Ukraynalı yetim Denys Kostev, 2022 yılında Rus işgali altındaki bölgeden zorla Rusya'ya nakledildiğini ve Rus yanlısı kampanyalarda yer almaya zorlandığını, nihayetinde kaçmayı başardığını açıkladı. Kostev'in anlattıkları, savaşın çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisini ve zorla transfer iddialarını bir kez daha gündeme getiriyor.
Zorla transfer ve zorla çalıştırma iddiaları
Denys Kostev, Rus güçlerinin kontrolündeki bir yetimhanede kaldığı sırada 2022'de ayrılıkçı milisler tarafından alıkonulduğunu ve Rusya Federasyonu'na bağlı bir bölgeye götürüldüğünü belirtiyor. Orada kendisine Rus pasaportu verildiğini ve Rus yanlısı mitinglere katılmaya zorlandığını söylüyor. Kostev, "Yaşamak istiyordum, bu yüzden direnemedim" diyerek o dönemde hayatta kalma mücadelesi verdiğini ifade ediyor.
Uluslararası kuruluşlar, Rusya'nın işgal ettiği Ukrayna topraklarından binlerce çocuğu zorla Rusya'ya naklettiğini ve bu çocuklara Rus vatandaşlığı vererek asimilasyon politikası izlediğini rapor ediyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, bu uygulamaları savaş suçu olarak nitelendiriyor. Rusya ise iddiaları reddediyor ve çocukların güvenli bölgelere tahliye edildiğini savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Kostev'in hikâyesi, Ukrayna'daki savaşın en savunmasız kesimini oluşturan yetim ve refakatsiz çocukların durumunu gözler önüne seriyor. Ukrayna hükümeti, savaşın başından bu yana yaklaşık 20 bin çocuğun zorla Rusya'ya götürüldüğünü belirtiyor. Bu çocukların bir kısmı evlat edinilme veya Rus ailelere verilme yoluyla kimliklerinden koparılıyor.
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Mart 2023'te Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve çocuk hakları komiseri Maria Lvova-Belova hakkında, Ukraynalı çocukların yasa dışı sürgünü nedeniyle tutuklama emri çıkarmıştı. Bu karar, zorla transferlerin uluslararası hukuk açısından ciddiyetini gösteriyor. Ancak Rusya, UCM'nin yargı yetkisini tanımadığını açıkladı.
Kostev gibi kaçmayı başaran çocuklar, yaşadıkları travmayı atlatmakta zorlanıyor. Psikologlar, zorla yerinden edilen çocuklarda kimlik karmaşası, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu görüldüğünü belirtiyor. Ukrayna, bu çocukların geri getirilmesi için uluslararası toplumdan destek bekliyor. Ancak Rusya'nın işbirliği yapmaması süreci zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna'daki savaşta denge politikası izleyerek hem Kiev hem Moskova ile diyalog kanallarını açık tutmaya çalışıyor. Ancak zorla çocuk transferi gibi insani krizler, Türkiye'nin insan hakları ve uluslararası hukuk temelindeki tutumunu zorluyor. Türkiye, Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı platformlarında Ukraynalı çocukların durumuna dikkat çekebilir. Ayrıca savaşın uzaması, Karadeniz'deki güvenlik dengelerini ve enerji arz güvenliğini olumsuz etkileyerek Türkiye'nin ekonomik ve stratejik çıkarlarını da tehdit ediyor.