ABD Merkez Kuvvetleri (CENTCOM), 15 Ekim 2023'te başlattığı Epic Fury Operasyonu'nun ilk 24 saatinde, Palantir'in Maven Smart System platformu üzerinden Claude yapay zekasını kullanarak yaklaşık 1.000 hedefi üretti ve önceliklendirdi. Bu, Amerikan savaş yönetiminde yapay zekanın artık merkezi bir rol oynadığını gösteren ilk somut örnek oldu. Operasyonun tempo, geleneksel yöntemlerle ulaşılabilecek hızın iki katından fazlasına ulaştı.
Yapay Zeka Destekli Hedef Belirleme
Maven Smart System, görüntü istihbaratı, sinyal istihbaratı ve açık kaynak verilerini birleştirerek yapay zeka algoritmaları aracılığıyla potansiyel hedefleri belirliyor. Claude'un doğal dil işleme yetenekleri, komutanların karmaşık sorgularını hızlıca yanıtlayarak hedef listelerini önceliklendirmelerine olanak tanıyor. Bu sistem, insan karar vericilerin onayını gerektirse de, hedef seçim sürecini büyük ölçüde otomatikleştiriyor.
Operasyonun ilk gününde 1.000 hedefin belirlenmesi, geleneksel istihbarat analiz süreçleriyle günler hatta haftalar alabilecek bir iş yükünü saatlere indirdi. CENTCOM yetkilileri, sistemin "karar verme döngüsünü" hızlandırarak sahadaki birliklere gerçek zamanlıya yakın destek sağladığını belirtiyor. Ancak bu hız, beraberinde ciddi riskleri de getiriyor: yanlış hedefleme, sivil kayıplar ve hesap verebilirlik sorunları.
Eski Sistemleri Yıkmanın Riskleri
Yapay zekanın askeri kullanımı, sadece operasyonel hızı artırmakla kalmıyor, aynı zamanda geleneksel savaş yönetimi yapılarını da temelden sarsıyor. Eski sistemler, insan analistlerin yavaş ama temkinli değerlendirmelerine dayanırken, yapay zeka destekli sistemler çok daha agresif ve hızlı kararlar alınmasına yol açabiliyor. Bu durum, "hız uğruna doğruluk" ikilemini gündeme getiriyor.
Özellikle otonom silah sistemlerinin yükselişi, uluslararası hukuk ve etik açısından büyük tartışmalara neden oluyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, yapay zekanın hedef seçiminde kullanılmasının, savaş suçlarına zemin hazırlayabileceği uyarısında bulunuyor. ABD Savunma Bakanlığı, tüm hedefleme kararlarında "insan döngüde" prensibini koruduğunu savunsa da, pratikte bu denetimin ne kadar etkili olduğu belirsiz.
Ayrıca, yapay zeka sistemlerinin eğitildiği verilerin önyargılı olması, belirli bölgelerde veya gruplarda yanlış hedeflemeye yol açabilir. Örneğin, Orta Doğu'daki operasyonlarda, yerel halkın yoğun olduğu bölgelerde sivil kayıpları minimize etmek için daha fazla insan denetimi gerekebilir. Ancak operasyonel tempo arttıkça, bu denetim için ayrılan süre azalıyor.
Küresel ve Bölgesel Etkiler
ABD'nin yapay zeka destekli savaş yönetimini benimsemesi, diğer ülkeleri de benzer sistemler geliştirmeye teşvik ediyor. Çin, Rusya ve Avrupa ülkeleri, kendi yapay zeka destekli komuta kontrol sistemlerini kurmak için yatırımlarını artırıyor. Bu durum, yeni bir silahlanma yarışını tetikleyebilir ve küresel istikrarı tehdit edebilir.
NATO içinde de yapay zeka entegrasyonu konusunda farklı yaklaşımlar var. ABD, hızlı ve agresif bir çizgi izlerken, Avrupa ülkeleri daha temkinli ve düzenleyici bir yaklaşım benimsiyor. Bu farklılık, ittifak içinde operasyonel uyumsuzluklara yol açabilir. Ayrıca, yapay zeka sistemlerinin şeffaflığı ve hesap verebilirliği konusundaki endişeler, müttefikler arasında güven sorunlarına neden olabilir.
Orta Doğu'da ise, yapay zeka destekli hedefleme, zaten kırılgan olan bölgesel dengeleri daha da karmaşık hale getirebilir. Sivil kayıpların artması, radikalleşmeyi körükleyebilir ve ABD karşıtı duyguları güçlendirebilir. Aynı zamanda, İran ve vekil grupları, ABD'nin teknolojik üstünlüğüne karşı asimetrik yöntemler geliştirmeye yönelebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, kendi savunma sanayisinde yapay zeka destekli sistemlere yatırım yapıyor. Bayraktar TB2 ve Akıncı İHA'ları gibi platformlar, otonom hedefleme yetenekleriyle dikkat çekiyor. ABD'nin Epic Fury Operasyonu'nda elde ettiği deneyim, Türkiye için hem bir model hem de bir uyarı niteliğinde. Türkiye, NATO üyesi olarak ittifakın yapay zeka stratejilerine uyum sağlamak zorunda; ancak kendi ulusal güvenlik öncelikleri doğrultusunda bağımsız hareket etme eğiliminde. Yapay zeka destekli hedefleme, Türkiye'nin sınır ötesi operasyonlarında (Suriye, Irak) sivil kayıpları azaltmak için kullanılabilir; ancak etik ve hukuki denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi şart. Ayrıca, Türkiye'nin yapay zeka teknolojilerinde dışa bağımlılığı, bu alanda risk oluşturuyor. Yerli ve milli yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesi, hem güvenlik hem de ekonomik bağımsızlık açısından kritik.