Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Yemen'de Ağustos ayında başlayan son askeri tırmanmanın ardından en az 1.574 kişinin hayatını kaybettiğini ve 6.939 kişinin yaralandığını açıkladı. Anadolu Ajansı'nın ele geçirdiği raporda, BM sağlık kuruluşu Ağustos başından bu yana 8.513 zayiat kaydedildiğini belirtti. Bu rakamlar, ülkedeki insani krizin derinleştiğini gözler önüne seriyor.
Çatışmaların Arka Planı ve Sivil Kayıplar
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaş, Husiler ile Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon destekli hükümet güçleri arasında şiddetlenmiş durumda. Ağustos ayında Marib ve Hodeidah cephelerinde yoğunlaşan çatışmalar, sivil yerleşim alanlarını da vurdu. DSÖ'nün verileri, son tırmanmanın sadece askeri kayıplarla sınırlı olmadığını, aynı zamanda sivil ölümlerde ciddi bir artışa yol açtığını gösteriyor.
Rapora göre, yaralıların çoğu hastanelerde yeterli tıbbi malzeme ve personel olmadığı için hayati risk taşıyor. Ülkedeki sağlık altyapısı, yıllardır süren çatışmalar ve ablukalar nedeniyle büyük ölçüde çökmüş durumda. DSÖ, tıbbi yardım malzemelerinin bölgeye ulaştırılmasında ciddi zorluklar yaşandığını belirtiyor.
İnsani Durum ve Uluslararası Tepkiler
Birleşmiş Milletler, Yemen'i dünyanın en büyük insani krizi olarak nitelendiriyor. Ülke nüfusunun %80'i insani yardıma muhtaç durumda. Son tırmanma, zaten kırılgan olan gıda güvenliği ve sağlık hizmetlerini daha da kötüleştirdi. DSÖ'nün açıkladığı rakamlar, uluslararası toplumun acil ateşkes ve insani koridorların açılması yönündeki çağrılarını güçlendiriyor.
Uzmanlar, çatışmaların tarafları arasında insani hukuka saygı gösterilmediğini, sivil altyapıya yönelik saldırıların sürdüğünü vurguluyor. BM Güvenlik Konseyi'nin konuya ilişkin kararlarına rağmen, sahada somut bir ilerleme sağlanamadı. Uluslararası yardım kuruluşları, Yemen'e yönelik yardımların finansmanında ciddi eksiklik olduğunu bildiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki çatışmalar ve insani kriz, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve insani diplomasi açısından yakından takip ettiği bir konu. Türkiye, hem Kızılay hem de TİKA aracılığıyla Yemen'e insani yardım ulaştırıyor; ancak güvenlik sorunları ve lojistik engeller yardımların etkinliğini sınırlıyor. Ayrıca, Yemen'deki istikrarsızlık Kızıldeniz ve Bab-el-Mendeb geçişi üzerinden Türkiye'nin deniz ticaret güvenliğini ve bölgesel enerji arzını dolaylı olarak etkiliyor. Türkiye, Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkilerini dengeleyerek Yemen krizinde yapıcı bir rol oynamaya çalışsa da, kalıcı barış için uluslararası toplumun daha fazla sorumluluk alması gerekiyor.