Yapay zeka (YZ) destekli hukuki araçlar, giderek daha fazla kişinin avukat tutmadan mahkemede kendi davasını görmesine olanak tanıyor. ABD başta olmak üzere birçok ülkede “vibe lawyering” olarak adlandırılan bu eğilim, hukuk sistemine erişimi demokratikleştirirken aynı zamanda ciddi riskler de barındırıyor. Uzmanlar, ChatGPT ve benzeri modellerin hukuki belgeler hazırlamada kullanılmasının, özellikle küçük davalarda ve idari itirazlarda arttığını ancak sonuçların karmaşık olduğunu belirtiyor.
Arka Plan: YZ ile Hukuki Temsil
Geleneksel olarak, kendini temsil etme hakkı (pro se) birçok hukuk sisteminde tanınmakla birlikte, karmaşık prosedürler nedeniyle genellikle başarısızlıkla sonuçlanıyor. Yapay zeka chatbotları, kullanıcılara dilekçe yazma, delil sunma ve mahkeme kurallarına uygun adımları atma konusunda rehberlik ediyor. Örneğin, New York’ta bir kiracı, tahliye davasında ChatGPT’nin hazırladığı savunmayı kullanarak davayı kazandı. Ancak aynı araç, Federal Mahkeme’de uydurma içtihatlar sunduğu için bir avukatı disiplin cezasına çarptırttı.
Hukuk teknolojisi şirketleri, DoNotPay gibi uygulamalarıyla park cezalarından sağlık faturalarına kadar birçok alanda otomatik itiraz süreçleri sunuyor. Stanford Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırma, YZ destekli hukuki belgelerin geleneksel pro se belgelere kıyasla %20 daha başarılı olduğunu, ancak yine de avukatlı belgelere göre daha düşük kalitede kaldığını gösteriyor. Hukukçular, YZ’nin “yanlış pozitif” ve “halüsinasyon” olarak adlandırılan uydurma gerçekler üretme riskine dikkat çekiyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Bu eğilim yalnızca ABD ile sınırlı değil. İngiltere’de, bir iş mahkemesinde YZ kullanan davacı, işe iade talebinde başarılı oldu. Hindistan’da ise YZ tabanlı hukuki yardım platformları, kırsal bölgelerdeki vatandaşlara ücretsiz danışmanlık sağlıyor. Ancak Çin ve Rusya gibi ülkelerde, YZ’nin hukuki süreçlerde kullanımı daha sıkı denetleniyor ve yalnızca lisanslı avukatlara izin veriliyor. Avrupa Birliği, YZ Yasası kapsamında hukuki hizmetlerde kullanılan yapay zekayı “yüksek riskli” kategoriye alarak sıkı şartlar getirmeyi planlıyor.
Uzmanlar, vibe lawyering’in aslında hukuk hizmetlerine erişimdeki büyük eşitsizliğin bir yansıması olduğunu vurguluyor. Dünya genelinde milyarlarca insan, maliyetler nedeniyle avukat tutamıyor. YZ, bu boşluğu geçici olarak doldursa da, mahkemelerin YZ tarafından üretilen kanıtları nasıl değerlendireceğine dair net kurallar henüz oluşmuş değil. Özellikle ceza davalarında YZ kullanımı, adil yargılanma hakkı bağlamında tartışma yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’de de Adalet Bakanlığı’nın yürüttüğü “Yapay Zeka Destekli Adli Süreçler” projesi benzer bir yönelimi işaret ediyor. Şu an pilot uygulamada olan sistem, duruşma tutanaklarının otomatik hazırlanması ve içtihat taraması gibi alanlarda kullanılıyor. Ancak bireysel davacıların YZ kullanımına ilişkin henüz bir düzenleme yok. Türkiye’de arabuluculuk ve tüketici hakem heyetleri gibi alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmalarının yaygınlaşması, YZ destekli kendini temsil için potansiyel bir zemin hazırlıyor. Öte yandan, avukatlık kanunu ve HMK’nın ilgili maddeleri, hukuki temsili belirli davalarda zorunlu kıldığından, vibe lawyering’in sınırlı bir etkisi olacağı öngörülüyor. Bununla birlikte, YZ’nin hukuk eğitimi ve noterlik gibi alanlarda da kullanımı, Türkiye’nin hukuk teknolojileri stratejisini gözden geçirmesini gerektiriyor.