Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yazdığı ender bir açık mektupta, savaşı sona erdirmek için yüz yüze barış görüşmeleri teklif etti. Kiev’in bu hamlesi, uluslararası kamuoyunda “kalem diplomasisi” olarak nitelendirilirken, Moskova’dan gelen ilk yanıt soğuk oldu. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, mektubun içeriğine dair ayrıntılı bilgi vermezken, Rusya’nın mevcut koşullarda bu tür bir görüşmeye sıcak bakmadığını ifade etti. Zelenski’nin mektubu, savaşın üçüncü yılına yaklaşılırken taraflar arasındaki diplomatik açılımın yeniden gündeme gelmesine neden oldu.
Gelişmenin Arka Planı
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, 21 Kasım 2023 tarihli mektubunda, Rusya ile barış müzakerelerinin yeniden başlatılması için doğrudan diyalog çağrısı yaptı. Mektup, Ukrayna’nın bağımsızlık günü olan 24 Ağustos’ta yayımlanması planlanan ancak ertelenen bir girişimin parçası olarak değerlendiriliyor. Zelenski, daha önce defalarca Putin ile ancak Rus güçlerinin Ukrayna topraklarından tamamen çekilmesi halinde görüşebileceğini söylemişti. Ancak son mektubunda, “Tüm Ukrayna topraklarının işgalden kurtarılmasını beklemeden, derhal bir ateşkes ve müzakerelere başlamaya hazırız” ifadelerini kullanarak önceki pozisyonunda esneme sinyali verdi.
Mektubun hedef kitlesi yalnızca Putin değildi. Zelenski, mektubu uluslararası basında yayımlayarak Batılı müttefiklere de mesaj göndermek istedi. Ukrayna yönetimi, Batı’dan gelen askeri yardımların azalması ve savaş yorgunluğu endişeleriyle karşı karşıya. Özellikle ABD’de Cumhuriyetçi Parti’nin Temsilciler Meclisi’ndeki çoğunluğu, Ukrayna’ya yeni yardım paketlerini onaylamakta isteksiz davranıyor. Zelenski, bu mektupla Kiev’in barıştan yana olduğunu göstererek Batı kamuoyunda desteği canlı tutmayı amaçlıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Zelenski’nin mektubu, savaşın seyrinde önemli bir dönüm noktası olarak görülmese de diplomatik açıdan dikkat çekici bir adım. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise daha önce Ukrayna’nın doğusundaki dört bölgenin ilhakını tanıması ve NATO üyeliğinden vazgeçmesi koşuluyla müzakerelere açık olduğunu belirtmişti. Kremlin’in Zelenski’nin mektubuna ilk tepkisi, “Rusya’nın önceliği askeri hedeflerine ulaşmaktır” şeklinde oldu. Uzmanlar, Moskova’nın mevcut cephe hatlarında avantajlı konumdayken müzakerelere yanaşmayacağını, ancak Ukrayna’nın kış aylarında olası bir karşı taarruza hazırlandığını belirtiyor.
Avrupa Birliği ve NATO yetkilileri, Zelenski’nin mektubunu “cesur bir diplomatik girişim” olarak nitelerken, Çin ve Hindistan gibi ülkelerin barış sürecinde arabuluculuk rolü oynaması bekleniyor. Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde Ağustos ayında düzenlenen Ukrayna barış zirvesine 40’tan fazla ülke katılmış, ancak Rusya davet edilmemişti. Zelenski’nin doğrudan Putin’e yazması, taraflar arasında resmi olmayan bir kanalın açılmasına olanak sağlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, savaşın başından bu yana hem Ukrayna hem de Rusya ile ilişkilerini dengede tutarak arabuluculuk rolü üstleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önce İstanbul’da yapılan müzakerelerde tarafları bir araya getirmişti. Zelenski’nin bu mektubu, Türkiye’nin tekrar devreye girmesi için bir fırsat penceresi açabilir. Ankara, Karadeniz tahıl koridoru anlaşmasının yeniden canlandırılması ve esir takası gibi konularda somut adımlar atarak hem bölgesel barışa katkı sağlayabilir hem de uluslararası arenadaki itibarını pekiştirebilir. Ancak Moskova’nın mevcut tutumu, Türkiye’nin arabuluculuk çabalarının kısa vadede sonuç vermesini zorlaştırıyor.