Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil, ülkesinin Uluslararası Ceza Mahkemesi'nden (UCM) resmen ayrılacağını açıkladı. Gil, bu kararın ülkesinin egemenliğini koruma amacı taşıdığını ve UCM'nin 'siyasi bir araç' haline geldiğini savundu. Karar, Başkan Nicolas Maduro hükümetine yönelik olası bir insanlığa karşı suç soruşturması ihtimaline karşı bir hamle olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Venezuela, 2014 yılında UCM'nin kurucu anlaşması olan Roma Statüsü'nü imzalamıştı. Ancak son yıllarda hükümet, özellikle 2017'deki protesto dalgası sırasında güvenlik güçlerinin aşırı güç kullandığı iddialarıyla karşı karşıya kaldı. UCM Başsavcısı Karim Khan, geçtiğimiz yıl yaptığı açıklamada, Venezuela'daki durumun 'insanlığa karşı suç' kapsamına girebileceğini ve bir soruşturma başlatılmasının gerekebileceğini belirtmişti. Bu açıklamanın ardından Caracas yönetimi, UCM ile iş birliğini gözden geçireceğini duyurmuştu.
UCM'den çekilme kararı, aynı zamanda Maduro hükümetinin uluslararası toplumla ilişkilerinde artan izolasyonunun da bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Özellikle ABD yaptırımları ve Batılı ülkelerin muhalefet lideri Juan Guaido'ya verdiği destek, Caracas'ın uluslararası alanda köşeye sıkışmasına neden olmuştu. Venezuela, daha önce de 2019'da Amerikan Devletleri Örgütü'nden (OAS) ayrılma kararı almış, ancak resmi olarak ayrılığını tamamlamamıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Venezuela'nın UCM'den çekilme hamlesi, Latin Amerika'da otoriter rejimlerin uluslararası yargı mekanizmalarından kaçma eğiliminin son örneği olarak görülüyor. Daha önce Filipinler, 2019 yılında UCM'den çekilmiş, Rusya ise 2016'da imzasını geri çekmişti. Bu durum, UCM'nin etkinliği ve büyük güçler tarafından araçsallaştırıldığı yönündeki eleştirileri de yeniden gündeme getirdi.
Uzmanlara göre, Venezuela'nın çekilme kararı UCM'nin soruşturma yetkisini hemen engellemeyecek. Zira UCM, suçların işlendiği dönemde Roma Statüsü'ne taraf olan ülkelerde işlenen suçlar için yargı yetkisine sahip olabiliyor. Bu nedenle, mahkemenin Venezuela'daki iddia edilen suçlarla ilgili soruşturma yürütme olasılığı hâlâ masada. Ancak bu süreç, uluslararası hukuk alanında uzun ve karmaşık bir müzakere sürecini beraberinde getirecek gibi görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Venezuela ile güçlü ekonomik ve siyasi bağlara sahip olan sayılı ülkelerden biri. Özellikle 2018'de yaşanan darbe girişimi sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Maduro'ya verdiği destek, iki ülke arasındaki ilişkilerin derinleşmesine yol açmıştı. Türkiye, Venezuela'nın UCM'den çekilme kararını eleştiren Batılı ülkelerin aksine daha temkinli bir tutum sergiliyor. Bu hamle, Türkiye'nin egemenlik vurgusu yapan dış politika çizgisiyle de örtüşüyor. Ancak bu durum, Türkiye'nin uluslararası hukuk kurumlarına olan güvenini zedeleyebilir ve özellikle PKK/PYD'ye yönelik sınır ötesi operasyonlarda karşılaştığı eleştirilere karşı elini zayıflatabilir. Ankara'nın bu gelişmeyi dikkatle izlediği ve diplomatik kanallardan Caracas yönetimine geri adım atması için telkinlerde bulunduğu belirtiliyor.