Lübnan'ın güneyindeki Sur kenti yakınlarında yaşayan tanınmış kaplumbağa korumacısı Mona Khalil, İsrail tarafından düzenlenen bir hava saldırısında hayatını kaybetti. 52 yaşındaki Khalil, nesli tehlike altındaki deniz kaplumbağalarını koruma çalışmalarıyla bölgede ve uluslararası alanda tanınıyordu. Saldırı, Khalil'in Sur'un hemen güneyindeki evini vurdu; olayda başka ölü veya yaralı bildirilmedi. İsrail ordusu, saldırıya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Khalil'in ölümü, çevre koruma camiasında ve Lübnan'da geniş yankı uyandırdı.
Gelişmenin arka planı
Mona Khalil, on yılı aşkın süredir Lübnan kıyılarında yuva yapan yeşil deniz kaplumbağaları ve deri sırtlı deniz kaplumbağalarının korunması için çalışıyordu. Sur kıyıları, Akdeniz'deki en önemli kaplumbağa yuvalama alanlarından biri olarak kabul ediliyor. Khalil, gönüllülerden oluşan bir ekiple birlikte yuvaları koruyor, yumurtaları avcılardan ve insan müdahalesinden kurtarıyor, yavruların denize güvenle ulaşmasını sağlıyordu. Çalışmaları, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve yerel çevre örgütleri tarafından destekleniyordu. Khalil, aynı zamanda bölgedeki mayın ve patlamamış mühimmat tehlikesine karşı da farkındalık yaratıyordu. 2006 İsrail-Lübnan savaşı sırasında Sur kıyılarına atılan bombalar, kaplumbağa yuvalarını da tehdit etmişti.
Saldırı, İsrail ile Hizbullah arasındaki gerilimin tırmandığı bir dönemde gerçekleşti. İsrail, son haftalarda Lübnan'ın güneyindeki Hizbullah hedeflerine yönelik saldırılarını artırmış durumda. Khalil'in evinin bulunduğu bölge, daha önce de İsrail saldırılarına hedef olmuştu. Ancak Khalil'in sivil bir çevreci olması, saldırının sivil hedefleri de vurduğu yönünde eleştirilere yol açtı. Lübnan makamları, olayı kınarken, uluslararası çevre örgütleri de saldırıyı 'savaş suçu' olarak nitelendirdi.
Bölgesel veya küresel boyut
Mona Khalil'in ölümü, çatışma bölgelerinde çevre korumacılarının karşılaştığı riskleri bir kez daha gündeme getirdi. Birleşmiş Milletler Çevre Programı, silahlı çatışmaların çevreye ve çevre savunucularına verdiği zarara dikkat çekiyor. Khalil'in öldürülmesi, uluslararası toplumda sivil kayıplara ve çevre koruma çalışmalarının sekteye uğramasına yönelik endişeleri artırdı. Özellikle Doğu Akdeniz'deki deniz kaplumbağası popülasyonu, iklim değişikliği ve kirliliğin yanı sıra çatışmalardan da olumsuz etkileniyor. Khalil'in çalışmaları, bölgedeki biyolojik çeşitliliğin korunması açısından kritik öneme sahipti. Onun ölümüyle birlikte, yıllardır süren koruma çabalarının akıbeti belirsizliğini koruyor. Olay, sivil toplum kuruluşları tarafından 'çevre aktivistlerine yönelik bir saldırı' olarak kınandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay, Doğu Akdeniz'deki çatışmaların sadece insani değil, çevresel boyutunu da ortaya koymaktadır. Türkiye, Akdeniz'de deniz kaplumbağası koruma çalışmaları yürüten ve aynı zamanda bölgede gerginliğin azaltılması için diplomatik girişimlerde bulunan bir ülke olarak, sivil kayıpların ve çevre tahribatının önlenmesi gerektiğini vurgulamalıdır. Khalil'in ölümü, Türkiye'nin de kıyılarında koruma altına aldığı yeşil deniz kaplumbağaları gibi türlerin, bölgesel istikrarsızlıktan nasıl etkilendiğini göstermektedir. Türkiye, Birleşmiş Milletler nezdinde çatışmalarda çevrenin korunması yönünde daha fazla adım atılması çağrısında bulunabilir.