Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), 1949'dan bu yana milyonlarca Filistinli mültecinin hayatının ayrılmaz bir parçası oldu. Doğduğumdan beri UNRWA benimle birlikte; onun sağladığı eğitim, sağlık hizmetleri ve gıda yardımı olmadan bir gelecek tahayyül etmek mümkün değil. Özellikle Gazze'de yaşanan soykırımın ardından, bu kurumun varlığı hayati önem taşıyor. UNRWA olmadan, Gazze'nin yeniden inşası ve mültecilerin temel ihtiyaçlarının karşılanması imkânsız hale gelir.
UNRWA'nın Tarihsel Rolü ve Önemi
UNRWA, 1948 Arap-İsrail savaşı sonrasında kuruldu ve o günden bu yana Filistinli mültecilere eğitim, sağlık, sosyal hizmetler ve acil yardım sağlıyor. Ajans, bugün beş bölgede (Gazze, Batı Şeria, Ürdün, Lübnan ve Suriye) yaklaşık 5,9 milyon kayıtlı mülteciye hizmet veriyor. Gazze'deki nüfusun büyük çoğunluğu UNRWA'ya kayıtlı ve bu insanların neredeyse tamamı ajansın sağladığı hizmetlere bağımlı durumda. Eğitimden sağlık hizmetlerine, gıda dağıtımından psikososyal desteğe kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren UNRWA, bölgedeki istikrarın temel taşlarından biri olarak kabul ediliyor.
Son yıllarda UNRWA, mali krizler ve siyasi baskılarla karşı karşıya kaldı. Özellikle ABD'nin 2018'de fonları kesmesi, ajansın zaten kırılgan olan bütçesini derinden sarstı. Bununla birlikte, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları ve devam eden abluka, UNRWA'nın iş yükünü katlanarak artırdı. Ajans, Gazze'de 2 milyondan fazla insanın acil gıda, su ve barınma ihtiyacını karşılamaya çalışıyor. Ancak kaynaklar yetersiz ve insani durum her geçen gün kötüleşiyor.
Gazze'deki Soykırım ve UNRWA'nın Geleceği
7 Ekim 2023'te başlayan ve hâlâ devam eden çatışmalar, Gazze'de benzeri görülmemiş bir yıkıma yol açtı. On binlerce insan hayatını kaybetti, altyapı büyük ölçüde tahrip oldu ve nüfusun büyük bir kısmı yerinden edildi. Bu koşullar altında UNRWA, uluslararası toplumun Gazze'ye ulaştırdığı yardımların ana kanalı haline geldi. Ajans, geçici barınma merkezleri kurdu, yüz binlerce kişiye gıda dağıttı ve sağlık hizmetleri sağladı. Ancak bu çabalar, devasa ihtiyaçların yanında yetersiz kalıyor.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres ve diğer üst düzey yetkililer, UNRWA'nın fonlanmaması durumunda Gazze'de insani bir felaketin kaçınılmaz olacağı konusunda defalarca uyardı. Buna rağmen, birçok Batılı ülke ajansa sağladığı fonları geçici olarak dondurdu. İsrail hükümeti ise UNRWA'yı Hamas'la iş birliği yapmakla suçluyor ve ajansın kapatılmasını talep ediyor. Bu iddialar, ajansın tarafsızlığı ve güvenilirliği konusunda ciddi tartışmalara yol açtı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
UNRWA'nın varlığı sadece Filistinli mülteciler için değil, tüm bölgenin istikrarı için kritik öneme sahip. Ajansın sağladığı eğitim ve sosyal hizmetler, mülteci kamplarında radikalleşmenin önlenmesine yardımcı oluyor. Ayrıca, UNRWA'nın çöküşü, Lübnan, Ürdün ve Suriye'deki mülteci kamplarında büyük bir sosyal ve ekonomik krize yol açabilir. Bu ülkeler, zaten kırılgan ekonomileri ve iç siyasi dengeleriyle başa çıkmaya çalışırken, ek bir mülteci dalgasıyla baş etmek durumunda kalabilir.
Uluslararası toplumun bu konudaki tutumu da belirleyici olacak. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yapılan oylamalarda, UNRWA'nın desteklenmesi yönünde güçlü bir irade ortaya çıkıyor. Ancak bu desteğin finansal olarak hayata geçirilmesi gerekiyor. ABD, Almanya ve diğer büyük bağışçıların UNRWA'ya sağladığı fonları yeniden gözden geçirmesi ve kalıcı çözümler bulması bekleniyor. Aksi takdirde, ajansın faaliyetlerini sürdürmesi neredeyse imkânsız hale gelecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türk dış politikası ve bölgesel istikrar açısından kritik bir öneme sahiptir. Türkiye, tarihsel olarak Filistin davasının en güçlü savunucularından biri olmuştur ve UNRWA'ya düzenli olarak mali destek sağlamaktadır. UNRWA'nın çöküşü, Gazze'de insani durumun daha da kötüleşmesine, yeni göç dalgalarının oluşmasına ve bölgede radikal grupların güçlenmesine yol açabilir. Bu durum, Türkiye'nin sınır güvenliğini ve ulusal çıkarlarını doğrudan etkileyebilir. Türkiye'nin, UNRWA'nın finansmanında daha aktif rol alması ve uluslararası toplumu bu konuda harekete geçirmesi beklenir. Ayrıca, Türkiye'nin ev sahipliğinde yapılan diplomatik girişimler, UNRWA'ya yönelik uluslararası desteğin artırılmasında belirleyici olabilir.