New York Times (NYT) Yayıncısı A.G. Sulzberger, yapay zeka (YZ) şirketlerinin haber kuruluşlarının içeriklerini izinsiz kullanmasını “çalıntı malın yeniden paketlenmesi” olarak tanımlarken, bu durumun yalnızca habercilik sektörünü değil, 12 trilyon dolarlık küresel yaratıcı ekonomiyi tehdit ettiği uyarısında bulundu. Sulzberger’in açıklamaları, teknoloji devleri ile içerik üreticileri arasındaki telif hakkı savaşının yeni bir boyut kazandığına işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı: Telif hakkı ihlali mi, teknolojinin doğal sonucu mu?
Sulzberger, yaptığı konuşmada, YZ firmalarının haber makaleleri, kitaplar, film senaryoları, müzik ve görsel sanatlar gibi yaratıcı eserleri, genellikle izin almadan veya adil bir tazminat ödemeden kullanarak kendi ürünlerini geliştirdiğini belirtti. “Bu, bir hırsızlık biçimidir ve toplum olarak bununla yüzleşmeliyiz” ifadelerini kullanan Sulzberger, YZ’nin büyük dil modellerinin (LLM) eğitilmesinde kullanılan bu içeriklerin, aslında insan emeğinin ve yaratıcılığının bir ürünü olduğunu vurguladı.
NYT, Aralık 2023’te OpenAI ve Microsoft’a telif hakkı ihlali nedeniyle dava açmıştı. Dava, milyonlarca NYT makalesinin ChatGPT gibi YZ araçlarını eğitmek için izinsiz kullanıldığı iddiasına dayanıyor. OpenAI ise, kullanımlarının “adil kullanım” kapsamına girdiğini savunuyor. Ancak Sulzberger, bu savunmanın yaratıcı ekonomiyi yok saydığını söylüyor.
YZ şirketleri, haber sitelerinden otomatik olarak veri toplayarak (web scraping) veya lisanslı veri setleri satın alarak içerik elde ediyor. Lakin birçok küçük içerik üreticisi için bu süreç şeffaf değil. Bir rapora göre, 2023’te YZ eğitimi için kullanılan veri setlerinin %60’ı web scraping yoluyla toplandı ve bunların önemli bir kısmı telif hakkıyla korunuyor.
Bölgesel veya küresel boyut: Yaratıcı ekonomi neden tehlikede?
Yaratıcı ekonomi; film, müzik, yayıncılık, reklamcılık, tasarım, mimari, video oyunları ve dijital içerik üretimi gibi sektörleri kapsıyor. Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü’ne (WIPO) göre bu sektör, küresel GSYİH’nin yaklaşık %6’sını oluşturuyor ve 30 milyondan fazla kişiye istihdam sağlıyor. Ancak YZ, bu dengeyi bozma potansiyeli taşıyor.
ABD ve Avrupa Birliği’nde telif hakkı yasaları, YZ’nin eğitim verisi kullanımını net bir şekilde düzenlemiyor. Bu belirsizlik, yatırımları ve içerik üretimini tehdit ediyor. Örneğin, müzik endüstrisinde YZ tarafından üretilen şarkılar, telif hakkı sahiplerine gelir kaybı yaşatıyor. Benzer şekilde, fotoğrafçılık ve grafik tasarımda YZ araçları, insan emeğinin yerini alarak fiyatları düşürüyor.
Küresel düzeyde, Çin ve Hindistan gibi ülkeler YZ’yi teşvik ederken, Fransa ve Almanya gibi ülkeler içerik üreticilerini koruyan düzenlemeler getirmeye çalışıyor. AB’nin Yapay Zeka Yasası, telif hakkı ihlallerine yönelik net yükümlülükler getiriyor. Ancak uygulama henüz başlamadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yaratıcı ekonomide önemli bir potansiyele sahip; medya, sinema, müzik, yayıncılık ve oyun sektörleri büyüyor. Ancak YZ’nin izinsiz içerik kullanımı, Türk içerik üreticilerini de doğrudan etkiliyor. Henüz Türkiye’de YZ ve telif hakkı konusunda kapsamlı bir yasal düzenleme bulunmuyor. Bu durum, özellikle küçük ölçekli bağımsız yapımcılar ve gazeteciler için gelir kaybına yol açabilir. Ayrıca, Türk haber ajansları ve medya kuruluşları, uluslararası platformlarda içeriklerinin izinsiz kullanımına karşı hukuki mücadele vermek zorunda kalabilir. Küresel tartışmaların Türkiye’ye yansımasıyla, yerel mevzuatın güncellenmesi ve farkındalığın artırılması kritik önem taşıyor.