Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, önümüzdeki hafta Azerbaycan ve Ermenistan'a resmi ziyaretler gerçekleştirerek Avrupa Birliği'nin Güney Kafkasya bölgesiyle stratejik işbirliğini derinleştirmeyi hedefliyor. Ziyaret kapsamında von der Leyen, Bakü ve Erivan'da üst düzey temaslarda bulunacak ve AB'nin bölgesel enerji ortaklığı, ticaret bağları ve ulaşım bağlantılarını güçlendirme çabalarını ilerletecek. Avrupa Komisyonu'ndan yapılan açıklamada, bu ziyaretin AB'nin Güney Kafkasya'ya yönelik taahhüdünü pekiştirdiği ve bölgede istikrar, refah ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmeyi amaçladığı belirtildi.
Ziyaretin Arka Planı ve Hedefleri
Von der Leyen'in ziyareti, Avrupa Birliği'nin enerji kaynaklarını çeşitlendirme ve Rusya'ya olan bağımlılığı azaltma stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Özellikle Ukrayna savaşı sonrası enerji krizinin derinleştiği bir dönemde, AB, Hazar Denizi havzasından doğal gaz tedarikine yönelik projelere daha fazla önem veriyor. Azerbaycan, Güney Gaz Koridoru aracılığıyla Avrupa'ya doğal gaz ihraç eden kilit bir ortak konumunda. Bu bağlamda ziyaret, Bakü ile enerji işbirliğinin yanı sıra yenilenebilir enerji alanındaki ortaklıkları da ele alacak. Ermenistan ise AB ile Kapsamlı ve Gelişmiş Ortaklık Anlaşması (CEPA) çerçevesinde ilişkilerini derinleştiriyor; ziyaretin, demokratik reformlar, ticaret ve bağlantı konularındaki işbirliğini ilerletmesi bekleniyor.
Ziyaretin bir diğer önemli boyutu, bölgesel bağlantı projeleri ve ticaret yolları. Avrupa Birliği, Orta Koridor olarak da bilinen Trans-Hazar Uluslararası Ulaşım Rotası'nın geliştirilmesine destek veriyor. Bu rota, Çin'i Orta Asya ve Kafkaslar üzerinden Avrupa'ya bağlayan bir ticaret arteri olarak stratejik öneme sahip. Von der Leyen'in temaslarında, bu koridorun altyapısının iyileştirilmesi, gümrük prosedürlerinin basitleştirilmesi ve dijital bağlantının artırılması konularının ele alınması öngörülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Von der Leyen'in Güney Kafkasya ziyareti, sadece AB-bölge ilişkileri açısından değil, aynı zamanda küresel jeopolitik dengeler bakımından da önem taşıyor. Avrupa Birliği'nin bu ziyareti, bölgede artan nüfuz mücadelesinde AB'nin daha aktif bir rol oynama isteğini ortaya koyuyor. Rusya'nın Ukrayna savaşı nedeniyle dikkatinin dağılmış olması ve Türkiye'nin de bölgede arabuluculuk çabaları, AB için bir fırsat penceresi yaratıyor. Ayrıca Çin'in Orta Koridor projesine olan ilgisi ve İran'ın bölgesel bağlantı girişimleri, AB'nin de bu dinamiklere dahil olmasını zorunlu kılıyor. Ziyaret, aynı zamanda Ermenistan-Azerbaycan normalleşme sürecine AB'nin desteğini de vurguluyor; Brüksel daha önce iki ülke arasında barış anlaşması müzakerelerine ev sahipliği yapmıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Güney Kafkasya'da hem Azerbaycan hem de Ermenistan ile doğrudan komşuluk ilişkisine sahip stratejik bir aktör. AB'nin bölgeye yönelik artan ilgisi, Ankara'nın kendi dış politikası açısından hem fırsat hem de rekabet unsuru barındırıyor. Türkiye, Azerbaycan ile enerji ve ulaşım projelerinde zaten yakın işbirliği içinde; AB'nin Bakü ile enerji ortaklığını derinleştirmesi, Türkiye'nin transit ülke konumunu güçlendirebilir. Öte yandan, AB'nin Erivan ile ilişkilerini geliştirmesi, Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecine dolaylı olarak katkı sağlayabilir. Ancak Brüksel'in bölgede daha bağımsız bir rol üstlenmesi, Ankara'nın arabuluculuk pozisyonunu etkileyebilir. Sonuç olarak, AB'nin Güney Kafkasya hamlesi, Türkiye'nin bölgesel stratejisini yakından izlemesini gerektiren bir gelişme.