ABD Senatosu, federal hükümetin kapanmasını önlemek amacıyla hazırlanan geçici bütçe tasarısını (continuing resolution) kabul etti. Temsilciler Meclisi'nin kısa bir süre önce onayladığı kendi versiyonunun ardından Senato'nun da geçici harcama yasasını geçirmesiyle, iki kanat arasında uzlaşma sağlanması için süreç başladı. Yeni mali yılın 1 Ekim'de başlayacak olması nedeniyle, Kongre'nin iki kanadının ortak bir metin üzerinde anlaşarak Başkan Joe Biden'ın imzasına sunması gerekiyor. Aksi takdirde federal hükümet kısmi olarak kapanma riskiyle karşı karşıya kalacak.
Gelişmenin arka planı
Geçici bütçe tasarısı, federal kurumların faaliyetlerine devam edebilmesi için gereken fonu sağlayan bir önlem niteliği taşıyor. Her yıl mali yılın başlangıcında Kongre'nin 12 ayrı ödenek yasasını kabul etmesi beklenir; ancak bu süreç çoğu zaman tamamlanamadığı için geçici harcama yasaları devreye giriyor. Bu yıl da yaşanan siyasi kutuplaşma, bütçe müzakerelerini zorlaştırıyor. Temsilciler Meclisi'nde Cumhuriyetçilerin, Senato'da ise Demokratların çoğunlukta olduğu bir tablo söz konusu. İki parti arasındaki temel anlaşmazlıklar arasında göçmen politikaları, savunma harcamaları ve iç programların finansmanı yer alıyor.
Senato'nun kabul ettiği tasarı, geçici harcamaları 17 Kasım'a kadar sürdürmeyi öngörüyor. Temsilciler Meclisi'nin onayladığı versiyon ise 31 Ekim'e kadar geçerli olacak bir süre öngörüyor. İki metin arasındaki farkların yanı sıra, Meclis'in Ukrayna'ya yönelik ek yardımı kapsamayan tasarısı ile Senato'nun daha geniş kapsamlı yaklaşımı arasında da uyumsuzluk bulunuyor. Bu durum, müzakere sürecinin uzayabileceğine işaret ediyor.
Bölgesel veya küresel boyut
ABD'deki bütçe krizi, yalnızca iç siyaseti değil, küresel dengeleri de etkileyebilecek bir potansiyele sahip. Özellikle Ukrayna'ya yapılan askeri ve mali yardımın kesintiye uğraması, Avrupa'daki güvenlik mimarisini doğrudan ilgilendiriyor. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığı sürerken, ABD'nin bu yardımı sağlayamaması halinde Kiev yönetiminin savunma kapasitesi zayıflayabilir. Ayrıca, federal hükümetin kapanması durumunda ABD'nin kredi notu üzerinde olumsuz etkiler görülebilir; bu da küresel finans piyasalarında dalgalanmalara yol açabilir. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları, geçmişte benzer krizlerde ABD'nin notunu düşürme uyarısında bulunmuştu.
Bütçe süreci, aynı zamanda ABD'nin Çin'e yönelik stratejik rekabetinde de bir test niteliği taşıyor. Geçici harcama yasası, savunma bütçesinin yanı sıra teknoloji ve altyapı yatırımlarını da kapsadığı için, Kongre'nin ne kadar hızlı hareket edeceği, Biden yönetiminin dış politika önceliklerini etkileyebilir. Bu nedenle, gözler yalnızca Washington'un iç siyasetine değil, aynı zamanda bu kararların dünya genelindeki yansımalarına da çevrilmiş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bütçe krizi, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de dolaylı sonuçları olabilir. Öncelikle, ABD'nin Ukrayna'ya yardımının aksaması, Avrupa güvenliğini etkileyerek Türkiye'nin güvenlik ortamını da şekillendirebilir. Ayrıca, ABD'nin savunma harcamalarındaki olası kesintiler, Türkiye'nin F-16 tedariki gibi askeri alımlarını geciktirebilir veya yeniden müzakere edilmesine yol açabilir. Öte yandan, ABD federal hükümetinin kapanması, küresel piyasalarda belirsizlik yaratarak gelişmekte olan ülke para birimlerini olumsuz etkileyebilir; bu da Türk lirası üzerinde ek baskı oluşturabilir. Türkiye'nin bu süreçte diplomatik temaslarını sürdürmesi ve olası senaryolara karşı hazırlıklı olması önem taşıyor. Bölgesel istikrar ve transatlantik ilişkiler açısından bu gelişmenin yakından izlenmesi gerekiyor.