Ukrayna parlamentosu, Salı günü yaptığı oturumda, yurt dışından gelen paketlere vergi getirilmesini öngören yasa tasarısını reddetti. Bu yasa, ülkenin IMF ve Avrupa Birliği'nden alması gereken mali yardımların ön koşullarından biri olarak görülüyordu. Hükümetin artan mali riskler ve savunma ihtiyaçları için bütçe açığı uyarılarına rağmen, milletvekilleri tasarıyı onaylamadı. Karar, Ukrayna'nın savaş ortamında dış finansmana bağımlılığını bir kez daha gündeme getirdi.
Gelişmenin arka planı
Ukrayna hükümeti, Rusya ile süren savaşın ekonomik yükünü hafifletmek ve ordunun ihtiyaçlarını karşılamak için uluslararası kreditörlerle anlaşmalar yapmış durumda. IMF ve AB, Ukrayna'ya sağladıkları mali destek paketlerini belirli reformların hayata geçirilmesine bağlamıştı. Bu reformlar arasında kamu maliyesinin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yeni vergi gelirleri oluşturulması da yer alıyor. Yabancı paketlere uygulanacak vergi, bu kapsamda öngörülen düzenlemelerden biriydi. Ancak parlamento, halkın tepkisini çekebilecek bu düzenlemeye sıcak bakmadı. Muhalefet, savaş koşullarında vatandaşların üzerine ek yük bindirilmemesi gerektiğini savunuyor. Hükümet ise bu gelir kaynağının ordu için kritik olduğunu ve fonların gecikmesinin cephede olumsuz sonuçları olabileceğini dile getiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
IMF ve AB fonlarının kilitlenmesi, yalnızca Ukrayna'nın iç mali dengesini değil, aynı zamanda bölgesel istikrarı da etkileyebilir. Savaşın uzamasıyla birlikte Ukrayna'nın ekonomik kırılganlığı artarken, Batılı müttefiklerin desteği hayati önem taşıyor. Bu mali yardımların gecikmesi, Ukrayna'nın reform sürecini ve AB'ye üyelik yolundaki ilerlemesini de yavaşlatabilir. Öte yandan, Avrupa'daki aşırı sağ hareketlerin Ukrayna'ya yapılan yardımları eleştirdiği bir dönemde, bu tür aksaklıklar Batı kamuoyunda da farklı yorumlanabilir. Rusya'nın Ukrayna'nın siyasi istikrarsızlığını kendi lehine kullanma ihtimali, bölgesel güvenlik açısından ayrı bir risk unsuru oluşturuyor.
Ukrayna'nın IMF ile yakın zamanda tamamladığı dördüncü gözden geçirme sonucunda yaklaşık 880 milyon dolarlık dilim ödenmişti. Ancak bu yeni yasanın kabul edilmemesi, bir sonraki dilimlerin askıya alınmasına neden olabilir. AB fonları da benzer şekilde Ukrayna'nın yapısal reformlar yapmasına bağlı. Yetkililer, bütçe açığının kapanması için alternatif kaynaklar bulmak zorunda kalacaklarını belirtiyor. Bu durum, savaşın finansmanında yaşanacak bir daralmanın, ordunun lojistik desteğinden altyapı onarımlarına kadar pek çok alanda kendini hissettirebileceği anlamına geliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine verdiği desteği sürdürürken, Karadeniz'in güvenliği açısından Ukrayna'nın istikrarı kritik önem taşıyor. Rusya'nın saldırgan politikaları karşısında Ukrayna'nın direncinin kırılması, bölgedeki dengeleri Türkiye aleyhine değiştirebilir. Bu nedenle Ukrayna'nın mali kırılganlığı yalnızca o ülkenin sorunu değil, aynı zamanda Türkiye'nin de dahil olduğu bölgesel güvenlik mimarisini ilgilendiren bir konu. Türkiye'nin savunma sanayisinde Ukrayna ile iş birliği projeleri bulunması, Kiev'in askeri harcamalarını azaltması durumunda bu alanları da olumsuz etkileyebilir. Dolayısıyla Ukrayna'daki mali istikrar, Türkiye'nin Karadeniz politikası açısından yakından izlenmesi gereken bir gelişme.