Venezuela'yı sarsan çifte depremin üzerinden beş gün geçmesine rağmen, yıkılan mahallelerin enkazı altında kalan cesetlerin sayısı hâlâ net olarak bilinemiyor. Yetkililerin açıkladığı resmî ölü sayısı 1.719 olarak kayıtlara geçmiş durumda. Ancak sahada çalışan kurtarma ekipleri ve uzmanlar, bu rakamın gerçek kaybın çok altında olduğu konusunda uyarıyor. Özellikle başkent Caracas'ın doğusundaki yoğun nüfuslu bölgelerde, binaların tamamen çökmesi nedeniyle binlerce kişiye hâlâ ulaşılamadı. Depremler, ülkenin siyasi ve ekonomik krizinin derinleştiği bir dönemde meydana gelirken, yardım çabaları da yetersiz kalıyor.
Gelişmenin Arka Planı: İki Büyük Sarsıntı ve Ardından Gelen Kaos
Geçtiğimiz hafta içinde meydana gelen 7.2 ve 6.8 büyüklüğündeki iki deprem, Venezuela'nın kuzey kıyı şeridini vurdu. İlk sarsıntı sabah saatlerinde gerçekleşirken, ikinci deprem aynı gün içinde öğleden sonra meydana geldi. Depremlerin merkez üssü, Karayip Denizi açıklarında, başkent Caracas'ın yaklaşık 40 kilometre kuzeydoğusunda yer alıyor. Sarsıntılar, özellikle gecekondu mahallelerindeki derme çatma yapıları yerle bir etti. Venezuela Jeoloji Enstitüsü'ne göre, artçı sarsıntılar hâlâ devam ediyor ve bu durum kurtarma çalışmalarını sekteye uğratıyor. Hükümet, uluslararası yardım çağrısında bulunurken, ABD, Rusya ve Küba'dan ilk yardım ekipleri bölgeye ulaştı. Ancak Venezuela'nın yakıt ve ilaç gibi temel ihtiyaç maddelerindeki kıtlığı, yardımların dağıtımını zorlaştırıyor. Resmî kaynaklar, yaralı sayısının 5.000'i aştığını, 200 binden fazla kişinin evsiz kaldığını bildiriyor.
Sivil toplum kuruluşları ve bağımsız gözlemciler, ölü sayısının 3.000'in üzerinde olabileceğini tahmin ediyor. Enkaz altında kalanların çoğunun cesedine ulaşılamadığı, çürüme riski nedeniyle hızlı bir şekilde toplu mezarlara gömülmeye başlandığı belirtiliyor. Kurtarma ekipleri, ağır makinelerin olmaması ve elektrik kesintileri nedeniyle çalışmalarını güçlükle yürütüyor. Özellikle La Guaira eyaletine bağlı Maiquetía şehrinde, bir apartman bloğunun tamamen çöktüğü ve içeride en az 200 kişinin olduğu düşünülüyor. Ancak resmî kayıtlarda bu bölgeden gelen ölü sayısı henüz 30 olarak duyuruldu. Bu tür tutarsızlıklar, hükümetin felaket yönetimindeki yetersizliğini ve şeffaflık eksikliğini gözler önüne seriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Yardım Çabaları ve Siyasi Gerilimler
Depremler, Venezuela'nın ağır ekonomik krizle boğuştuğu, komşu ülkelerle de arasının gerildiği bir dönemde meydana geldi. ABD, Venezuela'ya 20 milyon dolarlık acil yardım paketi gönderdiğini açıkladı. Ancak ABD ile Venezuela arasındaki gergin ilişkiler, yardımların dağıtımında sorunlara yol açabiliyor. Rusya ise, askeri uçaklarla deprem bölgesine sahra hastaneleri ve kurtarma ekipleri sevk etti. Küba'dan gelen doktor ekipleri, yaralılara müdahale ediyor. Öte yandan, Venezuela hükümeti, yardım organizasyonunu koordine etmekte zorlanıyor. Birleşmiş Milletler, 50 milyon dolarlık ek bir yardım çağrısı yaparken, ülkedeki yakıt kıtlığı nedeniyle kamyonların yardım malzemelerini deprem bölgelerine ulaştıramadığı bildiriliyor.
Bölgesel olarak, Kolombiya ve Brezilya, sınır kapılarını açarak Venezuela'dan gelen depremzedelere insani yardım sağlıyor. Ancak Kolombiya ile Venezuela arasındaki diplomatik kriz, sınır ötesi yardım koordinasyonunu zorlaştırıyor. Latin Amerika'da dayanışma çağrıları yapılırken, Meksika ve Arjantin de sağlık ekipleri gönderiyor. Depremin etkisi, Karayipler'deki ada ülkelerinde de hissedilmiş olsa da, en büyük yıkım Venezuela'da yaşandı. Uzmanlar, bu felaketin Venezuela'nın zaten kırılgan olan sağlık sistemi üzerinde daha da büyük bir baskı oluşturacağını vurguluyor. Ayrıca, depremin ekonomik maliyetinin 10 milyar doları aşabileceği tahmin ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Venezuela'daki deprem felaketi, Küresel Güney'deki siyasi istikrarsızlık ve doğal afetlerin bir araya gelmesi durumunda yardım mekanizmalarının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösterdi. Türkiye, deprem bölgesine şu ana kadar resmî bir yardım çağrısı yapmadı. Ancak benzer afetlerde Türk Kızılayı ve AFAD'ın deneyimi, Venezuela'ya teknik destek sağlanması mümkün olabilir. Diplomatik açıdan, Venezuela ile Türkiye arasındaki ilişkiler son yıllarda ticaret ve enerji alanında gelişme göstermiştir. Bu felaket, Türkiye'nin doğal afet yardımlarında daha etkin bir rol üstlenme fırsatı doğurabilir. Ayrıca, bu tür felaketler, Türkiye'nin kendi afet yönetim politikaları için de dersler içermektedir: hızlı müdahale, enkaz altındaki canlı tespiti ve lojistik altyapının önemi bir kez daha ortaya çıkmıştır.