Güney Çin Denizi'ndeki tartışmalı Spratly Adaları'nda çekilen son uydu görüntüleri, Vietnam'ın bölgedeki askeri ve sivil altyapıyı hızla genişlettiğini ortaya koydu. Analistlere göre Hanoi, 27 ayrı resif ve adacıkta yürüttüğü ıslah ve inşaat projeleriyle Çin'in bölgedeki üstünlüğüne karşı koymaya çalışıyor. Ancak uzmanlar, Vietnam'ın çabalarının Pekin'in devasa yapay ada komplekslerinin gerisinde kaldığını belirtiyor.
Gelişmenin arka planı: Vietnam'ın adalardaki varlığını güçlendirme çabası
Asya Studies Programı direktörü Gregory Poling, Vietnam'ın Spratly'lerdeki inşaat faaliyetlerinin son yıllarda önemli ölçüde arttığını söylüyor. Poling'e göre Hanoi, 2022'den bu yana en az 15 farklı noktada toprak ıslahı ve betonarme yapı inşası gerçekleştirdi. Uydu görüntülerinde, Vietnam'ın barınma alanları, gözetleme kuleleri ve helikopter pistleri inşa ettiği görülüyor. Özellikle Collins Reef, Alison Reef ve Cornwallis South Reef'teki çalışmalar dikkat çekiyor. Vietnam ayrıca, Çin'in iddialarına karşı koymak için bölgeye radarlar ve iletişim sistemleri yerleştirmiş durumda.
Amerikan düşünce kuruluşu CSIS'in Asya Denizcilik Şeffaflık Girişimi'ne göre, Vietnam'ın Spratly'lerdeki toplam ıslah alanı yaklaşık 50 hektara ulaştı. Ancak bu, Çin'in aynı bölgede 1.400 hektarı aşan yapay ada projelerinin yanında oldukça mütevazı kalıyor. Uzmanlar, Vietnam'ın amacının Çin'in askeri yığınağına karşı caydırıcılık oluşturmak ve uluslararası hukuk çerçevesinde iddialarını pekiştirmek olduğunu belirtiyor.
Bölgesel boyut: Çin-Vietnam rekabeti ve Güney Çin Denizi'nin jeopolitiği
Güney Çin Denizi, dünyanın en önemli deniz ticaret yollarından biri olmasının yanı sıra zengin hidrokarbon kaynaklarına ve balık stoklarına ev sahipliği yapıyor. Çin'in 'dokuz çizgi' olarak bilinen geniş iddiaları, Vietnam, Filipinler, Malezya, Brunei ve Tayvan'ın egemenlik talepleriyle çatışıyor. Vietnam, Spratly Adaları'nın büyük bölümünde hak iddia ediyor ve buralarda askeri varlık bulunduruyor. Ancak Çin, yapay adalar inşa ederek ve bunlara askeri üsler yerleştirerek bölgede ezici bir üstünlük sağlamış durumda.
Pekin'in Spratly'lerdeki hava alanları, limanlar ve füze sistemleri, Vietnam'ın askeri kapasitesini gölgede bırakıyor. Çin'in Fiery Cross, Subi ve Mischief resiflerindeki üsleri, bölgeyi kontrol altında tutmasını sağlıyor. Vietnam'ın bu üstünlüğe karşı koymak için askeri modernizasyon ve diplomatik hamleler yaptığı gözleniyor. Hanoi, ABD, Japonya ve Hindistan gibi bölgesel güçlerle deniz güvenliği iş birliğini artırırken, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne (UNCLOS) dayalı hakemlik sürecini de destekliyor. Ancak 2016'daki Lahey tahkim kararına rağmen Çin'in bölgedeki faaliyetleri durmadı.
Vietnam'ın inşaat hamlesi, aynı zamanda iç politikada milliyetçi duyguları canlı tutma amacı da taşıyor. Komünist Parti yönetimi, Çin karşısında güçlü bir duruş sergileyerek kamuoyu desteğini korumayı hedefliyor. Öte yandan, ekonomik bağımlılık nedeniyle Hanoi, Pekin'le tam bir karşı karşıya gelmekten kaçınıyor. Bu denge, Vietnam'ın güvenlik politikasını şekillendiren temel faktörlerden biri.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Çin Denizi'ndeki bu gelişmeler, küresel ticaret yollarının güvenliği açısından Türkiye'yi de ilgilendiriyor. Dünya ticaretinin üçte biri bu sulardan geçerken, Çin-Vietnam gerginliği, tedarik zincirlerinde aksamalara yol açabilir. Türkiye, Hint-Pasifik bölgesinde artan Çin etkisi karşısında denge politikası izlerken, denizlerdeki egemenlik uyuşmazlıkları uluslararası hukukun üstünlüğünü zorluyor. Ankara, UNCLOS ve barışçıl çözüm mekanizmalarını destekleyerek kendi deniz yetki alanları için de emsal oluşturabilecek bu süreçleri yakından takip ediyor. Ayrıca, Vietnam'ın savunma sanayi iş birlikleri, Türk savunma firmaları için potansiyel fırsatlar sunabilir.