Apollo Global Management tarafından yayımlanan yeni bir rapora göre, yapay zeka (YZ) yatırımlarının beklenenden daha yavaş getiri sağlaması, ABD ekonomisini resesyona sürükleyebilir. Raporda, teknoloji devlerinin YZ altyapısına yaptığı devasa harcamaların kısa vadede kârlılığa dönüşmemesi durumunda, bu durumun ekonomik durgunluğa yol açabileceği uyarısı yapılıyor. Apollo’nun baş ekonomistlerinden Torsten Sløk, “YZ’nin üretkenlik artışına dönüşmesi zaman alacak. Bu süreçte harcamalar artarken getiriler gecikirse, ekonomi resesyona girebilir” dedi.
YZ Yatırımlarının Ekonomik Etkileri
Son iki yılda teknoloji şirketleri, YZ altyapısına yüz milyarlarca dolar yatırım yaptı. Bulut bilişim, veri merkezleri ve yapay zeka modellerinin geliştirilmesi için yapılan bu harcamalar, şirketlerin sermaye harcamalarını rekor seviyelere taşıdı. Ancak Apollo’nun analizine göre, bu yatırımların verimlilik artışına ve kârlılığa dönüşmesi için henüz erken. Sløk, “Tarihsel olarak, büyük teknolojik dönüşümlerde yatırım ile getiri arasında bir gecikme olur. Ancak bu kez harcamaların büyüklüğü ve hızı, ekonomik döngüyü bozma riski taşıyor” ifadelerini kullandı.
Raporda ayrıca, Çin’den gelen rekabet tehdidinin ve kripto para token fiyatlarındaki düşüşün, YZ finansallarını olumsuz etkilediği belirtiliyor. Çinli şirketlerin daha düşük maliyetli YZ çözümleri geliştirmesi, ABD’li teknoloji devlerinin pazar payını tehdit ediyor. Öte yandan, YZ projelerini finanse etmek için kullanılan token’ların değer kaybetmesi, startup’ların nakit akışını zora sokuyor.
Küresel Boyut ve Merkez Bankalarının Rolü
Apollo’nun uyarıları, küresel ekonomik görünüm açısından da önemli sinyaller veriyor. YZ yatırımları, son dönemde ABD borsalarının yükselişinde kilit rol oynarken, bu yatırımların yavaşlaması hisse senedi piyasalarında düzeltmeye yol açabilir. Ayrıca, merkez bankalarının faiz politikaları da YZ yatırımlarının maliyetini etkiliyor. Yüksek faiz oranları, borçlanma maliyetlerini artırarak teknoloji şirketlerinin yatırım yapma kabiliyetini sınırlıyor. Sløk, “Fed faiz indirimine giderse, YZ yatırımları daha ucuz hale gelebilir ve bu ekonomik büyümeyi destekleyebilir. Ancak faizlerin yüksek kalması, resesyon riskini artırıyor” yorumunu yaptı.
Raporda, YZ’nin potansiyel olarak uzun vadede üretkenliği artırabileceği ancak kısa vadede ekonomik istikrarsızlık yaratabileceği vurgulanıyor. Bu durum, hükümetlerin ve merkez bankalarının YZ’nin ekonomik etkilerini yakından takip etmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Avrupa ve Asya’daki teknoloji şirketleri de benzer risklerle karşı karşıya. Japonya ve Güney Kore’deki yarı iletken üreticileri, YZ talebindeki düşüşten etkilenebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, doğrudan ABD ekonomisindeki bir resesyondan etkilenmekle birlikte, YZ yatırımlarındaki yavaşlamanın küresel ticaret ve finansal akımlar üzerinden dolaylı etkileri olabilir. Küresel risk iştahının azalması, gelişmekte olan piyasalara sermaye girişini zorlaştırabilir. Ayrıca, Türkiye’nin teknoloji ihracatı ve YZ girişimleri için uluslararası fonlara erişim zorlaşabilir. YZ’nin Türkiye ekonomisinde üretkenlik artışı sağlama potansiyeli olsa da, küresel belirsizlikler bu süreci yavaşlatabilir.