GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Ekonomi

AB'nin yavaşlığı rekabet gücünü tehdit ediyor

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
AB'nin yavaşlığı rekabet gücünü tehdit ediyor
📊
📡 Batı Medyası
Kaynak perspektifi: Batı Liberal Ekonomi Medyası
📊 Batı Liberal Ekonomi Medyası
Çeviri Kaynağı
The Economist — Bu haber, The Economist'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Avrupa Birliği, onlarca yıldır küresel ticaretin ve refahın simgesi olarak anıldı. Ancak son yıllarda Brüksel'in karar alma mekanizmaları, dijital dönüşüm ve yeşil enerji gibi kritik alanlarda o kadar yavaş işliyor ki, bu durum birliğin ekonomik rekabet gücünü ciddi şekilde tehdit ediyor. Avrupa Komisyonu'nun haftalarca süren bürokratik süreçleri, 27 üye ülkenin farklı çıkarları arasında denge kurma çabası, Çin ve ABD gibi rakiplerin hızla attığı adımlar karşısında AB'yi geride bırakıyor. Özellikle yapay zeka, yarı iletkenler ve temiz teknoloji alanlarında Brüksel'in yavaşlığı, Avrupalı şirketlerin yenilik yapma kabiliyetini zayıflatıyor.

Gelişmenin arka planı

AB'nin yavaşlığı yeni bir sorun değil, ancak küresel rekabetin kızıştığı bu dönemde daha belirgin hale geldi. Birliğin en büyük avantajı olan ortak pazar, artık bir handikaba dönüşüyor. Örneğin, bir ürünün tüm AB ülkelerinde satılabilmesi için gerekli uyumlaştırma süreci ortalama 18 ay sürerken, ABD'de bu süre 6 ayı geçmiyor. Çin ise kendi standartlarını tek taraflı olarak belirleyip uygulamaya koyabiliyor.

Avrupa Merkez Bankası'nın son raporlarına göre, AB'deki toplam faktör verimliliği büyümesi 2000'li yılların başından bu yana %1'in altında kalırken, ABD'de bu oran %1.5 civarında. Yapay zeka ve dijital teknolojilere yapılan yatırımlar, GSYİH'nın %1.2'sine ulaşmışken, ABD'de bu oran %2.5'in üzerinde. Avrupa Komisyonu'nun bu alandaki düzenlemeleri, şirketlerin yenilik yapmasını engelleyen aşırı bürokrasi ile eleştiriliyor.

Özellikle Polonya ve Macaristan gibi ülkelerin hukukun üstünlüğü konusundaki direnci, AB fonlarının dağıtımını yavaşlatıyor. 2021-2027 bütçe döneminde tahsis edilen 1.8 trilyon avronun yaklaşık %30'u henüz kullanılmadı. Bu durum, özellikle altyapı ve yeşil dönüşüm projelerini olumsuz etkiliyor.

Bölgesel veya küresel boyut

AB'nin yavaşlığı sadece ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik bir sorun. Çin, Kuşak ve Yol Girişimi ile Avrupa'ya yönelik yatırımlarını hızla artırırken, AB'nin ortak dış politika oluşturma süreci üye ülkelerin veto hakkı nedeniyle yıllar alabiliyor. Rusya-Ukrayna Savaşı'nda AB'nin yaptırım kararlarını alması haftalar sürerken, ABD aynı adımları günler içinde atabildi.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, geçtiğimiz ay yaptığı bir konuşmada "AB'nin hızını artırması gerektiğini" belirtti. Ancak somut adımlar sınırlı kaldı. AB'nin yapay zeka yasası (AI Act) gibi düzenlemeler, ilk taslak metninden üç yıl sonra ancak yürürlüğe girebildi. Bu sürede Çin, kendi yapay zeka stratejisini hayata geçirdi ve küresel pazarda önemli bir pay kazandı.

Uzmanlar, AB'nin karar alma süreçlerinde nitelikli çoğunluk oylamasını yaygınlaştırması ve bazı alanlarda veto hakkını kaldırması gerektiğini savunuyor. Ayrıca, Avrupa Komisyonu'nun bürokratik yapısının sadeleştirilmesi ve dijital araçların daha etkin kullanılması öneriliyor. Ancak bu tür reformlar, üye ülkelerin egemenlik konusundaki hassasiyetleri nedeniyle zor görünüyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

AB'nin yavaşlığı, Türkiye için hem fırsat hem de risk barındırıyor. Türkiye, AB'ye üyelik süreci ağır ilerlerken, kendi başına ekonomik ve teknolojik atılımlar yapma potansiyeline sahip. Özellikle savunma sanayiinde elde ettiği başarılar, AB'nin yavaş karar alma süreçlerinden bağımsız hareket edebilme kabiliyetini gösteriyor. Ancak AB ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve vize serbestisi gibi konular, Brüksel'in yavaşlığından olumsuz etkileniyor. Türkiye, AB'nin dijital ve yeşil dönüşüm projelerine katılmakta gecikirse, bu dönüşümün dışında kalma riskiyle karşı karşıya. Ankara için en akılcı strateji, AB'nin yavaşlığını avantaja çevirerek kendi hızlı reformlarını hayata geçirmek ve bu süreçte AB'yi belirli alanlarda zorlamak olabilir.

Etiketler:
ABekonomirekabetkarar almayavaşlıkAvrupa Komisyonudijital dönüşümyeşil dönüşüm

İlgili Haberler

📰
Ekonomi

Yapay Zeka Yönetişiminde Güncel Bir Yaklaşım

8 dk önce

Brexit'in On Yılı: Endişelere Rağmen Yola Devam
Ekonomi

Brexit'in On Yılı: Endişelere Rağmen Yola Devam

8 dk önce

Akıllı Telefonlar ve Yapay Zeka Kırsal Hindistan'ı Dönüştürüyor
Ekonomi

Akıllı Telefonlar ve Yapay Zeka Kırsal Hindistan'ı Dönüştürüyor

12 dk önce

Çin Orta Sınıfının Batılılaşan Damak Tadı
Ekonomi

Çin Orta Sınıfının Batılılaşan Damak Tadı

13 dk önce