Küresel hisse senedi fonlarına yapay zeka (YZ) kaynaklı iyimserlikle geçen hafta üç haftanın en yüksek net girişi kaydedildi. Yatırımcılar, teknoloji hisselerine yönelirken gelişmekte olan piyasalar da pozitif ayrıştı. Bu hareketlilik, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirim sinyalleri ve Çin'in teşvik paketleriyle birleşince küresel risk iştahını artırdı. Verilere göre, 23 Şubat'a kadar olan haftada gelişmiş ülke hisse fonlarına 12,4 milyar dolar, gelişmekte olan piyasa fonlarına ise 3,8 milyar dolar girdi. Uzmanlar, YZ odaklı şirketlerin karlılık beklentilerinin yükselmesiyle bu akışın devam edebileceğini belirtiyor.
Teknoloji Hisseleri Öncülüğünde Yükseliş
Yatırımcıların YZ alanındaki gelişmelere olan güveni, özellikle ABD'deki büyük teknoloji şirketlerine yönelik talebi artırdı. Nvidia, Microsoft ve Alphabet gibi firmaların yapay zeka yatırımlarındaki artış, sektörün büyüme potansiyeline işaret ediyor. Küresel hisse fonlarına giriş, bu şirketlerin hisselerine olan talebin bir yansıması olarak görülüyor. Çin'de ise hükümetin teknoloji sektörüne verdiği destek sayesinde Hong Kong ve Şanghay borsalarında yükseliş yaşandı. Yatırım bankaları, YZ'nin üretkenlik artışı sağlayacağı öngörüsüyle teknoloji ağırlıklı portföyler öneriyor. Ancak bazı analistler, bu yoğunlaşmanın risk oluşturabileceği konusunda uyarıyor.
Gelişmekte Olan Piyasalara İlgi Artıyor
Gelişmekte olan piyasalardan Hindistan, Brezilya ve Güney Kore öne çıkarken, Türkiye'ye yönelik portföy akımları da bu trendden payını aldı. Yabancı yatırımcılar, Türk hisse senetlerine geçen hafta net alıcı konumuna geçti. Uzmanlar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) sıkı para politikası ve enflasyonla mücadele kararlılığının, yabancı güvenini artırdığını belirtiyor. Küresel likiditenin bolluğu ve risk iştahının yüksek seyretmesi durumunda, Türkiye'nin de fon girişlerinden faydalanabileceği ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel hisse fonlarındaki bu giriş, Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalar için olumlu bir sinyal. YZ odaklı teknoloji şirketlerine olan talep, dolaylı yoldan Türk teknoloji hisselerini de destekleyebilir. Ancak Türkiye'nin yüksek enflasyon ve cari açık gibi yapısal sorunları, bu akışın kalıcılığını sınırlayabilir. Kısa vadede yabancı yatırımcının Borsa İstanbul'a ilgisi artsa da, politika faizindeki belirsizlikler ve jeopolitik riskler bu girişleri tehdit ediyor. Türkiye'nin küresel fon akışlarından daha fazla pay alabilmesi için makroekonomik istikrarı güçlendirmesi ve yatırımcı güvenini artırması gerekiyor.