Vermont Valisi Phil Scott (Cumhuriyetçi), ABD Başkanı Donald Trump'ın Kanada ile ticaret savaşını yoğunlaştırırken Ontario Gölü'nün adını “Lake America” olarak değiştiren başkanlık kararnamesine sert tepki gösterdi. Perşembe günü yaptığı açıklamada Scott, bu adımı “küçük ve hayal kırıklığı yaratan” (petty and disappointing) bir hamle olarak nitelendirdi ve iki ülkenin müzakere masasına dönmesi gerektiğini vurguladı.
Gelişmenin Arka Planı
Trump, Çarşamba günü imzaladığı bir kararname ile Lake Ontario’nun adını “Lake America” olarak değiştirmişti. Bu karar, ABD ile Kanada arasında ticaret gerilimlerinin tırmandığı bir dönemde geldi. Başkan, Kanada’ya yönelik gümrük tarifelerini artırmış ve iki ülke arasındaki ticaret müzakereleri çıkmaza girmişti. Trump, bu adımı Kanada yönetimine bir gözdağı olarak görmekle birlikte, gölün ABD sınırları içinde kalan kısmının adını değiştirme yetkisini kullandı.
Vermont Valisi Scott, bu kararın iki ülke arasındaki dostane ilişkilere zarar vereceğini belirterek, “Bu tür adımlar sınır ötesi ticarete ve ortak çevre koruma çabalarına zarar veriyor. Bizler aynı gölü paylaşıyoruz; bu gölün ismi iki ülkenin ortak mirasını yansıtmalı, siyasi bir silaha dönüşmemeli” dedi. Scott, ayrıca bu kararın Vermont ekonomisini olumsuz etkileyebileceğini, çünkü eyaletin Kanada ile yakın ticari ve kültürel bağlara sahip olduğunu ifade etti.
Lake Ontario, ABD-Kanada sınırında yer alan Büyük Göller sisteminin bir parçasıdır. Gölün kuzey kıyısı Kanada’nın Ontario eyaletine, güney kıyısı ise ABD’nin New York eyaletine aittir. Kararname, yalnızca ABD tarafındaki resmi haritalarda geçerli olacak ve Kanada tarafında tanınmayacak. Bu durum, iki ülke arasında harita ve isimlendirme konusunda uluslararası bir anlaşmazlık yaratma potansiyeli taşıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu karar, ABD ile Kanada arasındaki ilişkilerin son dönemde yaşadığı gerilimin bir başka yansıması. Trump yönetimi, Kanada’yı ticaret dengesizliği konusunda eleştirirken, Başkan’ın bu tür sembolik adımları diplomatik krizi derinleştirebilir. Uzmanlar, göl isimlerinin değiştirilmesi gibi adımların, iki ülke arasındaki ekonomik ve siyasi bağları zedeleyebileceğini belirtiyor. Özellikle, ABD’nin kuzey komşusuyla olan ticaret hacmi 700 milyar doları aşarken, bu tür sembolik hamleler iş dünyasında güven kaybına yol açabilir.
Lake Ontario’nun adının değiştirilmesi, Kanada kamuoyunda da tepki çekti. Kanada Başbakanlık Ofisi’nden yapılan açıklamada, “Bu karar, iki ülke arasındaki saygıya dayanan ilişkiye gölge düşürüyor. Göller, iki ülkenin ortak sorumluluğundadır ve tek taraflı kararlar kabul edilemez” denildi. Kanada hükümeti konuyu resmi olarak ABD Dışişleri Bakanlığı’na taşıyabileceğini belirtti.
Uzmanlar, bu tür isimlendirme anlaşmazlıklarının uluslararası hukukta yeni bir emsal oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Uluslararası Hidrografi Örgütü gibi kurumlar, coğrafi isimlerde uluslararası mutabakatı sağlamaya çalışıyor. Bu tür tek taraflı kararlar, haritalamada karışıklıklara yol açarak deniz ticareti, seyrüsefer güvenliği ve çevre işbirliği gibi konularda sorunlara neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’yi doğrudan ilgilendirmese de, ABD’nin uluslararası ilişkilerdeki tek taraflı ve sembolik hamlelerinin küresel düzene etkisi açısından önem taşıyor. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde zaman zaman benzer tek taraflı kararlara maruz kalabiliyor; örneğin, ABD Kongresi’nin 1915 olaylarını “Ermeni Soykırımı” olarak tanıması gibi kararlar Ankara-Washington hattında gerilim yaratabiliyor. Bu tür sembolik adımların, müttefiklik ilişkilerini zedelediği ve diplomatik çözümleri zorlaştırdığı görülüyor. Türkiye, uluslararası hukuka ve karşılıklı saygıya dayalı ilişkilerin önemini vurgularken, bu tür hamlelerin küresel istikrara zarar verdiğini düşünüyor. Ayrıca, ABD-Kanada ticaret savaşının küresel ekonomiye yansımaları, Türkiye’nin ticaret ortaklarını da etkileyebileceğinden, Ankara bu süreci yakından izliyor.