ABD'nin Ortadoğu'daki etkisinin zayıfladığı bir dönemde, stratejik konumu ve tarafsız dış politikasıyla bilinen Umman, Çin ile ilişkilerini hızla derinleştiriyor. Bu ay başında Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı Miao Deyu ile Umman Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri İdris Abdurrahman El Kindi'nin bir araya gelmesi, iki ülke arasındaki stratejik yakınlaşmanın en son işareti oldu. Görüşmede taraflar, birbirlerinin temel çıkarlarına desteklerini yineleyerek Kuşak ve Yol Girişimi ile Umman Vizyon 2040 arasındaki işbirliğinin derinleştirilmesini ele aldı. Bu gelişme, Körfez'in geleneksel olarak Batı'ya yakın duran bir ülkesinin, Çin'in Ortadoğu'daki nüfuzunu artırdığı bir dönemde denge arayışına girdiğini gösteriyor.
Gelişmenin Arka Planı
Umman, uzun süredir bölgesel anlaşmazlıklarda arabulucu rolü üstlenerek, İran ve Suudi Arabistan gibi rakip güçlerle iyi ilişkiler kurmayı başarmış bir ülke. Bu tarafsız duruş, Umman'ı Çin için cazip bir ortak haline getiriyor. Çin, Orta Doğu'da artan enerji ihtiyacını karşılamak ve bölgesel güvenlik mimarisinde söz sahibi olmak için Umman'ın stratejik konumundan yararlanmak istiyor. Umman Körfez'in girişinde, Hürmüz Boğazı'nın hemen yanında yer alıyor; bu da onu küresel enerji ticareti için kritik bir nokta haline getiriyor.
Çin ile Umman arasındaki ekonomik bağlar giderek güçleniyor. Çin, Umman'ın en büyük ticaret ortaklarından biri ve iki ülke arasındaki ticaret hacmi son yıllarda istikrarlı bir artış gösteriyor. Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Umman'da liman, demir yolu ve enerji projeleri hayata geçiriliyor. Çinli şirketler, Umman'ın altyapı projelerinde aktif rol alıyor ve bu da Çin'in bölgedeki ekonomik nüfuzunu artırıyor. Umman Vizyon 2040 ise ülkenin ekonomik çeşitlendirme hedeflerini ortaya koyuyor; petrol dışı sektörlerin geliştirilmesi ve yabancı yatırımın çekilmesi öncelikli hedefler arasında. Bu vizyon, Çin'in altyapı finansmanı ve teknolojik kapasitesiyle örtüşüyor.
İki ülke arasındaki askeri ve güvenlik işbirliği de dikkat çekiyor. 2023 yılında Çin ve Umman donanmaları ortak deniz tatbikatı gerçekleştirmiş, bu da iki ülkenin savunma bağlarının güçlendiğine işaret etmişti. Ayrıca, Çin'in Umman'daki dinleme tesisleri kurduğu yönündeki iddialar, Washington'da endişe yaratmış durumda. Bu tesislerin, Basra Körfezi ve Hint Okyanusu'ndaki deniz trafiğini izlemek için kullanılabileceği düşünülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Umman'ın Çin'e yaklaşması, ABD'nin Ortadoğu'daki geleneksel müttefiklerinin, Washington'ın bölgeye yönelik ilgisinin azaldığı algısıyla yeni denge arayışlarına girdiğini gösteriyor. ABD'nin Irak ve Afganistan'dan çekilmesi, Suriye'deki etkisizliği ve İran ile nükleer müzakerelerdeki belirsizlikler, Körfez ülkelerinde ABD'nin güvenilirliğine dair soru işaretleri oluşturdu. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler de Çin ve Rusya ile ilişkilerini çeşitlendirirken, Umman da bu eğilime ayak uyduruyor.
Çin, Ortadoğu'da barış elçisi imajını güçlendirmeye çalışıyor. Geçtiğimiz yıl Suudi Arabistan ve İran'ın diplomatik ilişkilerini yeniden başlatmasına aracılık eden Çin, bölgede arabulucu rolünü kurumsallaştırmak istiyor. Umman'ın bu süreçteki deneyimi, Çin için değerli bir ortaklık fırsatı sunuyor. Umman, İran'la Batı arasındaki nükleer görüşmelerde ve Yemen'deki ateşkes çabalarında daha önce de aracı olmuştu; bu nedenle Çin, Umman'ın diplomatik birikiminden yararlanabilir.
ABD ise Umman'ın bu hamlesini yakından izliyor. Washington, Umman'ın stratejik öneminin farkında olmakla birlikte, bölgede artan Çin etkisini dengelemek için yeni stratejiler geliştirmeye çalışıyor. ABD'nin Umman'a yönelik askeri yardımları ve güvenlik işbirliği devam ediyor; ancak Umman'ın Çin ile derinleşen bağları, ABD'nin bölgedeki nüfuzunun sınırlarını ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Ortadoğu politikalarını doğrudan etkileyebilecek bir nitelik taşıyor. Türkiye, Körfez ülkeleriyle son yıllarda ekonomi ve savunma alanında işbirliğini artırmış durumda. Umman'ın Çin'e yönelmesi, bölgedeki güç dengelerini değiştirebilir ve Türkiye'nin Kuşak ve Yol Girişimi ile olan ilişkisini etkileyebilir. Türkiye de Çin'le ekonomik bağlarını derinleştirirken, bu durumda bölgesel rekabetin bir parçası haline gelebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Orta Koridor girişimi ile Çin'in Kuşak ve Yol projesi arasındaki rekabet ve işbirliği alanları, Umman üzerinden yeniden şekillenebilir. Türkiye, bölgesel istikrar ve enerji güvenliği açısından Körfez'deki gelişmeleri yakından takip etmeli ve yeni denklemlerde yerini almalıdır.