Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik son büyük çaplı saldırılarında en az dokuz sivil hayatını kaybetti, 18. yüzyıldan kalma tarihi bir manastır yangında kül oldu. Ukrayna acil durum servisleri, saldırıların özellikle Ukrayna'nın güney ve doğu bölgelerinde yoğunlaştığını, çok sayıda konut ve altyapı tesisinin hedef alındığını bildirdi. Saldırılarda ölenler arasında bir aileden üç kişinin bulunduğu belirtilirken, yaralı sayısının 20'yi aştığı ifade ediliyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, saldırıları 'terör' olarak nitelendirerek uluslararası topluma daha fazla destek çağrısında bulundu.
Saldırıların ayrıntıları ve hedef alınan bölgeler
Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Rus güçleri son 24 saat içinde Ukrayna'nın doğusundaki Donetsk, Harkiv ve güneydeki Herson bölgelerine ağır bombardıman düzenledi. Donetsk bölgesinde bir kasabaya isabet eden füze, bir evi tamamen yıktı; enkaz altında kalan dört kişi hayatını kaybetti. Harkiv'de bir okul binasına isabet eden top mermisi sonucu iki öğretmen yaşamını yitirdi. Herson'da ise bir kilise kompleksi içindeki tarihi manastır, çıkan yangında kullanılamaz hale geldi. Manastırın 1760'lı yıllarda inşa edildiği ve bölgenin önemli kültürel miraslarından biri olduğu belirtiliyor. Ukrayna Kültür Bakanlığı, manastırdaki ikonostasisin ve el yazması kitapların büyük ölçüde tahrip olduğunu duyurdu.
Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların Ukrayna'nın askeri altyapısını hedef aldığını, sivil kayıpların 'provokasyon' olduğunu iddia etti. Ancak Birleşmiş Milletler Ukrayna İnsan Hakları İzleme Misyonu, sivillerin ölümüne yol açan saldırıların uluslararası insancıl hukuku ihlal ettiğini vurguladı. Uluslararası Kızılhaç Komitesi de bölgeye acil insani yardım sevkiyatı başlattı. Savaşın başlamasından bu yana Ukrayna'da en az 10 bin sivilin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Saldırılar, ABD Başkanı Joe Biden'ın Kiev'e 60 milyar dolarlık askeri yardım paketini onaylamasının hemen ardından geldi. Analistler, Rusya'nın bu saldırılarla Ukrayna'nın savunma hattını zayıflatmayı ve yardımların etkisini minimize etmeyi hedeflediğini belirtiyor. NATO, saldırıları kınarken, Ukrayna'ya hava savunma sistemleri ve mühimmat sevkiyatını hızlandırma kararı aldı. Rusya'nın enerji altyapısına yönelik saldırıları ise Avrupa'da enerji güvenliği endişelerini yeniden gündeme getirdi. Özellikle Moldova ve Romanya, Ukrayna sınırına yakın bölgelerde hava savunma tedbirlerini artırdı. Çin, taraflara itidal çağrısı yaparken, Hindistan doğrudan bir yorumdan kaçındı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya-Ukrayna savaşının tırmanması Türkiye'nin Karadeniz'deki çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Tahıl koridoru anlaşmasının askıya alınması ve artan mayın tehlikesi, Türk gemilerinin güvenliğini tehdit ederken, enerji fiyatlarındaki dalgalanma da Türkiye ekonomisi üzerinde baskı oluşturuyor. Türkiye'nin arabuluculuk rolü daha da önem kazanırken, Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamındaki haklarını kullanarak savaş gemilerinin geçişini kısıtlama politikası devam ediyor. Ankara, her iki tarafla diyalog kanallarını açık tutarak krizi yönetmeye çalışıyor.