Tahran, 4 Temmuz - On binlerce İranlı, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak askeri harekâtında hayatını kaybeden Ayetullah Ali Hamaney'in cenazesini görmek için başkent Tahran'daki büyük açık hava ibadet kompleksine akın etti. İran İslam Cumhuriyeti'ni 37 yıl boyunca yöneten ve 85 yaşında savaşta öldürülen Hamaney'in naaşı, halkın yoğun katılımıyla düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı. Tören alanında toplanan kalabalık, sloganlar atarak dini ve siyasi liderlerine bağlılıklarını dile getirdi.
Gelişmenin Arka Planı
Hamaney'in ölümü, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik geniş çaplı askeri operasyonu sonucunda meydana geldi. Geçtiğimiz haftalarda başlayan çatışmalar, bölgesel gerginliği tırmandırmış ve birçok ülkeyi endişelendirmişti. İran yönetimi, Hamaney'in cenazesinin halka açık bir şekilde kaldırılmasına karar vererek, hem dini hem de siyasi bir mesaj vermeyi amaçladı. Uzmanlar, bu törenin rejimin toplumsal desteğini ölçmek ve olası iç karışıklıkları önlemek için bir fırsat olarak kullanıldığını belirtiyor.
Tahrandaki devlet televizyonu, cenaze törenini canlı yayınlarken, halkın büyük bir teveccüh gösterdiğini bildirdi. Gözlemciler, katılımın İran'ın son yıllarda yaşadığı protesto dalgalarına rağmen rejimin hala önemli bir tabana sahip olduğunu gösterdiğini ifade ediyor. Ancak başkentteki bazı bölgelerde güvenlik önlemleri artırılırken, muhalif grupların sosyal medyada törenleri boykot çağrısı yapması dikkat çekti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hamaney'in ölümü, zaten kırılgan olan Ortadoğu dengelerini daha da sarsabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. İran'ın uzun süredir liderliğini yapan Hamaney'in yerine kimin geçeceği henüz netleşmezken, ülkede geçici bir yönetim kuruldu. ABD ve İsrail, operasyonun hedeflerine ulaştığını açıklarken, bölge ülkeleri olası bir güç boşluğundan endişe ediyor. Özellikle Lübnan Hizbullahı, Yemen'deki Husiler ve Suriye'deki İran yanlısı milisler, bu gelişmelerden doğrudan etkilenecek aktörler arasında.
Petrol piyasaları, İran'daki belirsizlik ve savaşın devam etmesiyle dalgalanırken, küresel enerji arzına ilişkin kaygılar artmış durumda. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, çatışmanın kendilerine sıçramaması için diplomatik girişimlerini yoğunlaştırmış durumda. Rusya ve Çin ise BM Güvenlik Konseyi'nde ABD'ye yönelik sert eleştiriler yöneltiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'daki bu kritik gelişmeleri yakından izliyor. İran'da istikrarın bozulması, Türkiye'nin güneydoğu sınırında yeni bir göç dalgasına yol açabileceği gibi, enerji ticaretini de olumsuz etkileyebilir. Türkiye, İran'dan doğal gaz ithal etmekte ve iki ülke arasında önemli ticari ilişkiler bulunmaktadır. Ayrıca, bölgesel güç dengelerinin değişmesi, Türkiye'nin Suriye ve Irak politikalarını da doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle Ankara, hem diplomatik kanalları açık tutarak hem de sınır güvenliğini artırarak olası senaryolara karşı hazırlıklı olmaya çalışıyor.