Hong Kong'da üniversite mezunları ile alt derece (sub-degree) mezunları arasındaki başlangıç maaş farkının son yıllarda azaldığı ve yapay zekanın (YZ) iş gücü piyasası üzerindeki etkisinin yeni mezunlar tarafından giderek daha fazla hissedildiği belirtiliyor. İnsan kaynakları uzmanları, son yıllık anketin sonuçlarına göre, işverenlerin YZ destekli araçları benimsemesiyle birlikte mezuniyet derecesinin sağladığı ücret avantajının daraldığını söylüyor. Anket, lisans mezunlarının başlangıç maaşlarındaki artışın alt derece mezunlarınınkinden daha yavaş olduğunu ortaya koydu.
Anketin ortaya koyduğu tablo
Söz konusu anket, Hong Kong'daki yükseköğretim kurumlarından yeni mezun olan binlerce kişinin istihdam durumunu ve kazançlarını mercek altına alıyor. Sonuçlara göre, geçmişte lisans mezunları alt derece mezunlarına kıyasla belirgin şekilde daha yüksek başlangıç maaşı alırken, bu fark son dönemde kapanmaya başladı. Uzmanlar bu durumun birkaç nedenden kaynaklandığını belirtiyor: Öncelikle, işverenler rutin görevler için giderek daha fazla YZ çözümlerine yöneliyor, bu da özellikle veri girişi, temel analiz ve müşteri hizmetleri gibi alanlarda lisans mezunlarının geleneksel olarak üstlendiği işleri azaltıyor. İkinci olarak, alt derece programları pratik becerilere ve sektörel iş birliklerine daha fazla ağırlık vererek mezunlarının istihdam edilebilirliğini artırıyor. Üçüncü olarak, pandemi sonrası ekonomik toparlanmanın yavaş seyretmesi, genel olarak ücret artışlarını sınırlıyor.
Yapay zekanın iş gücü piyasasına etkisi
Hong Kong, finans ve hizmet sektöründe YZ kullanımının hızla arttığı bir şehir. Bankacılık, sigortacılık ve lojistik gibi alanlarda YZ destekli süreç otomasyonu yaygınlaşıyor. Bu dönüşüm, beyaz yakalı işlerde bile giriş seviyesi pozisyonların sayısını ve niteliğini değiştiriyor. İnsan kaynakları danışmanları, şirketlerin artık yeni mezunlardan sadece teknik bilgi değil, aynı zamanda YZ araçlarını etkin kullanma, eleştirel düşünme ve uyum sağlama becerileri beklediğini vurguluyor. Ancak bu becerilerin ölçülmesi ve ücretlendirilmesi konusunda henüz standart bir yaklaşım oluşmuş değil. Öte yandan, alt derece mezunları, özellikle sağlık, turizm ve teknik hizmetler gibi YZ'nin daha yavaş nüfuz ettiği sektörlerde iş bulma konusunda avantajlı olabiliyor. Bu da ücret farkının kapanmasında etkili oluyor.
Bölgesel ve küresel bağlam
Hong Kong'daki bu eğilim, Asya-Pasifik bölgesinde ve küresel olarak yükseköğretimin değeri ve iş gücü piyasasının geleceği tartışmalarıyla paralellik gösteriyor. Singapur, Güney Kore ve Japonya gibi ülkelerde de benzer şekilde YZ'nin giriş seviyesi işleri dönüştürdüğü ve mezunların kariyer beklentilerini yeniden şekillendirdiği gözlemleniyor. Dünya Ekonomik Forumu'nun raporları, önümüzdeki yıllarda milyonlarca işin otomasyon nedeniyle ortadan kalkacağını, ancak aynı zamanda yeni beceriler gerektiren pozisyonların doğacağını öngörüyor. Hong Kong gibi yüksek katma değerli hizmet ekonomilerinde bu geçişin daha hızlı yaşanması bekleniyor. Eğitim kurumları da müfredatlarını YZ okuryazarlığı ve dijital becerilerle güncellemeye çalışıyor. Ancak işverenlerin mezuniyet belgesine atfettiği değerin azalması, üniversite eğitiminin getirisi konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'da yaşanan bu gelişme, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu iş gücü piyasası dönüşümüne ışık tutuyor. Türkiye'de de genç işsizlik oranı yüksek seyrederken, yapay zeka ve otomasyonun özellikle nitelikli beyaz yakalı işlerde yaygınlaşması, üniversite mezunlarının istihdam beklentilerini etkiliyor. Hong Kong örneği, eğitim sisteminin piyasa talepleriyle uyumlu hale getirilmesinin ve mesleki eğitimin güçlendirilmesinin önemini gösteriyor. Türkiye'nin genç nüfus avantajını koruyabilmesi için dijital beceri eğitimlerine ve YZ uyumlu müfredat reformlarına hız vermesi gerekiyor. Aksi halde mezuniyet belgesinin sağladığı ücret avantajı erimeye devam edebilir.