Piyasa stratejisti Ed Yardeni, ABD ile İran arasındaki ateşkesin bozulmasının, küresel piyasalarda yeni bir enflasyon dalgası riskini beraberinde getirdiğini belirtti. Yardeni'ye göre bu gelişme, ABD Merkez Bankası'nı (Fed) faiz oranlarını yeniden yükseltmeye zorlayabilir. İran'ın nükleer programı ve bölgesel gerilimlerin tırmanması, başta petrol olmak üzere emtia fiyatlarında ani bir sıçramaya yol açabilir. Bu durum, Fed'in enflasyonla mücadelede attığı adımları geri almasına ve para politikasını sıkılaştırmasına neden olabilir. Yardeni'nin açıklamaları, yatırımcılar arasında endişe yaratırken, piyasalarda volatilitenin artmasına yol açtı.
Gelişmenin Arka Planı: İran Gerilimi ve Ekonomik Yansımaları
ABD ile İran arasında uzun süredir devam eden nükleer müzakereler ve bölgesel çatışmalar, son haftalarda yeniden alevlendi. Taraflar arasında varılan gayriresmî ateşkesin bozulması, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırması ve ABD'nin yeni yaptırım tehditleriyle birleşince, küresel enerji piyasalarında arz endişeleri yeniden gündeme geldi. Petrol fiyatları, Mart 2022'deki Rusya-Ukrayna savaşı sonrası görülen seviyelere yaklaşırken, ham petrol varil başına 90 doların üzerine çıktı. Doğalgaz fiyatlarında da benzer bir yükseliş gözleniyor. Yardeni, bu fiyat artışlarının tedarik zincirlerine yansıyarak genel fiyat düzeyini yukarı çekeceğini ve Fed'in yılın ikinci yarısında faiz indirimine gitme beklentilerini ortadan kaldıracağını ifade etti.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Enflasyon, Faiz ve Piyasalar
İran krizinin derinleşmesi, yalnızca enerji piyasalarını değil, aynı zamanda küresel ticaret ve finansal istikrarı da tehdit ediyor. Hürmüz Boğazı üzerinden geçen petrol sevkiyatlarının kesintiye uğraması durumunda, Asya ve Avrupa'daki birçok ekonomi ciddi bir enerji kriziyle karşı karşıya kalabilir. Bu senaryo, zaten yüksek olan enflasyonu daha da körükleyerek merkez bankalarını faiz artırma döngüsüne geri döndürebilir. Yardeni, Fed'in 2024 yılı sonuna kadar faizleri %5,5'in üzerine çıkarmak zorunda kalabileceğini, bunun da büyümeyi yavaşlatacağını ancak enflasyonla mücadelede tek yol olduğunu belirtti. Avrupa Merkez Bankası ve diğer büyük merkez bankalarının da benzer adımlar atması bekleniyor. Gelişmekte olan ülkeler ise artan borçlanma maliyetleri ve sermaye çıkışları ile mücadele etmek zorunda kalacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerjide büyük ölçüde ithalata bağımlı olduğu için İran kaynaklı petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artıştan doğrudan etkilenecektir. Bu durum, cari açığı büyütebilir ve enflasyonu yeniden yukarı yönlü baskılayabilir. Ayrıca, Fed'in faiz artırması TL üzerinde değer kaybı baskısı yaratabilir. Türkiye'nin İran'la olan komşuluğu ve enerji iş birliği anlaşmaları göz önüne alındığında, gerilimin tırmanması Ankara'yı diplomatik açıdan da zorlayabilir. Ancak Türkiye, enerji kaynaklarını çeşitlendirme ve alternatif tedarikçilerle anlaşma yapma konusunda adımlar atarak bu riski kısmen yönetebilir.