Ukrayna’nın Rusya topraklarına yönelik genişleyen uzun menzilli saldırı kampanyası, Moskova’nın işgalinin ekonomik, askeri ve toplumsal maliyetlerini artırarak Kiev’in savaşta tutunmasına yardımcı oluyor. Avrasya Demokrasi Girişimi Direktörü Peter Zalmayev, bu stratejinin Ukrayna’nın savaşın gidişatını değiştirmese de, Rusya’yı savaşın sürdürülebilirliği konusunda ciddi bir sınamayla karşı karşıya bıraktığını savunuyor.
Derin Darbe Stratejisinin Arka Planı
Ukrayna son aylarda Rusya’nın enerji altyapısı, askeri depolama tesisleri ve lojistik merkezlerine yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırılarını belirgin şekilde artırdı. Bu saldırılar, Rusya’nın savaş makinesini ayakta tutan kritik tesisleri hedef alıyor. Örneğin, Rusya’nın Razgulyayevo kentindeki petrol rafinerisi ve Şostka kentindeki askeri depoları bu saldırılardan doğrudan etkilendi. Zalmayev, bu hamlelerin Kiev’in savunma savaşında önemli bir psikolojik üstünlük sağladığına dikkat çekiyor.
Zalmayev’e göre, Ukrayna’nın bu stratejisi yalnızca askeri hedeflere yönelik değil, aynı zamanda Rus toplumunda savaşın maliyetini hissettirmeyi amaçlıyor. Rusya’nın enerji ihracatından elde ettiği gelir, savaşın finansmanında kritik bir rol oynuyor. Bu nedenle, enerji tesislerine yönelik her başarılı saldırı, hem Rusya’nın savaş bütçesini hem de ihracat potansiyelini olumsuz etkiliyor.
Rusya’nın Cevabı: Hava Savunması ve İHA Üretimine Yönelim
Rusya, Ukrayna’nın bu saldırılarına karşı hava savunma sistemlerini güçlendirmek ve İHA üretimini artırmak zorunda kaldı. Ancak bu da savunma harcamalarının artmasına ve ekonominin daha fazla militarizasyonuna yol açıyor. Zalmayev, bu durumun Rusya’nın uzun süreli bir savaşı finanse etme kapasitesini zayıflattığını belirtiyor. Rusya’nın enflasyon ve ruble değer kaybı gibi ekonomik sorunları da bu baskıyı artırıyor.
Uzman, uluslararası toplumun Ukrayna’ya sağladığı askeri yardımın kısıtlamalarının, Kiev’in saldırı kapasitesini sınırladığını da vurguluyor. Batı’nın bazı müttefikleri, Rusya topraklarına yönelik saldırılarda kullanılan silahların menzili konusunda kısıtlamalar getiriyor. Bu durum, Ukrayna’nın stratejik hedeflerine ulaşmasını zorlaştırsa da, Kiev’in kendi üretimiyle geliştirdiği İHA’lar sayesinde saldırı kapasitesini artırdığını ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu çatışma, Karadeniz’deki güç dengelerini doğrudan etkilemektedir. Türkiye, Montrö Sözleşmesi çerçevesinde boğazları yönetmekte ve Rusya-Ukrayna savaşında denge politikası izlemektedir. Ukrayna’nın Rusya içlerine yaptığı saldırılar, savaşın uzamasına ve Karadeniz’deki istikrarın bozulmasına neden olabilir. Türkiye, tahıl koridoru anlaşmaları gibi girişimlerle bölgesel istikrarı sağlamaya çalışırken, bu çatışmanın tırmanması enerji hatları ve ticaret yolları üzerindeki riskleri artırıyor. Ankara’nın hem Rusya hem Ukrayna ile iletişimini sürdürmesi, arabuluculuk rolünü güçlendirebilir. Uzun vadede Türkiye’nin enerji merkezi olma hedefi, bölgede savaşın sürmesiyle olumsuz etkilenebilir.