
Göçün temel nedenleri arasında düşük maaşlar, çalışma koşullarının ağırlığı ve savaşın getirdiği güvenlik riskleri yer alıyor. Yemen'de bir doktorun ortalama aylık maaşı 200 dolar civarındayken, komşu Körfez ülkelerinde bu rakam 10 katına kadar çıkabiliyor. Ayrıca, sağlık tesislerinin sık sık bombalanması ve sağlık çalışanlarına yönelik saldırılar da göçü hızlandırıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yemen'deki sağlık krizi, yalnızca ülke sınırları içinde kalmıyor. Göç eden doktorlar, Körfez ülkeleri ve Avrupa'daki sağlık sistemlerine entegre olurken, Yemen'de kalan nüfus salgın hastalıklar ve yetersiz bakımla karşı karşıya. Birleşmiş Milletler, 2024 yılı için Yemen'de 21 milyondan fazla insanın acil sağlık yardımına ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Kolera, 2023'te 30 binin üzerinde vaka ve 100'den fazla ölümle yeniden yayılım gösterdi. Çocuk felci ve kızamık aşılamaları ise yüzde 60'ın altına düştü.
Uluslararası toplumun finansman yetersizliği de krizi derinleştiriyor. DSÖ'nün Yemen için talep ettiği 800 milyon dolarlık yardımın yalnızca yüzde 30'u toplanabilmiş durumda. Bu, sağlık tesislerinin ilaç ve ekipman teminini ciddi şekilde kısıtlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki sağlık çalışanı göçü, Türkiye'nin de yakından izlediği bir insani krizdir. Türkiye, tarihsel olarak Yemen'e insani yardımda bulunan ülkeler arasında yer alıyor ve sağlık alanında iş birliğini sürdürüyor. Ancak bu kriz, bölgesel istikrarsızlığın bir yansıması olarak Türkiye'nin Körfez ülkeleriyle rekabetini de etkileyebilir. Özellikle Suudi Arabistan ve BAE'nin Yemenli sağlık personelini çekmesi, Türkiye'nin bölgedeki yumuşak gücünü zayıflatabilir. Ayrıca, Yemen'den kaynaklanan salgın hastalıkların Türkiye'ye sıçrama riski göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle Türkiye, DSÖ ve diğer uluslararası kuruluşlarla koordineli olarak Yemen'de sağlık altyapısını güçlendirmeye yönelik projelere destek vermelidir.