ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı'nın (USAID) bir yıl önce aniden faaliyetlerini durdurmasının yankıları Kamboçya'da hala sürüyor. Ülkenin kalkınma sektöründe çalışanlar için bu çöküş, adeta bir deprem etkisi yarattı. USAID'in sağladığı fonların kesilmesiyle birlikte sağlık, eğitim, tarım ve demokrasi alanındaki yüzlerce proje rafa kalktı, binlerce kişi işini kaybetti. Kamboçya, dış yardıma en bağımlı ülkelerden biri olarak bu darbeyi en ağır hissedenlerden oldu.
USAID'in Çöküşünün Kamboçya'ya Etkileri
USAID'in ani kapanışı, Kamboçya'da yıllardır süren kalkınma çalışmalarını sekteye uğrattı. Özellikle kırsal bölgelerde temiz suya erişim, anne-çocuk sağlığı ve sıtma gibi hastalıklarla mücadele projeleri durma noktasına geldi. Kamboçya Sağlık Bakanlığı'na göre, USAID destekli 200'den fazla sağlık ocağı kapanma tehlikesiyle karşı karşıya. Eğitim alanında ise ABC programı gibi okuma yazma seferberlikleri sona erdi. Demokrasi ve insan hakları alanında çalışan sivil toplum kuruluşları, fon kesintileri nedeniyle faaliyetlerini büyük ölçüde azaltmak zorunda kaldı. Bu durum, Kamboçya'da ifade özgürlüğü ve sivil alanın daralmasına yol açtı. Ekonomik olarak da etkiler büyük oldu: Birçok Kamboçyalı aile, doğrudan USAID tarafından istihdam edilen veya bu kurumun fonladığı projelerde çalışan yakınlarını kaybetti.
USAID'in çöküşü, sadece Kamboçya'da değil, dünya genelinde bir kriz yarattı. ABD'nin en büyük kalkınma ajansı olan USAID, yılda yaklaşık 50 milyar dolar bütçeyle 100'den fazla ülkede faaliyet gösteriyordu. Ajansın kapanması, özellikle Afrika, Güneydoğu Asya ve Latin Amerika'da kalkınma çalışmalarını tehdit ediyor. ABD yönetiminin kalkınma yardımlarını kesme politikası, kısa vadede bütçe tasarrufu sağlasa da uzun vadede ABD'nin yumuşak gücünü zayıflatıyor. Çin gibi rakipler, bu boşluğu doldurmak için harekete geçiyor. Kamboçya örneğinde olduğu gibi, yardımların kesilmesi, bölgesel istikrarsızlığı ve yoksulluğu artırabilir. Ayrıca, sağlık ve eğitim gibi alanlarda kaydedilen ilerlemeler geriye gidebilir. Bu durum, sadece Kamboçya için değil, küresel sağlık güvenliği ve uluslararası işbirliği için de bir tehdit oluşturuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
USAID'in kapanışı, Güneydoğu Asya'da bir güç boşluğu yarattı. Çin, Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Kamboçya ve diğer ülkelere yatırım yapmaya devam ederken, Japonya gibi diğer donörler de etkilerini artırmaya çalışıyor. Ancak ABD'nin kalkınma yardımlarındaki bu geri çekiliş, bölgede ABD'ye olan güveni sarstı. Kamboçya gibi ülkeler, artık Çin'e daha bağımlı hale gelirken, demokrasi ve insan hakları alanındaki iyileşmeler de sekteye uğrayabilir. Küresel ölçekte ise, USAID'in kapanması, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve Dünya Bankası gibi diğer kalkınma kuruluşlarına daha fazla yük bindirdi. Bu durum, uluslararası kalkınma hedeflerine ulaşmayı zorlaştırabilir. Özellikle iklim değişikliğiyle mücadele ve pandemi hazırlığı gibi alanlarda işbirliği zayıflayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
USAID'in çöküşü, Türkiye'nin dış yardım politikaları için önemli bir ders niteliği taşıyor. Türkiye, özellikle Afrika ve Orta Asya'da kalkınma yardımlarını artırırken, ABD'nin çekilmesiyle oluşan boşluktan faydalanabilir. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) gibi kuruluşların bölgedeki varlığını güçlendirmesi, Türkiye'nin yumuşak gücünü artırabilir. Ancak Kamboçya örneği, dış yardımların sürdürülebilirliği ve bağımlılık yaratmaması gerektiğini gösteriyor. Türkiye, kalkınma yardımlarında şeffaflık ve etkinliğe önem vermeli. Ayrıca, bu gelişme, Türkiye'nin insani diplomasi ve çok taraflı işbirliğine verdiği önemi teyit etmektedir. Sonuç olarak, USAID'in çöküşü, Türkiye'nin kalkınma işbirliğinde daha aktif rol alması için bir fırsat penceresi aralamıştır.