Yapay zeka (AI) odaklı hisse senetlerinde bu hafta yaşanan sert satış dalgası, teknoloji borsalarında büyük kayıplara yol açtı. Yaz aylarında teknoloji borsa yatırım fonlarına (ETF) yönelen devasa sermaye girişlerinin ardından gelen düzeltme, yatırımcıların aşırı iyimser beklentilerle pozisyon aldığını ve portföylerinin dengesizleştiğini gözler önüne serdi. Özellikle yarı iletken ve bulut bilişim şirketlerinin hisseleri gün içinde %5'e varan değer kayıpları yaşadı. Satışın tetikleyicisi, önde gelen bir çip üreticisinin beklenenin altında kalan kâr tahmini ve AI yatırımlarının kısa vadede getiri sağlamayacağına dair artan endişeler oldu.
Gelişmenin Arka Planı: Yaz Boyunca Süren Coşku ve Dengesiz Dağılım
2025 yaz aylarında dünya genelinde teknoloji ağırlıklı ETF'lere yaklaşık 50 milyar doların üzerinde net giriş olduğu tahmin ediliyor. Bu fonların önemli bir kısmı, yapay zeka çiplerinden bulut hizmetlerine, yazılımdan otonom araçlara kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren büyük teknoloji şirketlerine yöneldi. Ancak yatırımcıların büyük bölümü, aynı sektördeki birkaç dev şirkete aşırı yoğunlaştı. Örneğin, AI çip pazarının lideri konumundaki şirketin hisseleri, teknoloji ETF'lerinin portföylerinde %20'ye varan ağırlığa ulaştı. Bu durum, söz konusu hissede yaşanan herhangi bir olumsuz gelişmenin tüm fonu ve dolayısıyla geniş bir yatırımcı kitlesini doğrudan etkilemesi anlamına geliyordu.
Temmuz-Ağustos döneminde AI hisseleri tarihi zirvelere tırmanırken, analistler bilanço beklentilerinin çok üzerinde fiyatlamaların oluştuğu uyarısını yapıyordu. Nitekim geçtiğimiz hafta açıklanan bir çip üreticisinin üçüncü çeyrek gelir projeksiyonu, piyasa beklentilerinin %10 altında kaldı. Şirket yönetimi, AI sunucularına yönelik talebin güçlü seyrettiğini ancak tedarik zinciri kısıtlamaları ve artan rekabet nedeniyle marjların baskılandığını belirtti. Bu açıklama, son aylarda AI hisselerine yığılan yatırımcılar için bir dönüm noktası oldu. Satış emirleri art arda geldi ve dengesiz portföy yapısı nedeniyle kayıplar katlandı.
Öte yandan, AI teknolojilerine yönelik uzun vadeli beklentiler hâlâ güçlü. Ancak yatırımcıların kısa vadeli kâr arayışı ve aşırı kaldıraçlı pozisyonları, piyasadaki oynaklığı artırıyor. Uzmanlar, bu tür satış dalgalarının sektörde konsolidasyona ve daha seçici yatırım stratejilerine yol açabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Piyasalar Arası Bulaşma Riski
ABD'de başlayan satış dalgası, Asya ve Avrupa borsalarına da sıçradı. Japonya'da Nikkei endeksi, teknoloji hisselerindeki düşüşle %2 değer kaybetti. Güney Kore'de yarı iletken üreticileri sert düşüşler yaşadı. Avrupa'da ise teknoloji endeksi günü %1,5 ekside kapattı. Küresel piyasalar, AI hisselerindeki düzeltmenin diğer sektörlere yayılıp yayılmayacağını yakından izliyor. Analistler, özellikle yüksek borçluluk oranına sahip teknoloji şirketlerinin bu süreçte daha kırılgan olduğunu vurguluyor.
Bu gelişme, merkez bankalarının para politikası üzerinde de dolaylı etki yaratabilir. Eğer satış dalgası derinleşirse, risk iştahı azalabilir ve güvenli liman olarak görülen tahvillere talep artabilir. Bu da faiz oranları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir. Ancak şu an için piyasa oyuncuları, bunun bir düzeltme mi yoksa daha büyük bir çöküşün başlangıcı mı olduğunu kestiremiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel teknoloji hisselerindeki sert satış, Türkiye'yi doğrudan teknoloji ihracatı üzerinden sınırlı etkilerken, finansal piyasalar kanalıyla dolaylı yansımaları olabilir. Borsa İstanbul'da işlem gören teknoloji ve yarı iletken şirketleri, küresel risk iştahındaki azalmadan olumsuz etkilenebilir. Ayrıca, yabancı yatırımcıların gelişmekte olan piyasalardan çıkışı, Türk lirası varlıkları üzerinde baskı yaratabilir. Öte yandan, Türkiye'nin AI ve teknoloji alanındaki yerli girişimleri, bu tür küresel dalgalanmalardan bağımsız olarak desteklenmeye devam ediyor. Uzun vadede, AI yatırımlarındaki düzeltme, Türkiye için teknoloji ithalat maliyetlerini düşürebilir ve yerli üretim için fırsat kapıları aralayabilir.