Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Belarus lideri Aleksandr Lukashenko’ya Rusya tarafından Belarus topraklarında kurulan insansız hava aracı (İHA) aktarma istasyonlarının derhal kapatılması yönünde sert bir ültimatom verdi. Zelenski, Ukrayna’nın güvenliğini tehdit eden bu istasyonların kaldırılmaması halinde Ukrayna’nın kendisinin müdahale edeceğini açıkça ifade etti. Bu açıklama, Rusya’nın Belarus’u askeri bir üs olarak kullanma stratejisine karşı Kiev’in en net diplomatik meydan okumalarından biri olarak değerlendiriliyor. İki ülke arasındaki gerilim, Rusya’nın Ukrayna savaşında Belarus topraklarını lojistik ve askeri amaçlarla kullanmasıyla tırmanmıştı. Zelenski’nin bu çıkışı, Belarus’un savaşa doğrudan dahil olma riskini artırırken, uluslararası toplumda da yankı buldu.
Gelişmenin arka planı
Belarus, Rusya’nın en yakın müttefiki olarak Ukrayna savaşında önemli bir rol oynuyor. Rusya, Belarus topraklarını hem askeri birliklerini konuşlandırmak hem de Ukrayna’ya yönelik saldırılarını başlatmak için kullanıyor. Özellikle insansız hava araçları, Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik saldırılarda kritik bir araç haline geldi. Ukrayna ordusu, Belarus sınırı yakınlarında Rusya’nın İHA aktarma istasyonları kurduğunu tespit etti. Bu istasyonlar, Rus İHA’larının Belarus üzerinden Ukrayna hava sahasına sızmasını kolaylaştırıyor ve Ukrayna hava savunma sistemlerini zor durumda bırakıyor.
Zelenski, bu durumu “kabul edilemez” olarak nitelendirerek Lukashenko’ya doğrudan bir mesaj gönderdi: “Belarus topraklarındaki bu istasyonları ya siz kapatırsınız ya da biz kapatırız. Bizim için tehdit oluşturan her şeyi yok etme hakkımız var.” Bu açıklama, Ukrayna’nın savaşta giderek daha agresif bir duruş sergilediğinin de bir göstergesi. Kiev, daha önce de Rusya’nın Belarus’u kullanmasına karşı uyarılarda bulunmuş ancak bu kadar net bir ültimatom vermemişti.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, Ukrayna-Belarus ilişkilerini yeni bir krizin eşiğine getirirken, bölgesel dengeleri de etkiliyor. Belarus, savaşın başından beri Rusya’ya topraklarını açarak Kiev’i iki cepheli bir savaşla tehdit etmişti. Ancak Lukashenko, kendi ordusunu doğrudan savaşa sokmaktan kaçınmıştı. Zelenski’nin ültimatomu, Lukashenko’yu zor bir tercihle karşı karşıya bırakıyor: Ya Rusya’nın taleplerini reddedip Moskova’yı kızdıracak ya da Ukrayna’nın askeri müdahalesini göze alacak. NATO ve AB ülkeleri, Ukrayna’nın meşru müdafaa hakkını desteklerken, Belarus’un savaşa daha fazla çekilmesinin bölgesel istikrarsızlığı artırabileceği uyarısında bulunuyor. Rusya ise Belarus’u kullanma stratejisinden vazgeçmeyeceğini sinyallerini veriyor.
Uluslararası hukuk açısından, Ukrayna’nın kendi güvenliğini tehdit eden askeri hedeflere yönelik müdahale hakkı bulunuyor. Ancak bu tür bir müdahale, Belarus topraklarında gerçekleşirse doğrudan bir çatışmanın kapısını aralayabilir. Bu nedenle Batılı ülkeler, hem Kiev’i diplomatik yollarla sorunu çözmeye teşvik ediyor hem de Minsk’e Rusya’nın savaşını desteklemekten vazgeçmesi çağrısı yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna-Rusya savaşında arabulucu rolü üstlenen nadir ülkelerden biri. Zelenski’nin Belarus’a yönelik bu ültimatomu, Karadeniz bölgesindeki güvenlik dengelerini doğrudan etkileyebilir. Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi ve Karadeniz’deki askeri faaliyetler konusunda hassas bir denge politikası izliyor. Belarus üzerinden yapılacak bir askeri müdahale, bölgedeki gerilimi tırmandırarak Türkiye’nin güvenlik hesaplarını da karmaşıklaştırabilir. Ayrıca Türkiye, Ukrayna’ya insansız hava aracı tedarik eden bir ülke olarak bu teknolojinin savaştaki etkisini yakından izliyor. Bu gelişme, Ankara’nın hem Kiev hem de Moskova ile olan ilişkilerinde yeni bir diplomatik sınav anlamına geliyor.