Macaristan Parlamentosu, eski Cumhurbaşkanı Katalin Novak'ın görevden alınmasına zemin hazırlayan anayasa değişikliğini kabul etti. Başbakan Péter Magyar, oylamanın ardından yaptığı açıklamada, "Bu oyla bir dönemi kapattık" ifadelerini kullandı. Değişiklik, cumhurbaşkanının dokunulmazlığını kaldırarak, yargılanmasının önünü açıyor. Muhalefet partileri, kararı demokrasi adına tarihi bir adım olarak nitelendirirken, iktidar kanadı sürecin hukuki çerçevede işlediğini savunuyor.
Gelişmenin arka planı
Katalin Novak, 2022 yılında Viktor Orban'ın desteğiyle cumhurbaşkanı seçilmişti. Ancak, 2024 yılı başında bir çocuk istismarı davasında af yetkisini kullanması büyük tartışmalara yol açtı. Novak, söz konusu affı, çocuklara yönelik cinsel suçlardan hüküm giymiş bir kişi için çıkarmıştı. Olayın ortaya çıkmasının ardından binlerce kişi başkent Budapeşte'de protesto gösterileri düzenledi. Muhalefet, Novak'ın istifasını talep ederken, iktidar partisi Fidesz başlangıçta cumhurbaşkanını savundu. Ancak artan toplumsal baskı karşısında Orban yönetimi geri adım atmak zorunda kaldı. Novak, Nisan 2024'te görevinden istifa etti. Parlamentoda kabul edilen anayasa değişikliği, eski cumhurbaşkanının yargılanmasına olanak tanıyan hukuki altyapıyı oluşturuyor.
Değişiklik, cumhurbaşkanının görev süresi boyunca işlediği iddia edilen suçlar için dokunulmazlığının kaldırılmasını öngörüyor. Bu düzenleme, sadece Novak'ı değil, gelecekteki cumhurbaşkanlarını da kapsıyor. Muhalefet, düzenlemenin Orban'ın siyasi rakiplerini hedef almak için kullanılabileceği endişesini dile getiriyor. Buna karşılık, Başbakan Magyar, "Hukukun üstünlüğü herkes için geçerlidir" diyerek eleştirilere yanıt verdi. Anayasa değişikliği, yürürlüğe girmesi için Cumhurbaşkanı tarafından imzalanmayı bekliyor. Geçici cumhurbaşkanı László Kövér'in değişikliği onaylaması bekleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Macaristan'daki bu gelişme, Avrupa Birliği (AB) tarafından yakından takip ediliyor. AB, uzun süredir Macaristan'da hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı konusunda endişelerini dile getiriyor. Orban hükümeti, daha önce AB fonlarının kesilmesi ve hukuki yaptırımlarla karşı karşıya kalmıştı. Anayasa değişikliği, AB'nin eleştirilerine yanıt niteliği taşısa da, muhalefet bunun sadece bir göstermelik olduğunu iddia ediyor. Sivil toplum örgütleri, değişikliğin siyasi amaçlı kullanılabileceği uyarısında bulunuyor. Avrupa Parlamentosu'nda Macaristan'ın durumu sık sık gündeme geliyor. Bu hamle, AB ile Macaristan arasındaki gerginliği geçici olarak azaltabilir, ancak köklü reformlar olmadan sorunun çözülmesi zor görünüyor.
Uluslararası basında, Macaristan'daki bu anayasa değişikliği, Orban'ın siyasi kariyerinde bir dönüm noktası olarak yorumlanıyor. Orban'ın en yakın müttefiklerinden birinin yargılanması, iktidar partisi içinde de tartışmalara yol açtı. Ancak Orban, sürecin arkasında durarak, "Hiç kimse kanunun üzerinde değildir" mesajını verdi. Analistler, bu hamlenin Orban'ın uluslararası alandaki imajını düzeltme çabası olduğunu belirtiyor. Özellikle AB'nin hukuk devleti ilkesi konusundaki baskıları, Orban'ı bu adımı atmaya zorlamış olabilir. Bununla birlikte, Macaristan'da medya özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı konusundaki endişeler devam ediyor. Novak'ın yargılanması, bu alanlardaki reformların gerçekliğini test edecek bir vaka olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Macaristan'daki anayasa değişikliği, Türkiye ile AB ilişkileri açısından da önemli bir gösterge. AB, Türkiye'den de benzer şekilde hukukun üstünlüğü alanında reformlar bekliyor. Macaristan örneği, AB'nin bu konudaki tutumunun istikrarlı olduğunu ve üye ülkelerde bile bu ilkelerin takip edildiğini gösteriyor. Türkiye'nin AB üyelik sürecinde, Macaristan'da yaşananlar emsal teşkil edebilir. Ayrıca, Türkiye-Macaristan ilişkileri genellikle olumlu seyrediyor; iki ülke arasında ekonomik ve siyasi işbirliği mevcut. Bu gelişme, Türkiye'nin Macaristan'la ilişkilerini doğrudan etkilemese de, AB'nin genişleme politikası ve hukuk devleti kriterleri açısından dolaylı bir etki yaratabilir.