ABD Hazine Bakanlığı'nın internet sitesinde yer alan bilgiye göre, ABD yönetimi Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel'e yaptırım uyguladı. Yaptırım kararı, ABD Başkanı Donald Trump'ın Küba'nın 'iyi yönetilen bir ülke' olmasını istediğini açıklamasının ardından geldi. Trump, bu açıklamayı gazetecilere yaptığı kısa bir değerlendirme sırasında dile getirdi. Yaptırım, Díaz-Canel'in ABD'deki mal varlıklarının dondurulmasını ve ABD vatandaşları ile şirketlerinin onunla ticari ilişki kurmasının yasaklanmasını içeriyor.
Yaptırımın arka planı ve ABD-Küba ilişkileri
ABD ile Küba arasındaki ilişkiler, 1959 devriminden bu yana gergin seyrediyor. ABD, 1962'den beri Küba'ya ekonomik ambargo uyguluyor. Obama döneminde ilişkiler normalleşme sürecine girmiş, 2014'te diplomatik ilişkiler yeniden kurulmuş ve bazı yaptırımlar hafifletilmişti. Ancak Trump yönetimi göreve geldikten sonra bu politikayı tersine çevirerek Küba'ya yönelik yaptırımları artırdı. 2021'de Biden yönetimi de Trump'ın Küba politikasını büyük ölçüde sürdürdü. Díaz-Canel, 2018'de Raúl Castro'nun yerine devlet başkanı olmuş, 2021'de ise Küba Komünist Partisi Birinci Sekreteri seçilmişti. Yaptırım, onun ABD'deki varlıklarını hedef alıyor ve seyahat özgürlüğünü kısıtlıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin Küba'ya yönelik yaptırımları, Latin Amerika'da tepkiyle karşılanıyor. Birçok Latin Amerika ülkesi, ABD'nin tek taraflı yaptırımlarının uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunuyor. Ayrıca ABD'nin Küba politikası, Avrupa Birliği ve diğer müttefiklerle de zaman zaman gerilime yol açıyor. AB, 1996'da kabul ettiği Helms-Burton Yasası'na karşı çıkmış ve ABD'nin Küba'ya yönelik yaptırımlarını tanımadığını açıklamıştı. Yaptırımın, Küba ekonomisi üzerinde baskıyı artırması ve ülkedeki siyasi istikrarı etkilemesi bekleniyor. Küba, halihazırda ciddi bir ekonomik krizle karşı karşıya ve gıda, ilaç gibi temel ihtiyaç maddelerinde kıtlık yaşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Küba Devlet Başkanı'na yaptırım uygulaması, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir gelişme olmasa da, ABD'nin tek taraflı yaptırım politikalarının Türkiye'ye de yansımaları olabilir. Türkiye, ABD'nin İran, Rusya ve diğer ülkelere yönelik yaptırımlarına benzer şekilde, zaman zaman ABD'nin ekonomik baskılarına maruz kalmıştır. Bu yaptırım, ABD'nin dış politikada tek taraflı hareket etme eğilimini gösteriyor ve Türkiye'nin çok kutuplu bir dünya düzenine yönelik arayışını haklı çıkarıyor. Ayrıca Türkiye, Küba ile diplomatik ilişkilerini sürdürmekte ve ticari bağlarını geliştirmeye çalışmaktadır. Bu nedenle Ankara, yaptırımların küresel ticaret ve diplomasi üzerindeki olumsuz etkilerini yakından izlemektedir.