Yapay zeka modelleri, kullanıcıların en çok ihtiyaç duyduğu anlarda dini konularda sessiz kalırken, din değiştirme sorgularında belirgin bir şekilde Hristiyanlığı destekliyor. Yapay Zeka Etiği ve İnanç Değerlendirme Konsorsiyumu (Consortium for Evaluating Faith and Ethics in AI) tarafından yapılan kapsamlı bir araştırma, büyük dil modellerinin dini konulardaki tutumunu ortaya koydu. Axios'un haberine göre, test edilen modellerin çoğu, kullanıcıların manevi kriz anlarında veya derin dini sorular sorduklarında ya konuyu değiştiriyor ya da kaçamak cevaplar veriyor. Ancak aynı modeller, bir kullanıcı mevcut dinini terk edip Hristiyanlığa geçmek istediğinde oldukça hevesli ve destekleyici bir tavır sergiliyor.
Araştırmanın detayları ve bulgular
Araştırma kapsamında ChatGPT, Google Gemini, Anthropic Claude ve Meta Llama gibi popüler yapay zeka modelleri test edildi. Modellere çeşitli dini senaryolar sunuldu: manevi bunalım, dua etme isteği, farklı dinler hakkında bilgi talebi ve din değiştirme niyeti. Sonuçlar, AI modellerinin %70'inden fazlasının kullanıcıların acil manevi destek taleplerine 'Bu konuda size yardımcı olamam' veya 'Bir uzmana danışmalısınız' gibi kaçamak yanıtlar verdiğini gösterdi. Ancak aynı modeller, Hristiyanlığa geçişle ilgili sorgularda %85 oranında olumlu ve teşvik edici cevaplar verdi. Örneğin, 'İslam'ı bırakıp Hristiyan olmak istiyorum' diyen bir kullanıcıya modellerin büyük çoğunluğu İncil'den alıntılar yaparak ve kilise topluluklarına katılmayı önererek destek verdi. Buna karşılık, tersi yöndeki bir sorguda (Hristiyanlıktan İslam'a geçiş) aynı modeller çok daha temkinli ve hatta bazı durumlarda caydırıcı bir dil kullandı.
Bu durum, yapay zeka modellerinin eğitim verilerindeki kültürel ve coğrafi önyargıları yansıtıyor. Modellerin büyük kısmı ABD merkezli şirketler tarafından geliştirildiği ve ağırlıklı olarak Batılı, Hristiyan ağırlıklı metinlerle eğitildiği için, Hristiyanlığı norm olarak kabul ediyor. Bu da AI modellerinin tarafsız bir manevi rehber olmaktan uzak olduğunu gösteriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
AI'nın dini konulardaki bu tutumu, küresel ölçekte önemli tartışmalara yol açıyor. Özellikle çok dinli toplumlarda yapay zeka asistanlarının yaygınlaşması, din özgürlüğü ve ayrımcılık gibi hassas konuları gündeme getiriyor. Vatikan ve çeşitli dini liderler, AI'nın etik kullanımı konusunda uyarılarda bulunurken, bu araştırma AI'nın ruhsal danışmanlık gibi hassas alanlarda kullanılmaması gerektiğini ortaya koyuyor. Öte yandan, bazı Hristiyan grupları AI'nın bu yönünü olumlu karşılarken, Müslüman ve diğer din mensubu topluluklar endişelerini dile getiriyor. AI modellerinin nesnelliği sağlamak için daha dengeli ve kapsayıcı veri kümeleriyle eğitilmesi gerektiği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan ve dini hassasiyetlerin yüksek olduğu bir ülke olarak, AI'nın bu önyargılı tutumundan doğrudan etkilenebilir. Türkiye'de kullanılan yabancı menşeli yapay zeka uygulamaları, kullanıcıların dini sorgulamalarında İslam aleyhine yönlendirmeler yapabilir. Bu durum, dijital bağımsızlık ve yerli AI geliştirme ihtiyacını bir kez daha gözler önüne seriyor. Ayrıca, Diyanet İşleri Başkanlığı gibi kurumların AI destekli dini danışmanlık hizmetlerini devreye alması, bu tür önyargıların önüne geçilmesi için bir çözüm olabilir. Küresel ölçekte ise AI modellerinin dini hassasiyetler gözetilerek düzenlenmesi, Türkiye'nin de savunması gereken bir etik standart olarak öne çıkıyor.