İngiltere'de dört kadın, gençlik yıllarında uyuşturucu çeteleri tarafından hedef alındıklarını, cinsel saldırıya uğradıklarını ve ardından polis ile savcılık tarafından yeterince ciddiye alınmadıklarını BBC'ye anlattı. Kadınlar, yıllar süren sessizliğin ardından yaşadıkları travmayı ve adalet arayışlarını kamuoyuyla paylaştı. Olaylar, İngiltere'nin çeşitli bölgelerinde genç yaştaki kız çocuklarının uyuşturucu şebekeleri tarafından nasıl sistematik olarak sömürüldüğünü gözler önüne seriyor.
Çete üyeleri tarafından nasıl hedef alındılar?
BBC'nin haberine göre, mağdurlar henüz 13-16 yaşlarındayken uyuşturucu çeteleri tarafından "sevgili" veya "arkadaş" gibi davranılarak kandırıldı. Genç kızlar, önce hediyeler ve ilgiyle cezbedildi, ardından uyuşturucu taşımaya zorlandı. Zamanla fiziksel ve cinsel şiddete maruz kaldılar. Kadınlardan biri, "Beni bir eve götürdüler, kapıyı kilitlediler ve birkaç adam tecavüz etti. Sonra beni sokağa attılar. Polise gittim ama bana inanmadılar" dedi.
Bir başka mağdur, çetenin kendisini tehdit ederek ailesine zarar vermekle korkuttuğunu, bu yüzden yıllarca kimseye anlatamadığını belirtti. Kadınlar, polisin kendilerini "problemi çocuk" veya "kaçak" olarak gördüğünü, hatta bazı durumlarda suçlu muamelesi yaptığını iddia etti.
İngiltere'de çocuk istismarı ve çete şiddetiyle ilgili çalışan sivil toplum kuruluşları, bu tür vakaların son yıllarda arttığını ancak yetkililerin yeterli kaynak ayırmadığını vurguluyor. Özellikle kuzey İngiltere'deki küçük kasabalarda uyuşturucu çetelerinin gençleri hedef aldığı biliniyor.
Yetkililer neden harekete geçmedi?
Mağdurların anlattığına göre, polise yaptıkları suç duyuruları ya kayda alınmadı ya da "delil yetersizliği" gerekçesiyle kapatıldı. Bir kadın, "Bana 'sen de uyuşturucu kullanıyorsun, bu işlere bulaşmışsın' dediler. Oysa ben sadece çocuktum ve zorlanmıştım" ifadelerini kullandı. Kadınlar, savcılığın da olayları ciddiye almadığını, dosyaların yıllarca bekletildiğini öne sürdü.
İngiltere İçişleri Bakanlığı, konuyla ilgili soruşturma başlatıldığını ve mağdurlara destek sağlanacağını açıkladı. Ancak kadınlar, bugüne kadar hiçbir yetkilinin kendileriyle iletişime geçmediğini söylüyor. Uzmanlar, polis teşkilatında çocuk istismarına yönelik özel birimlerin yetersiz olduğunu ve eğitim eksikliği bulunduğunu belirtiyor.
BBC, geçtiğimiz yıl benzer bir dosyayı gündeme getirmiş, ancak o dönemde de mağdurlar adalet arayışında sonuç alamamıştı. Kadınlar şimdi, yaşadıkları travmanın faillerinin hâlâ serbest olduğunu ve başka genç kızları da hedef alabileceğini söylüyor.
Toplumsal tepki ve hukuki süreç
İngiltere'de çocuk koruma dernekleri, hükümeti acil önlem almaya çağırdı. Bir sözcü, "Bu vakalar münferit değil. Sistematik bir başarısızlık var. Genç kızlarımızı koruyamıyoruz" dedi. Ana muhalefet partisi, İçişleri Bakanı'na çağrıda bulunarak bağımsız bir soruşturma komisyonu kurulmasını istedi.
Hukukçular, mağdurların yaşadığı durumun "çocuk ticareti" ve "cinsel kölelik" suçlarını kapsadığını, faillerin ağır cezalarla yargılanması gerektiğini belirtiyor. Ancak delillerin yıllar önce toplanmamış olması, davaların açılmasını zorlaştırıyor.
Kadınlar, isimlerinin açıklanmasını istemeyerek, "Amacımız başka gençlerin aynı şeyleri yaşamasını engellemek. Adalet yerini bulsun istiyoruz" diye konuştu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'de yaşanan bu olay, Türkiye'deki uyuşturucu çeteleri ve genç istismarı sorununa dair önemli dersler içeriyor. Türkiye'de de özellikle büyükşehirlerde sokak çeteleri gençleri hedef almakta, ancak devlet kurumları son yıllarda uyuşturucuyla mücadele ve çocuk koruma konusunda daha etkin adımlar atmaktadır. Bu haber, güvenlik güçlerinin mağdurlara yaklaşımının iyileştirilmesi ve çocuk istismarı vakalarında farkındalığın artırılması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, Avrupa'da yükselen çete şiddeti, Türkiye'nin sınır güvenliği ve uluslararası işbirliği politikalarını da dolaylı olarak etkileyebilir.