Paris'in yaklaşık 50 kilometre güneyinde, Essonne bölgesindeki Fontainebleau ormanında Pazartesi günü başlayan ve hızla yayılan orman yangını, itfaiye ekiplerinin yoğun müdahalesiyle kontrol altına alınmaya çalışılıyor. Binlerce hektarlık alanı etkileyen yangın, bölge sakinleri için tahliye kararları alınmasına neden olurken, konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Swansea Üniversitesi Kırsal Yangın Araştırmaları Merkezi Direktörü Prof. Stefan Doerr, yangın riskinin tamamen ortadan kaldırılamayacağını vurguladı. FRANCE 24'e konuşan Doerr, 'Yangın riskini tamamen ortadan kaldırmak mümkün değil; ancak çevreyi daha hazırlıklı hale getirerek riski azaltabiliriz' ifadelerini kullandı.
İklim değişikliği ve orman yangınları
Prof. Doerr, iklim değişikliğinin orman yangınlarının sıklığını ve şiddetini artırdığına dikkat çekerek, özellikle Akdeniz iklim kuşağındaki ülkelerde daha uzun ve kurak yaz mevsimlerinin yangın sezonunu uzattığını belirtti. Fransa'da bu yıl şimdiye kadar 70 bin hektardan fazla alanın kül olduğunu hatırlatan uzman, 'Isınan hava, toprağın ve bitki örtüsünün daha kuru olmasına yol açıyor. Bu da bir kıvılcımın bile büyük bir felakete dönüşmesi için yeterli' dedi. Yangınların yalnızca doğal nedenlerle değil, insan faaliyetleri sonucu da çıktığına işaret eden Doerr, ormanlık alanlara yakın yerleşimlerin planlanmasında daha dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.
Fransa İçişleri Bakanı Gérald Darmanin, yangın söndürme çalışmalarına 10 yangın söndürme uçağı, 600 itfaiyeci ve çok sayıda aracın sevk edildiğini açıkladı. Bakan, 'Önümüzdeki saatlerde rüzgarın yön değiştirmesi endişe verici. Ekiplerimiz gece gündüz çalışıyor' dedi. Yangının başkente yakınlığı nedeniyle turistik bölgelerde de tedbirler alınırken, yetkililer halkı ormanlık alanlardan uzak durmaya çağırdı.
Küresel boyut ve hazırlık çağrıları
Avrupa'da bu yıl yaşanan rekor sıcaklık dalgaları, birçok ülkede olduğu gibi Fransa'da da yangın riskini artırdı. İspanya, Portekiz ve Yunanistan gibi ülkelerde de büyük orman yangınları görülürken, AB ülkeleri yangınla mücadele konusunda ortak bir strateji geliştirme ihtiyacını daha fazla hissediyor. Prof. Doerr, 'Geçmişte bu tür yangınlar daha nadirdi; ancak artık her yaz büyük yangın haberleri alıyoruz. Ülkelerin acil durum planlarını gözden geçirmesi ve önleyici tedbirleri artırması şart' diye konuştu. Yangınların ekosistemlere verdiği zararın yanı sıra karbon salınımını da artırdığını belirten uzman, 'Yanan her hektar orman, atmosfere tonlarca karbondioksit salıyor. Bu da iklim değişikliğini hızlandıran bir kısır döngü yaratıyor' ifadelerini kullandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye de Akdeniz iklim kuşağında yer alan ve orman yangınlarına sıkça maruz kalan bir ülke olarak bu gelişmelerden doğrudan etkilenmektedir. 2021 yılında yaşanan büyük yangınlar, ülkenin yangınla mücadele kapasitesini ve önleyici tedbirlerin önemini bir kez daha gündeme getirmişti. Fransa'daki bu yangın, iklim değişikliğinin sadece Türkiye'yi değil, tüm Avrupa'yı tehdit ettiğini göstermesi açısından önemli. Türkiye'nin yangın söndürme uçakları ve ekipman konusunda dışa bağımlılığı, benzer krizlerde hızlı müdahale kapasitesini sınırlayabilir. Bu nedenle, Türkiye'nin yerli yangın söndürme teknolojilerine yatırım yapması ve uluslararası iş birliğini güçlendirmesi stratejik bir öncelik olarak değerlendirilmelidir.