Avustralya ve Vanuatu, 12 Şubat 2024 tarihinde Port Vila'da imzaladıkları kapsamlı bir güvenlik ve ekonomi anlaşmasıyla, Vanuatu topraklarında herhangi bir yabancı askeri üs kurulmasını yasakladı. Anlaşma, iki ülke arasındaki ekonomik işbirliğini güçlendirirken, Vanuatu'nun egemenliğini ve bağımsızlığını korumayı amaçlıyor. Vanuatu, Çin ile ABD ve müttefikleri arasındaki stratejik rekabetin odak noktası haline gelmiş durumda.
Anlaşmanın arka planı ve kapsamı
Anlaşma, Avustralya Başbakanı Anthony Albanese ve Vanuatu Başbakanı Charlot Salwai tarafından imzalandı. Anlaşma kapsamında Avustralya, Vanuatu'ya altyapı projeleri, iklim değişikliğiyle mücadele ve güvenlik alanlarında mali ve teknik destek sağlayacak. Özellikle, Vanuatu'nun deniz güvenliği kapasitesinin artırılması ve siber güvenlik alanında işbirliği yapılması öngörülüyor. Anlaşmanın en dikkat çekici maddesi ise, Vanuatu'nun üçüncü bir ülkeyle askeri üs anlaşması yapmasını engelleyen hüküm. Bu, Çin'in Pasifik'te askeri varlık kurma çabalarına karşı bir önlem olarak yorumlanıyor.
Vanuatu, 2022 yılında Çin ile bir güvenlik anlaşması imzalamayı düşünmüş ancak Avustralya ve diğer bölgesel aktörlerin baskısıyla geri adım atmıştı. Çin, Vanuatu'da bir askeri üs kurma niyetinde olduğu iddialarını reddetse de, bölgedeki nüfuz mücadelesi tırmanıyor. Avustralya, son yıllarda Pasifik Adaları'na yönelik yardımlarını artırarak Çin'in etkisini dengelemeye çalışıyor. Yeni anlaşma, Avustralya'nın Vanuatu'ya 100 milyon Avustralya doları tutarında bir yardım paketini de içeriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Vanuatu, Pasifik Okyanusu'nda stratejik bir konuma sahip. Ülke, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında önemli yatırımlar aldı. Ancak Çin'in askeri niyetleri, ABD ve müttefiklerini endişelendiriyor. ABD, 2023 yılında Vanuatu ile bir savunma anlaşması imzalamıştı. Yeni Avustralya anlaşması, Vanuatu'nun tarafsızlık politikasını koruma çabası olarak görülüyor. Analistlere göre, bu anlaşma bölgedeki güç dengesini Avustralya lehine çevirebilir ve Çin'in Pasifik'teki ilerleyişini yavaşlatabilir. Ancak Çin'in ekonomik bağımlılık yaratan yatırımları, Vanuatu'nun manevra alanını sınırlıyor. Anlaşma ayrıca, Avustralya'nın Pasifik Adaları'na yönelik "adım adım" stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Canberra, bölgesel güvenlik mimarisini şekillendirmek için Palau, Fiji ve Solomon Adaları ile de benzer anlaşmalar yapmayı hedefliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Pasifik'teki jeopolitik rekabetin derinleştiğini gösteriyor. Türkiye, Hint-Pasifik bölgesinde artan Çin-ABD rekabetini yakından izlemekte ve ticari bağlarını çeşitlendirme stratejisi kapsamında bölge ülkeleriyle ilişkilerini geliştirmektedir. Vanuatu gibi küçük ada devletlerinin tarafsızlık politikaları, Türkiye'nin benzer bir denge politikası izleyen ülkelerle işbirliği yapmasına olanak tanıyabilir. Ancak Türkiye'nin doğrudan bu anlaşmayla ilgisi sınırlıdır; bölgesel etkisi daha çok enerji güvenliği ve deniz yolları üzerindeki kontrol mücadelesi bağlamında değerlendirilmelidir.