Carnegie Uluslararası Barış Vakfı kıdemli araştırmacısı Aaron David Miller, Bloomberg kanalında yayınlanan Balance of Power programında İran Savaşı'ndaki son gelişmeleri değerlendirdi. Miller, savaşın sona erme sürecinde İsrail'in söz sahibi olmayacağını öne sürdü. Uzmana göre, çatışmanın nihai sonucu büyük ölçüde ABD ve diğer uluslararası aktörler tarafından belirlenecek.
Gelişmenin Arka Planı
İran ile İsrail arasındaki gerilim, son haftalarda doğrudan askeri çatışmaya dönüştü. İran'ın nükleer programı ve bölgesel milis güçleri üzerindeki etkisi, Tel Aviv yönetimi için kırmızı çizgi olarak görülüyordu. Ancak Miller, İsrail'in sahadaki askeri başarılarına rağmen, savaşın siyasi sonuçlarını şekillendirme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurguladı. Uzman, "İsrail, İran'ın askeri altyapısına ciddi hasar verebilir, ancak savaşın nasıl biteceğine karar veren asıl güç Washington olacak" dedi. Miller, ayrıca uluslararası toplumun İran'la diplomatik bir çözüm arayışında olduğunu ve İsrail'in bu süreçte yalnız bırakılabileceğini belirtti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Miller'in yorumları, ABD-İsrail ilişkilerindeki karmaşık dinamiğe ışık tutuyor. Bir yandan ABD, İsrail'in güvenliğine bağlılığını yinelerken, diğer yandan İran'la tam ölçekli bir savaşın bölgeyi istikrarsızlaştırmasından çekiniyor. Uzman, İran'ın Yemen'deki Husiler, Lübnan'daki Hizbullah ve Suriye'deki milisler üzerindeki etkisinin, savaşın sona ermesini zorlaştırdığını ifade etti. Ayrıca Çin ve Rusya'nın İran'a verdikleri diplomatik destek, uluslararası arenada dengeleri değiştiriyor. Miller, İsrail'in askeri operasyonlarının bir noktada durdurulması gerektiğini, aksi takdirde bölgesel bir yangının çıkabileceği uyarısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran-İsrail çatışmasının seyri, Türkiye'nin bölgesel güvenlik ve enerji politikalarını doğrudan etkileyebilir. Türkiye, İran'la sınır komşusu olması ve enerji ithalatında kısmen İran'a bağımlı olması nedeniyle bu savaşın sonuçlarına karşı hassastır. Ayrıca, Türkiye'nin NATO üyesi olarak ABD ile müttefiklik ilişkisi, İsrail'in olası bir yenilgisi veya çatışmanın genişlemesi halinde Ankara'yı zor bir denklemle karşı karşıya bırakabilir. Miller'in analizi, Türkiye'nin bu süreçte diplomasiyi ön planda tutması gerektiğini gösteriyor; çünkü savaşın sonunda İsrail'in zayıflaması, bölgede İran yanlısı unsurları güçlendirebilir ve Türkiye'nin kuzey Irak ve Suriye'deki nüfuz alanlarına tehdit oluşturabilir.