I. Dünya Savaşı'nda Britanya saflarında savaşırken hayatını kaybeden yaklaşık 10 bin Pencap asıllı asker, resmi savaş ölüleri veritabanına eklenerek ilk kez tanındı. Commonwealth Savaş Mezarları Komisyonu (CWGC) tarafından yapılan çalışmayla, bugüne kadar kayıtlara geçmemiş bu askerlerin isimleri artık resmi olarak anılabilecek. Özellikle Hindistan ve Pakistan'da yaşayan aileler için bu gelişme, nesiller boyu süren bir belirsizliğin sona ermesi anlamına geliyor.
Arka plan: Unutulan kahramanlar
I. Dünya Savaşı sırasında Britanya Hindistanı'ndan yaklaşık 1,5 milyon asker savaşa katıldı. Bunların önemli bir kısmı bugünkü Pencap bölgesinden (Hindistan ve Pakistan) geliyordu. Ancak savaş sonrası kayıtların yetersizliği ve arşivlerin dağınıklığı nedeniyle binlerce askerin ismi resmi listelerde yer almadı. CWGC'nin yürüttüğü kapsamlı araştırma, Britanya Kütüphanesi ve Hindistan Arşivleri'ndeki belgelerin taranmasıyla mümkün oldu. Çalışma kapsamında, ölen askerlerin ailelerine ait mektuplar, ölüm sertifikaları ve savaş günlükleri incelendi. Projenin başkanı Dr. Sarah Grimes, 'Bu isimlerin veritabanına eklenmesi, tarihi bir adaletin yerine gelmesidir' dedi.
Bölgesel boyut: Pencap'ın savaş hafızası
Pencap bölgesi, I. Dünya Savaşı'nda Britanya için en kritik asker kaynağıydı. Savaşta ölen Pencaplı askerlerin sayısının 100 bini aştığı tahmin ediliyor. Ancak bugüne kadar bunların ancak bir kısmı resmen tanınmıştı. Yeni kayıtlar, özellikle Mezopotamya (Irak), Filistin ve Batı Cephesi'nde savaşan Pencap alaylarına mensup askerleri kapsıyor. Pakistan Pencap hükümeti, bu gelişmeyi memnuniyetle karşılarken, Hindistan'da ise askerlerin anısına yeni anıtlar yapılması gündeme geldi. Tarihçi Dr. Rajesh Singh, 'Bu tanınma, sömürge dönemi askerlerine yönelik sistematik kayıtsızlığın da bir göstergesidir' yorumunu yaptı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Her ne kadar bu haber doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, I. Dünya Savaşı'nın önemli bir cephesi olan Çanakkale ve Filistin'de Pencaplı askerler de savaşmıştır. Türkiye'nin savaş tarihine ilişkin çalışmalarında Hint askerlerinin rolü sıklıkla göz ardı edilmektedir. Bu tür tanınma adımları, küresel tarih yazımında çokkültürlü bir perspektifin önemini hatırlatmaktadır. Ayrıca, Hindistan ve Pakistan'ın Türkiye ile ilişkilerinde tarihsel bağların vurgulanması açısından sembolik bir değere sahiptir.