Küresel piyasalarda haftanın son işlem gününde karışık bir seyir izleniyor. ABD'de açıklanan enflasyon verilerinin beklentilerin altında kalması ve büyük bankaların olumlu bilançoları Wall Street'te alımları tetiklerken, ABD ile İran arasında artan gerilim petrol fiyatlarını yukarı çekti. Bu gelişmeler Asya borsalarına da yansıdı ve bölge genelinde pozitif bir hava hakim oldu.
Piyasaları yönlendiren iki temel faktör
New York borsasında Dow Jones endeksi yüzde 0,5, S&P 500 endeksi yüzde 0,6 ve Nasdaq Bileşik endeksi yüzde 0,8 oranında değer kazandı. Yatırımcılar, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimlerine daha erken başlayabileceği beklentisiyle risk iştahını artırdı. Özellikle JPMorgan Chase ve Bank of America gibi büyük bankaların beklentilerin üzerinde açıkladıkları ikinci çeyrek bilançoları, finans sektörüne olan güveni tazeledi.
Öte yandan, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını sıkılaştıracağına dair haberler ve Basra Körfezi'nde artan askeri hareketlilik, petrol fiyatlarını yukarı çekti. Brent tipi ham petrolün varil fiyatı yüzde 1,2 artışla 85 doların üzerine çıkarken, ABD ham petrolü de yüzde 1,4 primle 82 dolara yaklaştı. Analistler, jeopolitik risklerin kısa vadede petrol fiyatlarını desteklemeye devam edeceğini belirtiyor.
Asya piyasalarına yansıma
Asya borsalarında gün genelinde alıcılı bir seyir izlendi. Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,6, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,5, Hong Kong'da Hang Seng endeksi ise yüzde 0,4 yükseldi. Çin'de Şanghay Bileşik endeksi yüzde 0,3 primle kapandı. Yatırımcılar, ABD enflasyon verilerinin ardından küresel ekonomide yumuşak iniş senaryosunun güçlendiğini düşünüyor. Ayrıca Çin'de imalat ve hizmet sektörlerine ilişkin açıklanan verilerin beklentileri karşılaması da iyimserliği besledi.
Asya'da enerji ithalatçısı ülkeler, petrol fiyatlarındaki artıştan olumsuz etkilenirken, borsalardaki yükselişin sınırlı kalmasına neden oldu. Özellikle Hindistan ve Endonezya gibi ülkelerde enerji maliyetlerinin artması, cari açık ve enflasyon endişelerini canlı tutuyor.
Küresel piyasalarda gelecek hafta ABD'de TÜFE ve ÜFE verileri, Avrupa Merkez Bankası'nın faiz kararı ve Çin'de büyüme rakamları yakından takip edilecek. Fed yetkililerinin söylemleri de yatırımcıların yönünü belirleyecek önemli etkenler arasında yer alıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel piyasalardaki bu gelişmeler, Türkiye ekonomisi için karmaşık bir tablo oluşturuyor. ABD enflasyonunun yavaşlaması ve faiz indirimi beklentileri, gelişmekte olan ülkelere sermaye akışını artırabilir ve Türkiye'nin dış finansman koşullarını iyileştirebilir. Ancak artan petrol fiyatları, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için cari açık ve enflasyon riskini yükseltiyor. Özellikle Brent petrolün 85 doların üzerine çıkması, Türkiye'nin enerji faturasını artırarak döviz talebini yukarı çekebilir. Bu durum, Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadele politikalarını zorlaştırabilir.