Venezuela'da son bir haftada meydana gelen iki büyük deprem, ülkenin zaten derin bir siyasi ve insani krizle boğuşan sağlık sistemini çökertme noktasına getirdi. Yardım kuruluşları, özellikle başkent Caracas ve Maracaibo çevresindeki geçici barınma merkezlerinde aşırı kalabalık, temiz suya erişim yetersizliği ve sanitasyon eksikliği nedeniyle salgın hastalık riskinin arttığı uyarısında bulunuyor. Yerel yetkililer, depremlerde en az 15 kişinin hayatını kaybettiğini, 400'den fazla kişinin yaralandığını ve binlerce binanın hasar gördüğünü açıkladı.
Yardım Çalışmaları ve Korkulan Salgınlar
Kızıl Haç ve diğer uluslararası yardım kuruluşları, bölgeye temiz su, tıbbi malzeme ve gıda yardımı sevk etmeye başladı. Ancak yardım çalışanları, sahadaki durumun 'savaş bölgesini' andırdığını belirtiyor. Maracaibo'da bir sahra hastanesinde görev yapan doktor Maria Gonzalez, 'Hastalarımızın çoğu daha önce kontrol altına alınmış hastalıkların tekrar nüksetmesiyle geliyor. Kolera ve dizanteri vakalarında artış var, ancak elimizde yeterli antibiyotik yok.' dedi. Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu (UNICEF), bölgede 5 yaş altı çocuklarda akut solunum yolu enfeksiyonları ve ishal vakalarının yüzde 40 arttığını rapor etti.
Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro, uluslararası yardım çağrısında bulunurken, muhalefet partileri hükümeti felaket yönetimi konusunda yetersizlikle suçluyor. Ülkede 2014 yılında başlayan ve hiperenflasyon, gıda ve ilaç kıtlığı ile karakterize olan ekonomik kriz, sağlık altyapısını neredeyse yok etmiş durumda. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Venezuela'da hastanelerin yüzde 70'i temel tıbbi malzeme yoksunluğu nedeniyle kısmen veya tamamen kapalı. Depremler, bu zaten kırılgan yapıyı daha da zayıflattı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Venezuela'daki kriz, sadece ülke sınırları içinde kalmıyor. Komşu Kolombiya, Brezilya ve Guyana, deprem sonrası olası bir mülteci dalgasına karşı sınır güvenliklerini artırdı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), şu ana kadar 20 binden fazla Venezuelalının ülkeyi terk ettiğini tahmin ediyor. Aynı zamanda, Venezuela'nın petrol üretimindeki aksaklıklar, küresel enerji piyasalarında fiyat dalgalanmalarına neden oldu. Uluslararası Para Fonu (IMF), depremin yol açtığı zararın ülkenin GSYİH'sının yüzde 2'sine denk geldiğini açıkladı.
Rusya, Çin ve Küba, Maduro yönetimine acil yardım malzemesi gönderirken, ABD yönetimi 'insani kaygılar' adı altında sınırlı da olsa bazı yaptırımları geçici olarak hafifletti. Ancak Batılı diplomatik kaynaklar, yardımların Maduro hükümetinin değil, doğrudan sivil toplum kuruluşları aracılığıyla halka ulaştırılması gerektiği konusunda ısrarlı. Bu durum, uluslararası yardım mekanizmalarının ne kadar siyasallaştığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Venezuela ile özellikle altın ve enerji ticareti alanlarında yakın ilişkilere sahip. Deprem sonrası sağlık krizi, bu ticari ilişkileri olumsuz etkileyebilir. Türk müteahhitlik firmaları Venezuela'da konut ve altyapı projeleri yürütüyor; deprem nedeniyle bu projelerde gecikmeler yaşanabilir. Ayrıca, krizin derinleşmesi Latin Amerika'da istikrarsızlığı artırabilir ve bu da Türkiye'nin bölgedeki diplomatik ve ticari çıkarlarını dolaylı olarak etkileyebilir. Sağlık krizinin bölgesel güvenliğe yansımaları, Türk dış politikasının Latin Amerika açılımında yeniden değerlendirme yapmasını gerektirebilir.