Rusya, Ukrayna’ya yönelik savaşın en büyük saldırılarından birini başlatarak yüzlerce füze ve insansız hava aracı ile Ukrayna’nın enerji altyapısını ve askeri hedeflerini vurdu. Saldırılar sonucunda Ukrayna’nın birçok bölgesinde elektrik kesintileri yaşanırken, sivil kayıpların arttığı bildiriliyor. Kremlin, bu saldırıyla savaşın ‘yeni bir paradigmaya’ girdiğini duyurdu ve Ukrayna’nın teslim olması gerektiğini yineledi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, uluslararası topluma daha fazla hava savunma sistemi sağlanması çağrısı yaparken, Ukrayna halkı arasında umutsuzluk ve yorgunluk giderek artıyor.
Saldırının boyutu ve etkileri
Rus ordusu, 24 saat içinde Ukrayna genelinde 300’den fazla füze ve 200’e yakın kamikaze İHA kullanarak geniş çaplı bir saldırı düzenledi. Saldırıların odağında enerji santralleri, trafo merkezleri ve askeri tesisler yer aldı. Ukrayna Enerji Bakanlığı, ülke elektrik üretim kapasitesinin yüzde 40’ının geçici olarak devre dışı kaldığını açıkladı. Başkent Kiev başta olmak üzere Harkiv, Dnipro ve Odesa gibi büyük şehirlerde zorunlu elektrik kesintileri uygulanıyor. Can kaybı sayısı henüz netleşmezken, sağlık yetkilileri en az 50 sivilin hayatını kaybettiğini, yüzlerce kişinin yaralandığını belirtiyor. Saldırılar sonrası Ukrayna hava savunma sistemlerinin bir kısmı devre dışı kalırken, Ukrayna Hava Kuvvetleri, Rus füzelerinin yalnızca yüzde 30’unun düşürülebildiğini bildirdi.
Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı, Rusya’nın bu saldırıyı özellikle kış aylarında Ukrayna’nın direncini kırmak amacıyla planladığını değerlendiriyor. Rusya Savunma Bakanlığı ise saldırıların ‘askeri altyapı hedeflerine yönelik olduğunu’ ve sivil kayıpların önlenmesi için hassas silahlar kullanıldığını iddia etti. Ancak sahada çekilen fotoğraflar ve videolar, sivil yerleşim yerlerinin de yoğun şekilde vurulduğunu gösteriyor.
Küresel ve bölgesel yansımalar
Rusya’nın yoğun saldırısı, Batı dünyasında büyük tepkiyle karşılandı. ABD Başkanı, Ukrayna’ya ek askeri yardım paketi gönderilmesi için Kongre’ye çağrı yaparken, Avrupa Birliği, Rusya’ya yeni yaptırımlar getirilmesi için çalışmalara başladı. NATO, ‘Ukrayna’nın yanında olduğunu’ yineleyerek, üye ülkelerin hava savunma sistemlerini Ukrayna’ya göndermeye devam edeceğini bildirdi. Öte yandan Çin ve Hindistan, taraflara itidal çağrısı yaparak diyalog çağrısını yineledi.
Saldırıların savaşın seyrini değiştirebileceği yorumları yapılırken, askeri analistler Ukrayna’nın hava savunma stoklarının kritik seviyeye düştüğüne dikkat çekiyor. Ukrayna’nın batıdan gelen yardımlara rağmen kışı geçirmek için yeterli füze ve mühimmata sahip olmadığı belirtiliyor. Bu durum, önümüzdeki aylarda Ukrayna’nın daha fazla toprak kaybı yaşayabileceği endişelerini artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik bu büyük saldırısı, Türkiye’nin Karadeniz’deki güvenlik dengelerini doğrudan etkiliyor. Türkiye, Montrö Sözleşmesi çerçevesinde boğazları savaş gemilerine kapatma politikasını sürdürürken, bu saldırı sonrası tansiyonun yükselmesi, Ankara’nın hem Moskova hem Kiev ile dengeli ilişkilerini zorlayabilir. Ayrıca Ukrayna’daki enerji altyapısına yönelik saldırılar, Türkiye’nin enerji arz güvenliği açısından endişe verici. Türkiye, doğalgazının önemli bir kısmını Rusya’dan ithal ediyor ve savaşın uzaması, fiyatlar üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor. Ankara’nın arabuluculuk girişimleri bu krizde daha da önem kazanıyor.