United Airlines, uçaklarında penceresi olmayan koltukları 'pencere kenarı' olarak satmakla suçlanıyor ve bir federal yargıç, yolcuların açtığı toplu davayı reddetme girişimini geri çevirdi. Chicago merkezli havayolu şirketi, Boeing 737 MAX 9 ve 757-200 tipi uçaklarında, fiziksel olarak pencere bulunmayan koltukları bu şekilde tanımlayarak tüketicileri yanılttığı iddiasıyla karşı karşıya. Davacılar, United Airlines'ın bu uygulamasının haksız rekabet ve yanıltıcı reklam yasalarını ihlal ettiğini savunuyor.
Gelişmenin Arka Planı
Dava, geçtiğimiz yıl Ohio'lu bir yolcu olan Eric Phillips tarafından açıldı. Phillips, Mart 2024'te Newark'tan İrlanda'nın başkenti Dublin'e yaptığı uçuşta, pencere kenarı olarak satın aldığı koltuğun aslında penceresiz olduğunu fark etti. Koltuğun yanındaki duvar tamamen düzdü ve herhangi bir pencere açıklığı bulunmuyordu. Phillips, bu durumun kendisinde 'klostrofobi' (kapalı alan korkusu) ve mide bulantısına yol açtığını belirtti. Bunun üzerine havayoluna karşı hukuki süreç başlattı.
United Airlines ise, mahkemeye yaptığı başvuruda, davacıların iddialarının 'saçma' olduğunu ve koltukların aslında fiziksel olarak bir pencereye sahip olması gerekmediğini savundu. Şirket, uçağın dış duvarına bitişik her koltuğun 'pencere kenarı' olarak tanımlanabileceğini ileri sürdü. Ancak New Jersey federal yargıcı John Michael Vazquez, 17 Nisan 2025 tarihli kararında, bu savunmayı reddetti. Yargıç, 'Bir pencerenin varlığı, ortalama bir tüketici için pencere kenarı koltuğunun tanımlayıcı bir özelliğidir. Havayolunun bu argümanı, tüketici beklentileriyle bağdaşmamaktadır' ifadelerini kullandı.
Davacıların avukatı Jacob H. Polin, kararı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, 'United Airlines'ın bu uygulaması, yolcuları sistematik olarak yanıltmaktadır. Müvekkillerimiz, penceresiz bir koltuğa fazladan ücret ödemek zorunda kalmıştır. Bu dava, tüm yolcular için adaletin yerini bulmasını sağlayacaktır' dedi. Havayolu şirketi ise konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu dava, havayolu endüstrisinde artan bir soruna dikkat çekiyor. Birçok havayolu, uçak içi yerleşim düzenlemelerinde yolcu kapasitesini artırmak için tuvalet, mutfak veya acil çıkış kapılarının yanına koltuklar yerleştiriyor. Bu koltuklar çoğu zaman pencere hizasında olmasına rağmen, fiziksel olarak bir pencere açıklığına sahip değil. Özellikle Boeing 737 MAX gibi yeni nesil dar gövdeli uçaklarda, motor kaplamaları veya gövde yapısı nedeniyle bazı 'pencere kenarı' koltuklarının penceresi bulunmuyor. Benzer bir dava geçtiğimiz yıllarda American Airlines'a karşı da açılmış, ancak mahkeme havayolu lehine karar vermişti. Ancak bu kez, yargıcın kararı, sektörde bir emsal teşkil edebilir. Tüketici hakları örgütleri, yolcuların bilinçli seçim yapabilmesi için havayollarının koltuk haritalarında pencere bulunmayan koltukları net bir şekilde işaretlemesi gerektiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu dava, Türkiye'deki havayolu şirketleri ve tüketici hakları açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türk Hava Yolları, Pegasus ve AnadoluJet gibi havayolları da benzer uçak konfigürasyonları kullanıyor. Özellikle Boeing 737 MAX ve Airbus A321neo gibi yeni nesil uçaklarda penceresiz koltuk sorunu yaşanabiliyor. Türkiye'de de tüketici mahkemeleri, yolcuların yanıltıcı reklam ve haksız ticari uygulamalara karşı dava açma hakkına sahip. SHGM (Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü), bu tür uygulamaların önüne geçmek için havayollarına koltuk haritalarında net bilgi verme zorunluluğu getirebilir. Küresel çapta bir emsal oluşması, Türk havayollarının da uygulamalarını gözden geçirmesine yol açabilir.