Wall Street'in butik yatırım bankaları, piyasalarda beklenen birleşme ve satın alma (M&A) patlamasının gecikmesi nedeniyle maliyetlerini kontrol altına almakta zorlanıyor. Evercore, Lazard ve Moelis gibi bağımsız danışmanlık firmaları, 2021-2022 yıllarındaki sıkı iş gücü piyasasında yıldız bankacıları cezbetmek için rekor düzeyde maaş ve ikramiye paketleri sundu. Ancak yüksek faiz oranları ve jeopolitik belirsizlikler nedeniyle anlaşma hacminin düşük kalması, bu stratejinin maliyetini katlanılmaz hale getirdi. Şirketler şimdi istihdamı azaltarak ve karlılık hedeflerini revize ederek zararlarını sınırlamaya çalışıyor.
Gelişmenin arka planı
Pandemi sonrası dönemde düşük faiz oranları ve bol likidite, küresel birleşme ve satın alma faaliyetlerini tarihi zirvelere taşımıştı. Bankacılık sektöründe çalışan sayısı ve ücretler hızla yükseldi. Butik bankalar, büyük Wall Street kurumlarına kıyasla daha esnek yapıları ve uzmanlaşmış danışmanlık hizmetleriyle öne çıktı. Evercore, 2021'de danışmanlık gelirlerini 1,5 milyar dolara çıkararak rekor kırdı. Moelis ise aynı yıl gelirlerini %70 artırdı.
Ancak 2022'den itibaren Fed'in agresif faiz artırımları, piyasalarda belirsizlik yarattı ve M&A işlemleri yavaşladı. 2023 yılı itibarıyla küresel M&A hacmi, 2021 seviyelerinin %40 altında kaldı. Buna rağmen butik bankalar, yıldız bankacıları kaybetme korkusuyla maaşları düşürmeye yanaşmadı. Sonuç: karlılık oranları dibe vurdu. Evercore'un hisse başına kazancı 2023'te %45 düştü; Lazard ve Moelis de benzer düşüşler yaşadı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu tablo, küresel finans piyasalarının genel durumunun bir yansıması. Yüksek faizler ve jeopolitik riskler (Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu gerginlikleri) şirket yöneticilerini büyük anlaşmalardan kaçınmaya itiyor. Butik bankalar daralan pastada pay kapmak için fiyat rekabetine girerken, marjlar daralıyor.
Öte yandan, bazı uzmanlar piyasaların 2024 sonlarında toparlanabileceğini öngörüyor. Ancak Morgan Stanley ve Goldman Sachs gibi dev bankalar da aynı pastayı paylaşmak için agresif hamleler yapıyor. Butik bankalar için hayatta kalma stratejisi, maliyetleri düşürmekten geçiyor. Bu süreçte işten çıkarmalar ve yönetici değişiklikleri kaçınılmaz görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Butik bankaların içinde bulunduğu mali sıkıntı, küresel likidite daralmasının bir yansıması. Türkiye’deki şirketler için bu, uluslararası piyasalardan borçlanma maliyetlerinin yüksek seyretmeye devam edeceği anlamına geliyor. Ayrıca Türk bankaları ve finans kuruluşları, uluslararası M&A piyasasındaki daralmadan olumsuz etkilenebilir. Yabancı yatırımcıların Türkiye'ye yönelik ilgisinin artması için küresel faizlerin düşmesi ve jeopolitik risklerin azalması gerekiyor.