Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, 26 Haziran'da ülkenin güvenlik servisine Rus topraklarına yönelik 40 günlük bir saldırı kampanyası başlama emri verdi. Bu hamle, Kiev'in savaş inisiyatifini yeniden ele geçirme ve Rus kalbine savaşı taşıma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Harekatın ilk sonuçları, Ukrayna'nın Rus ordusu üzerinde baskı oluşturmayı başardığını, ancak uzun vadeli etkilerinin henüz netleşmediğini gösteriyor. Özellikle Bryansk, Kursk ve Belgorod gibi sınır bölgelerine yönelik saldırılar, Rusya'nın lojistik hatlarına darbe vurmayı hedefliyor.
Zelenskiy'nin Cesur Hamlesi: Savaşı Rus Topraklarına Taşımak
Ukrayna yönetimi, savaşın başından itibaren uluslararası toplumdan gelen silah desteğine rağmen, Rus savunma hatlarını yarma konusunda zorlanıyordu. Bu nedenle Zelenskiy, savaşın psikolojik boyutunu da hesaba katarak, Rusya'nın iç bölgelerini hedef alan bir strateji benimsedi. 40 günlük kampanya kapsamında Ukrayna güçleri, insansız hava araçları ve uzun menzilli silahlarla Rus askeri tesislerine, enerji altyapısına ve komuta merkezlerine baskınlar düzenledi. Bu saldırıların amacı, Rus halkında savaşın getirdiği gerçek yıkımı hissettirmek ve Rus liderliğine olan güveni sarsmaktı. Aynı zamanda bu taktik, Ukrayna'nın Batılı müttefiklerine, özellikle de ABD ve Avrupa'ya, Kiev'in hâlâ etkili bir askeri güç olduğunu gösterme çabasıydı.
Kampanyanın en dikkat çekici yanı, Zelenskiy'nin bu hamleyle, savaşın başından beri Ukrayna'ya verdiği destekle bilinen ABD'deki Cumhuriyetçi kanatta yer alan isimlerle, özellikle de eski Başkan Donald Trump'la olan ilişkisini yeniden şekillendirmeyi başarmasıydı. Trump'ın Ukrayna'ya yardım konusunda çekimser bir tutum sergilediği dönemde, Kiev'in kendi topraklarını savunmanın yanı sıra saldırı gücüne sahip olduğunu göstermesi, ABD'deki destekçilerini cesaretlendirdi. Öte yandan, Moskova yönetimi bu saldırıları 'terör eylemi' olarak nitelendiriyor ve Ukrayna'nın daha büyük bir Rus saldırısını kışkırttığı uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Ukrayna'nın Rusya sınırındaki saldırıları, savaşın jeopolitik boyutunu değiştirebilir. Rusya'nın 'kırmızı çizgiler' olarak tanımladığı alanlara yönelik bu tür bir operasyon, NATO ülkelerinde endişe yaratıyor. Bazı analistler, Moskova'nın bu hamlelere karşı Baltık ülkeleri veya Polonya sınırında asimetrik yanıtlar verebileceğini belirtiyor. Avrupa Birliği ise Ukrayna'nın savaşta inisiyatif almasını memnuniyetle karşılasa da, çatışmanın tırmanma riskine karşı temkinli. ABD'li yetkililere göre, Ukrayna'nın 40 günlük kampanyası, savaşın dinamiklerini kökünden değiştirecek bir dönüm noktası değil, ancak Kiev'e diplomatik müzakere masasında el güçlendiren bir koz sağlayabilir. Bu durum, özellikle 2024 yılında Trump'ın yeniden başkan seçilmesi durumunda Ukrayna-ABD ilişkilerinde yeni bir sayfa açılmasına zemin hazırlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna'nın Rusya topraklarına yönelik bu saldırıları, Türkiye'nin Karadeniz bölgesindeki güvenlik dengelerini etkileyebilir. Ankara, bir yandan Ukrayna'ya askeri destek sağlarken, diğer yandan Rusya ile diplomatik kanalları açık tutuyor. Bu çatışmanın tırmanması, Türkiye'nin Montrö Sözleşmesi kapsamındaki boğaz trafiği politikasını ve enerji tedarik hatlarını (TürkAkım gibi) risk altına sokabilir. Ayrıca, Türkiye'nin arabuluculuk rolü, çatışmanın toprak genişlemesi nedeniyle zorlaşabilir. Küresel düzeyde, Ukrayna'nın başarısızlığı durumunda Rusya'nın daha agresif bir tutum sergilemesi, Türkiye'nin Suriye ve Libya'da Rusya ile rekabet ettiği bölgelerde de etkisini hissettirebilir.