Ukrayna, savaşın ilk günlerinden bu yana gösterdiği olağanüstü direnç, teknolojik yenilikler ve Avrupa Birliği ile NATO ülkelerinden aldığı güçlü destek sayesinde savaşın gidişatını Rusya aleyhine çevirmeyi başardı. Kiev yönetimi, hava savunması ve insansız hava aracı (İHA) teknolojilerindeki atılımlarla Moskova’nın savaş stratejisini bozguna uğratırken, Batı’nın sağladığı mali ve askeri yardım Ukrayna ordusunun sahada tutunmasını sağladı. Savaşın ikinci yılına girilirken Rusya, beklemediği bir dirençle karşılaştı ve stratejik hedeflerinden sapmak zorunda kaldı.
Gelişmenin Arka Planı
2022 Şubatında başlayan işgalin ilk haftalarında Rusya’nın Kiev’i ele geçirmeyi planladığı biliniyordu. Ancak Ukrayna kuvvetlerinin kararlı savunması ve lojistik destek hatlarının başarısızlığı bu planı suya düşürdü. Ardından Rusya, doğu ve güneydeki hedeflere yöneldi. Ukrayna, Batı silahları sayesinde karşı saldırılara geçti.
Ukrayna’nın başarısında en kritik unsurlardan biri, sivil toplum ve ordunun uyumlu çalışmasıydı. Savaşın başından beri Ukrayna vatandaşları, askeri lojistiğe destek verdi ve direniş ruhu sayesinde ülke ayakta kaldı. Ayrıca Ukrayna, Starlink uydu internet sistemi sayesinde haberleşme ve koordinasyon avantajı elde etti.
Öte yandan Rusya, askeri kayıplar ve yaptırımların etkisiyle sahada zorlanıyor. Ukrayna’nın Bayraktar TB2 gibi İHA’ları ve Batı yapımı uzun menzilli topçu sistemleri, Rus ikmal hatlarını vurarak lojistik kriz yarattı. Bu durum, Rusya’nın cephede ilerleyişini durdurduğu gibi bazı bölgelerden geri çekilmesine de neden oldu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ukrayna’nın direnci, Doğu Avrupa güvenlik mimarisini yeniden şekillendiriyor. Polonya, Romanya ve Baltık ülkeleri, Rus tehdidine karşı NATO’ya daha sıkı bağlanırken, İsveç ve Finlandiya’nın ittifaka katılma süreci hızlandı. Aynı zamanda Avrupa, enerji bağımlılığını azaltmak için alternatif kaynak arayışına girdi.
Küresel düzeyde ise bu savaş, Çin ve Hindistan gibi ülkelerin konumunu etkiledi. Her iki ülke de Rusya’ya yaptırım uygulamazken, enerji ve silah ticaretini sürdürdü. Ancak savaşın uzaması, küresel gıda ve enerji fiyatlarında dalgalanmalara yol açarak gelişmekte olan ülkeleri olumsuz etkiledi. Tahıl Koridoru anlaşmaları bu krizi kısmen hafifletse de riskler devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, savaşın başından beri arabulucu rolü üstlenerek Tahıl Koridoru anlaşmasına ev sahipliği yaptı ve her iki tarafla da diplomatik temasını sürdürdü. Ukrayna’nın direnci, Ankara’nın dengeli politikasını zorlarken, Karadeniz’deki güvenlik dengesini de istikrarsızlaştırdı. Türkiye, Montrö Sözleşmesi’ni uygulayarak savaş gemilerinin geçişini sınırladı ve bu sayede bölgede dengeyi korudu. Uzun vadede savaşın sonlanması durumunda, Türkiye’nin Karadeniz’deki enerji ve güvenlik çıkarları daha belirgin hale gelecek. Ayrıca Ukrayna’nın yeniden inşasına yönelik ihalelerde Türk şirketlerinin yer alması, ekonomik iş birliği açısından fırsatlar sunuyor.