İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında geçen ay varılan kırılgan ateşkes resmen yürürlükte olsa da, bölgedeki fiziksel yıkımın boyutu uydu görüntüleriyle net biçimde ortaya çıktı. İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) Güney Lübnan'da çizdiği 'Sarı Hat' olarak bilinen tampon bölge içinde kalan 54 kasaba ve köyden en az 46'sı ağır hasar gördü; bir kısmı ise tamamen dümdüz oldu. Bu durum, ateşkesin sadece çatışmaları durdurduğunu, ancak sahada bıraktığı tahribatın uzun yıllar sürecek bir yeniden inşa sürecini gerektirdiğini gösteriyor.
İsrail'in 'Sarı Hat' Stratejisi ve Yıkımın Hedefi
IDF tarafından belirlenen 'Sarı Hat', İsrail sınırına yaklaşık 5 ila 10 kilometre derinlikte uzanan ve Hizbullah'ın askeri altyapısını etkisiz hale getirmek amacıyla hedef alınan bir bölge olarak tanımlanıyor. İsrail, bu hattın güneyinde kalan yerleşim yerlerinde Hizbullah'ın tünel ağları, roket rampaları ve komuta merkezlerinin bulunduğunu iddia ediyor. Uydu görüntüleri, özellikle Kafr Kila, Meiss el-Jabal ve Bani Hayyan gibi sınıra yakın köylerin neredeyse tamamen yok edildiğini gösteriyor. Bombardıman ve buldozerlerle gerçekleştirilen yıkım, sivil altyapıyı da hedef almış durumda: okullar, camiler, sağlık ocakları ve yüzlerce konut kullanılamaz hale gelmiş. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Gücü (UNIFIL) yetkilileri, bölgede insani yardım erişiminin ciddi biçimde kısıtlandığını ve yerinden edilmiş sivillerin geri dönüşünün güvenli olmadığını belirtiyor.
Lübnanlı yetkililer, yıkımın büyüklüğünü 'sistematik bir cezalandırma operasyonu' olarak nitelendirirken, İsrail tarafı askeri gereklilikler doğrultusunda hareket ettiklerini savunuyor. Ancak uydu görüntülerindeki detaylar, bazı bölgelerde hiçbir askeri hedef bulunmamasına rağmen tarım arazilerinin ve seraların dahi düz bir zemine dönüştürüldüğünü ortaya koyuyor. Bu durum, uluslararası hukuk açısından orantılılık ilkesinin ihlal edildiği yönünde tartışmaları beraberinde getiriyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) bölgede bağımsız bir soruşturma yapılması çağrısında bulunurken, Lübnan hükümeti Tahıl Ambarı'nın çatışmalardan etkilendiği için gıda güvenliği riskine dikkat çekiyor.
Bölgesel Yansımalar ve Kırılgan Ateşkesin Geleceği
Ateşkesin ilan edilmesinden bu yana İsrail ve Hizbullah arasında doğrudan çatışma yaşanmazken, taraflar karşılıklı olarak ihlal iddialarında bulunuyor. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, ateşkesin 'güç dengesi' temelinde kabul edildiğini ancak Lübnan topraklarının her karışının geri alınacağını ifade etti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise 'Sarı Hat'ın kuzeyindeki bölgelere dönmenin ancak tam bir güvenlik düzenlemesi ile mümkün olabileceğini söylüyor. Bölgedeki analistler, yıkımın boyutunun Hizbullah'ın tabanındaki intikam duygusunu körükleyebileceğini ve orta vadede yeni bir çatışma riskini artırabileceğini belirtiyor. Öte yandan, İran destekli Hizbullah'ın yeniden inşa kapasitesinin sınırlı olması, hareketin kısa vadede askeri maceraya girmesini zorlaştırıyor. Suriye ve Irak'taki İran yanlısı milislerin, Lübnan sahasına müdahil olma ihtimali, bölgesel bir savaşın kapısını aralayabilecek bir faktör olarak öne çıkıyor. Fransa ve ABD öncülüğünde yürütülen arabuluculuk çabaları, sınır anlaşmazlığının kalıcı çözümüne odaklanmış durumda; ancak tarafların pozisyonları arasındaki derin uçurum, diplomatik sürecin yavaş ilerlemesine neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, bölgedeki istikrarsızlığın Doğu Akdeniz'deki enerji güvenliği ve mülteci akışları üzerinde doğrudan etkisi olacağının farkında. Güney Lübnan'daki yıkımın uzun sürmesi, Lübnan'ın zaten kırılgan olan ekonomisini daha da derin bir krize sürükleyebilir; bu da Türkiye'ye yönelik yeni bir düzensiz göç dalgası riskini artırabilir. Ayrıca, İsrail-Hizbullah çatışmasının genişlemesi halinde Türkiye'nin Katar üzerinden yürüttüğü arabuluculuk rolü zayıflayabilir. Ankara, bir yandan Filistin davasına desteğini sürdürürken, diğer yandan İsrail'le normalleşme sürecini dengelemek zorunda. Bu nedenle, mevcut ateşkesin korunması ve insani yardım koridorlarının açılması, Türkiye'nin öncelikli diplomatik hedefleri arasında yer alıyor.