Venezuela'nın kuzey kıyısında, La Guaira yakınlarındaki La Esperanza kasabasında meydana gelen depremlerin ardından, sosyal medyada yayılan görüntülerde ceset torbaları ve tabutların yeni kazılmış toplu mezarlara yerleştirildiği görülüyor. Bağımsız araştırma kuruluşu Bellingcat, bu görüntüleri doğrulayarak söz konusu alanın La Esperanya mevcut mezarlığının yanında iki hektarlık bir arazi olduğunu tespit etti. Depremlerde resmi olarak en az 50 kişi hayatını kaybederken, sağlık altyapısının çökme noktasına geldiği Venezuela'da ölü sayısının çok daha yüksek olabileceği endişesi hakim.
Gelişmenin Arka Planı: Depremler ve Kriz Yönetimi
Venezuela, 2025 yılının başlarında Richter ölçeğine göre 7.0 ve 6.8 büyüklüğünde iki büyük depremle sarsıldı. Depremlerin merkez üssü, başkent Karakas'a yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki La Guaira bölgesiydi. Artçı sarsıntılarla birlikte on binlerce bina hasar gördü veya çöktü. Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı resmi can kaybı 50 olarak duyurulsa da, bağımsız kaynaklar bu rakamın çok daha fazla olduğunu belirtiyor.
Bellingcat'in yaptığı analiz, 20 Mart 2025 tarihli bir uydu görüntüsünde mezarlığın yanında 2.1 hektarlık bir alanın temizlendiğini ve üzerinde sıralar halinde mezarların kazıldığını gösteriyor. Sosyal medyada paylaşılan bir video, aynı alanda ceset torbalarının sıra sıra dizildiğini ve iş makinelerinin çalıştığını ortaya koyuyor. Yetkililer, toplu mezarların geçici bir önlem olduğunu ve salgın hastalık riskini azaltmak için bu yönteme başvurulduğunu söylerken, muhalif gruplar durumu hükümetin kriz yönetimindeki yetersizliğinin bir göstergesi olarak eleştiriyor.
Venezuela, yıllardır süren ekonomik kriz, ilaç ve tıbbi malzeme kıtlığı, sağlık çalışanlarının yurt dışına göçü gibi nedenlerle sağlık sisteminde ciddi sorunlar yaşıyor. Depremler, bu zaten kırılgan olan sistemi tamamen çökertti. Hastaneler aşırı kalabalık, temiz su ve elektrik sıkıntısı çekiyor. Cenaze işlemleri için gerekli olan formaldehit, tabut gibi malzemelerin temininde de büyük sıkıntı yaşanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Yardım Çabaları ve Uluslararası Tepkiler
Depremlerin ardından uluslararası toplumdan yardım çağrıları yapıldı. Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği ve Çin, Venezuela'ya yardım teklifinde bulundu. Ancak, ABD'nin Venezuela'ya yönelik yaptırımları, insani yardımın ulaştırılmasını zorlaştıran en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Venezuela hükümeti, yaptırımlar nedeniyle bankacılık işlemlerinin bloke olduğunu, bu nedenle yardım malzemelerinin satın alınamadığını ve Sevkiyatının aksadığını iddia ediyor.
Rusya ve Küba gibi müttefik ülkeler ise sağlık ekipleri ve arama kurtarma ekipleri gönderdi. Ancak, bölgedeki diğer ülkelerin çoğu, Venezuela'nın iç siyasi krizi nedeniyle yardım konusunda temkinli davranıyor. Bölgesel bir güç olan Brezilya, sınırlarına yakın bölgelerdeki Venezuela vatandaşlarına insani yardım sağlarken, doğrudan Venezuela hükümetiyle işbirliği yapmaktan kaçınıyor.
Toplu mezarların görüntüleri, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi, durumun ciddiyetini vurgulayarak Venezuela hükümetine cesetlerin kimliklendirilmesi ve saygılı bir şekilde defnedilmesi çağrısında bulundu. Öte yandan, hükümete yakın kaynaklar, bu görüntülerin muhalefet tarafından manipüle edildiğini ve asılsız olduğunu iddia etse de, Bellingcat'in bağımsız doğrulaması iddiaları çürütmüş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Venezuela'daki deprem felaketi ve ardından ortaya çıkan toplu mezarlar, doğal afetlerin siyasi ve ekonomik krizlerle birleştiğinde nasıl insani bir felakete dönüşebileceğini gösteriyor. Türkiye, geçmişte yaşadığı büyük depremlerden edindiği deneyimle, arama kurtarma, geçici barınma ve sağlık hizmetleri konusunda önemli bir kapasiteye sahip. Bu bağlamda, Türkiye'nin Venezuela'ya insani yardım sağlaması, hem iki ülke arasındaki dostane ilişkileri güçlendirebilir hem de uluslararası alanda Türkiye'nin yumuşak gücünü artırabilir. Ayrıca, benzer krizlere karşı hazırlıklı olmak adına, afet yönetimi ve kitlesel ölümlerle başa çıkma protokollerinin gözden geçirilmesi önem taşıyor. Venezuela krizi, siyasi istikrarsızlığın ve ekonomik çöküşün doğal afetler karşısında toplumları nasıl kırılgan hale getirdiğini bir kez daha hatırlatıyor.