JP Morgan Chase & Co. stratejisti Nataliia Lipikhina, Avrupa hisse senetlerinin yılın ikinci yarısında ABD ve gelişen piyasa hisselerine kıyasla daha zayıf bir performans gösterme riskiyle karşı karşıya olduğunu açıkladı. Petrol fiyatlarındaki düşüşün, Avrupa şirketlerinin kâr büyümesi için temel bir kaynak olan enerji sektörü gelirlerini tehdit etmesi, bu öngörünün temel sebebi olarak gösteriliyor. Lipikhina'nın değerlendirmesi, küresel piyasalarda artan belirsizlik ve merkez bankalarının sıkılaştırma politikaları sürerken geldi.
Petrol Fiyatları ve Avrupa'nın Kırılganlığı
Brent petrolün varil fiyatı, Haziran 2024 itibarıyla 75 dolar civarında seyrediyor. Bu, bir yıl önceki 80 doların üzerindeki seviyelere göre belirgin bir düşüş anlamına geliyor. Lipikhina'ya göre, Avrupa borsalarındaki enerji şirketlerinin ağırlığı bu düşüşten orantısız bir şekilde etkileniyor. STOXX 600 endeksinde enerji sektörünün payı %6 civarında iken, S&P 500'de bu oran %4,5 seviyesinde. Düşen petrol fiyatları, Avrupa enerji devlerinin kâr marjlarını daraltırken, yenilenebilir enerjiye geçiş baskısı da eklenince sektörün toparlanması zorlaşıyor.
Lipikhina, Avrupa hisselerinin 2024'ün ilk yarısında gösterdiği direncin ardından, ikinci yarıda bu momentumu koruyamayabileceğini vurguluyor. Zayıf sanayi üretimi verileri ve ECB'nin faiz artırımlarının etkisiyle bölgedeki ekonomik büyüme yavaşlarken, enerji sektörünün karşı karşıya olduğu rüzgar, endeksin genel performansını aşağı çekebilir. JP Morgan, bu nedenle Avrupa hisseleri için 'ağırlık azalt' tavsiyesini koruyor.
Küresel Piyasalar: ABD ve Gelişen Piyasalar Öne Çıkıyor
Lipikhina'nın raporuna göre, yatırımcıların ikinci yarıda ABD ve gelişen piyasa hisselerine yönelmesi bekleniyor. ABD'de teknoloji sektöründeki yapay zeka odaklı büyüme ve dirençli tüketici harcamaları, S&P 500'ün performansını desteklemeye devam ediyor. Öte yandan gelişen piyasalarda, özellikle Hindistan ve Brezilya gibi ülkelerdeki reform süreçleri ve düşük değerlemeler, yabancı yatırımları çekiyor. JP Morgan, küresel büyümedeki yavaşlamaya rağmen bu piyasaların daha cazip fırsatlar sunduğunu belirtiyor.
Ancak Lipikhina, petrol fiyatlarındaki düşüşün gelişen piyasalar için de çifte etkisi olabileceğine dikkat çekiyor: Petrol ihracatçısı ülkeler (Rusya, Suudi Arabistan gibi) olumsuz etkilenirken, ithalatçı ülkeler (Çin, Hindistan gibi) daha düşük maliyetlerden faydalanabilir. Bu ayrışma, yatırımcıların ülke seçimini daha kritik hale getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, net petrol ve doğalgaz ithalatçısı olarak petrol fiyatlarındaki düşüşten olumlu etkilenme potansiyeline sahiptir. Düşen enerji maliyetleri, cari açığın daralmasına ve enflasyon baskısının hafiflemesine katkı sağlayabilir. Ancak Avrupa hisse senetlerindeki zayıflık, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olan AB'ye ihracatını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, gelişen piyasalara yönelen küresel sermaye akımları, yeterli reform ve istikrar sağlanması halinde Türkiye'ye de yönelebilir. JP Morgan'ın değerlendirmesi, Türkiye'nin enerji ithalatçısı konumu ve Avrupa ile ticari bağları nedeniyle hem fırsatlar hem de riskler barındıran bir tablo çiziyor.