Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Malezya'nın Myanmar vatandaşlarını geri gönderme planında yer almadığını açıkladı. Kurum, söz konusu iade işlemlerine katılmadığını ve bu konuda herhangi bir rol üstlenmediğini bildirdi. Malezya hükümeti tarafından duyurulan plan çerçevesinde 1.476 Myanmar vatandaşının ülkelerine geri gönderilmesi öngörülüyor. Bu kişilerin çoğunun Myanmar'da ciddi insan hakları ihlalleri riski altında olduğu belirtiliyor. Karar, insan hakları örgütleri ve uluslararası kuruluşlar tarafından endişeyle karşılandı.
İade Planının Arka Planı
Malezya, uzun süredir Myanmar'dan gelen sığınmacılara geçici koruma sağlıyor. Ancak son yıllarda artan baskılar ve ekonomik zorluklar nedeniyle geri gönderme işlemlerini hızlandırma eğiliminde. Myanmar'daki askeri darbe sonrası ülkeden kaçan binlerce kişi Malezya'ya sığınmıştı. Birleşmiş Milletler verilerine göre Malezya'da kayıtlı yaklaşık 100 bin Myanmar mülteci bulunuyor. Ancak kayıt dışı sayının çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. Malezya hükümeti, geri gönderme kararının gönüllü olduğunu savunuyor. Fakat hak grupları, baskı altında alınan ifadelerin gerçek gönüllülüğü yansıtmadığını vurguluyor. UNHCR, uluslararası hukuk çerçevesinde geri göndermeme ilkesinin (non-refoulement) altını çiziyor. Bu ilke, kişilerin işkence veya ciddi zarar görecekleri ülkelere gönderilmemesini gerektiriyor.
Myanmar'da askeri yönetim altında durum son derece istikrarsız. Ülke genelinde çatışmalar sürüyor, ekonomik kriz derinleşiyor ve insan hakları ihlalleri yaygın. Özellikle Rohingya Müslümanları ve diğer etnik azınlıklar sistematik baskı altında. Geri gönderilecek kişiler arasında savaştan kaçan siviller, eski aktivistler ve gazeteciler de bulunuyor. Bu kişilerin Myanmar'a dönmeleri halinde keyfi gözaltı, işkence ve zorla askere alınma riski yüksek. Hak örgütleri, Malezya'nın bu kişileri koruma altına alması gerektiğini savunuyor. Uluslararası toplum, Malezya'ya iade kararını gözden geçirme çağrısı yapıyor. Ancak Malezya, egemenlik haklarına vurgu yaparak dış müdahaleye kapalı olduğunu gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Myanmar krizi, Güneydoğu Asya'da istikrarı tehdit eden en önemli sorunlardan biri. 2021 darbesinden bu yana ülkeden kaçanların sayısı 1 milyonu aştı. Komşu ülkeler Tayland, Bangladeş ve Malezya önemli sayıda mülteciye ev sahipliği yapıyor. Ancak bu ülkelerin çoğu mültecilere yasal statü tanımıyor ve geri gönderme riski her zaman mevcut. ASEAN, Myanmar konusunda etkili bir çözüm üretemiyor. Uluslararası toplumun baskıları da sınırlı sonuç veriyor. UNHCR'nin açıklaması, kurumun iade planına mesafe koyarak yasal sorumluluktan kaçınma çabası olarak yorumlanıyor. Aynı zamanda kurum, Malezya'ya mülteci haklarını koruma çağrısında bulunuyor. BM, insani koridorlar ve güvenli bölgeler oluşturulması için çağrılarını sürdürüyor. Fakat pratikte etkili bir mekanizma bulunmuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olarak, geri gönderme politikaları konusunda hassas bir konumda. Suriyeli mültecilerin geri dönüşü tartışmaları sürerken Malezya'nın Myanmar vatandaşlarını iade kararı, Türkiye'nin kendi politikaları için emsal teşkil edebilir. Türkiye, uluslararası hukukta geri göndermeme ilkesine bağlı olduğunu savunuyor ancak zaman zaman eleştirilerle karşılaşıyor. Bu olay, Türkiye'nin mülteci hakları konusundaki tutumunu gözden geçirmesi ve insani değerleri ön planda tutması gerektiğini hatırlatıyor. Bölgesel istikrar açısından da Myanmar'daki çatışmaların uzaması, küresel göç dalgalarını tetikleyerek Türkiye'yi dolaylı yoldan etkileyebilir. Türkiye, ASEAN ülkeleriyle işbirliğini artırarak göç yönetiminde ortak çözümler aramalı.