Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (Unicef), Yemen'de son iki hafta içinde en az dokuz çocuğun çatışmalarda hayatını kaybettiğini ve 50 binden fazla kişinin yerinden edildiğini bildirdi. Unicef'in açıklamasına göre, ülke genelinde artan çatışmalar ve istikrarsızlık, zaten kırılgan olan insani durumu daha da kötüleştiriyor. Yemen, yıllardır süren iç savaşın pençesinde ve dünyanın en büyük insani krizlerinden biriyle karşı karşıya.
İnsani krizin boyutları
Unicef'in verilerine göre, yerinden edilen 50 binden fazla kişi, çatışmaların yoğunlaştığı bölgelerden kaçmak zorunda kaldı. Bu kişilerin büyük bir kısmı kadın ve çocuklardan oluşuyor. Ülke genelinde zaten yetersiz olan sağlık, eğitim ve barınma hizmetleri, yeni yerinden edilmelerle birlikte daha da fazla baskı altına girdi. Unicef, çocukların hem fiziksel hem de psikolojik olarak ağır travmalar yaşadığını vurguluyor.
Yemen'deki çatışmalar, 2014 yılında Husi isyancılarının başkent Sanaa'yı ele geçirmesiyle başladı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun 2015'te müdahalesiyle savaş daha da şiddetlendi. Aradan geçen yıllara rağmen, çatışmalar aralıklarla devam ediyor ve sivil kayıplar artıyor. Birleşmiş Milletler, Yemen'i dünyanın en kötü insani krizlerinden biri olarak tanımlıyor; nüfusun yüzde 80'i insani yardıma muhtaç durumda.
Unicef'in raporu, çatışmaların çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor. Son iki haftada öldürülen dokuz çocuk, sadece son dönemdeki şiddetin bir yansıması. Örgüt, taraflara çocukları koruma çağrısında bulunarak, uluslararası hukuk kapsamında çocuk haklarının ihlal edilmemesi gerektiğini hatırlattı. Ancak sahada durum giderek kötüleşiyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Yemen'deki kriz, sadece ülke içinde değil, bölgesel istikrar açısından da ciddi sonuçlar doğuruyor. Ülke, Suudi Arabistan ile İran arasındaki vekalet savaşının merkezlerinden biri haline gelmiş durumda. Husi isyancılar İran tarafından desteklenirken, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon Yemen hükümetini destekliyor. Bu durum, çatışmaların uzamasına ve insani krizin derinleşmesine neden oluyor.
Uluslararası toplum, Yemen'deki insani felakete çözüm bulmakta zorlanıyor. Birleşmiş Milletler'in defalarca ateşkes çağrısı yapmasına rağmen, taraflar arasında kalıcı bir barış sağlanamadı. İnsani yardım kuruluşları, artan ihtiyaçlara rağmen yeterli fon bulmakta güçlük çekiyor. Özellikle Covid-19 pandemisi ve küresel ekonomik sorunlar, yardım akışını daha da kısıtladı.
Unicef'in son açıklaması, Yemen'deki durumun ne kadar acil olduğunu gösteriyor. Örgüt, çocukların korunması için derhal harekete geçilmesi gerektiğini belirtiyor. Ancak çatışmaların devam ettiği bir ortamda, insani yardımların ulaştırılması bile büyük risk taşıyor. Birçok bölgeye yardım konvoyları giremiyor, hastaneler ve okullar hedef alınabiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen'deki insani krize kayıtsız kalmayarak çeşitli yardım faaliyetleri yürütüyor. Türk Kızılayı ve diğer sivil toplum kuruluşları, bölgeye insani yardım ulaştırmaya çalışıyor. Ancak çatışma ortamı ve lojistik zorluklar, yardımların etkinliğini sınırlıyor. Türkiye'nin Yemen politikası, bölgesel istikrar ve insani değerler ekseninde şekilleniyor. Ayrıca Yemen'deki istikrarsızlık, Kızıldeniz ve Bab-el-Mendeb Boğazı'ndaki güvenlik risklerini artırarak Türkiye'nin deniz ticaret yollarını da dolaylı olarak etkiliyor. Bu nedenle Türkiye, Yemen'de kalıcı barış için diplomatik çabalara destek vermeyi sürdürüyor.