Washington eyaletinde yürürlükteki bir yasa, doktorların mesleki suistimalle suçlanması durumunda kamuoyunun derhal bilgilendirilmesini zorunlu kılıyor. Ancak ProPublica’nın kapsamlı araştırması, bu uyarıların çoğu zaman aylar sonra yapıldığını, hatta bazı vakalarda hiç yapılmadığını ortaya koydu. Sağlık Bakanlığı’nın yetersiz denetimi ve bürokratik tıkanıklıklar, hastaları bilinçsizce riske atan bir sistem yaratıyor. Yasa, 2019’da bir doktorun cinsel taciz iddialarına rağmen çalışmaya devam etmesi üzerine çıkarılmıştı, ancak uygulamadaki aksaklıklar tabloyu değiştirmiş değil.
Gelişmenin Arka Planı: Yasa ve Uygulama
Washington eyaleti, 2019 yılında kabul ettiği bir yasayla, hakkında mesleki suistimal iddiası bulunan doktorların kimliklerinin ve iddiaların niteliğinin 10 iş günü içinde kamuya duyurulmasını zorunlu kıldı. Bu yasa, özellikle Dr. Richard A. T. adlı bir doktorun yıllarca süren cinsel taciz iddialarına rağmen hastalarla görüşmeye devam etmesi üzerine gelen kamuoyu baskısı sonucu çıkarılmıştı. Ancak ProPublica’nın elde ettiği belgeler, Sağlık Bakanlığı’nın bu yasayı uygulamada ciddi başarısızlık gösterdiğini belgeliyor.
Araştırmaya göre, 2020-2023 yılları arasında yasaya tabi 350’den fazla vakanın en az yarısında duyuru süresi 30 günü aştı. Bazı vakalarda bu süre 6 aya kadar uzarken, 15 vakada ise duyuru hiç yapılmadı. Bakanlık, gecikmelerin gerekçesi olarak personel yetersizliği ve artan ihbar sayısını gösteriyor. Ancak eleştirmenler, asıl sorunun sistemin şeffaflık ve hesap verebilirlikten yoksun olması olduğunu savunuyor. Örneğin, bir psikiyatrın hastalarına uygunsuz ilaç yazdığı iddiasıyla ilgili duyuru, iddiadan 8 ay sonra yapılabildi. Bu süre zarfında doktorun 30’dan fazla yeni hastayla görüştüğü belirlendi.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Hasta Güvenliği ve Yasal Boşluklar
Washington eyaletindeki bu durum, aslında ABD genelinde sağlık sektöründe hasta güvenliği ve doktor denetimi konusundaki yaygın sorunların bir yansıması. Her eyalet, doktor lisanslaması ve disiplin süreçlerini farklı şekilde düzenliyor. Bazı eyaletlerde kamuya açık veri tabanları anlık güncellenirken, bazılarında süreçler aylar sürebiliyor. Federal düzeyde ise kapsamlı bir denetim mekanizması bulunmuyor. Bu da hastaların, doktorlarının geçmişine dair doğru ve güncel bilgiye ulaşmasını zorlaştırıyor.
Küresel ölçekte, benzer sorunlar birçok ülkede yaşanıyor. Örneğin İngiltere’de General Medical Council, doktor suistimal iddialarını ortalama 14 ayda sonuçlandırıyor. Almanya’da ise eyaletler arası farklılıklar nedeniyle şeffaflık sorunları mevcut. Dünya Sağlık Örgütü, hasta güvenliğini tehdit eden bu tür yapısal sorunların, özellikle gelişmiş ülkelerde dahi ciddi bir halk sağlığı riski oluşturduğunu vurguluyor. Washington örneği, yasaların varlığının tek başına yeterli olmadığını, uygulamanın da denetlenmesi gerektiğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’de de Sağlık Bakanlığı’na bağlı bir doktor denetim sistemi bulunmakla birlikte, şeffaflık ve hız konusunda benzer sorunlar yaşanabiliyor. Türk Tabipleri Birliği’nin verilerine göre, 2022 yılında 1.200’den fazla doktor hakkında mesleki suistimal iddiası bulunurken, bunların ancak yarısı kamuoyuna yansıdı. Washington’daki gecikme ve denetimsizlik sorunu, Türkiye’deki sağlık sisteminde hasta hakları ve bilgi edinme konusundaki hassasiyeti artırmalı. Özellikle sağlık turizmi hedefleri olan Türkiye’nin, uluslararası standartlarda bir denetim mekanizması kurması, hem yerli hem de yabancı hastaların güvenini kazanmak için kritik önem taşıyor. Bu tür yapısal reformlar, sağlık sisteminin kalitesini artırırken, olası skandalların önüne geçilmesine de katkı sağlayacaktır.