Uganda'da Devlet Başkanı Yoweri Museveni'nin oğlu ve ordu komutanı Orgeneral Muhoozi Kainerugaba, ülkedeki bağımsız medyaya yönelik saldırılarını giderek sertleştiriyor. Kainerugaba, sosyal medya paylaşımlarında muhalif gazetecileri açıkça tehdit ederken, ülkedeki basın özgürlüğü endişe verici bir noktaya ulaştı. Uzmanlar, 49 yaşındaki generalin babasının yerini almaya hazırlandığını ve bu süreçte baskıcı bir yönetim modeli inşa ettiğini belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
Uganda'da 1986 yılından beri iktidarda olan Devlet Başkanı Yoweri Museveni, 81 yaşında ve sağlık sorunları yaşıyor. Oğlu Muhoozi Kainerugaba, 2022 yılında ordu komutanlığına atandıktan sonra siyasi alandaki etkinliğini artırdı. Son olarak, bağımsız Daily Monitor gazetesine ait baskı tesislerinin kapatılması ve muhalif gazetecilerin gözaltına alınması dikkat çekti. Kainerugaba, X (eski Twitter) hesabından yaptığı bir paylaşımda, "Bana karşı yazan her gazeteciyi bizzat bulacağım" ifadelerini kullandı. Uganda'da basın özgürlüğü, Uluslararası Basın Enstitüsü'nün raporlarına göre son 10 yılda önemli ölçüde gerilerken, ülke "Kısmen Özgür" kategorisinden "Özgür Değil" kategorisine düştü.
Orgeneral Kainerugaba'nın en yakın müttefiklerinden biri olarak bilinen Genelkurmay Başkanı Wilson Mbasu Mbadi de geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, "Ordumuz her türlü düşmanla mücadeleye hazır, ister içeride ister dışarıda olsun" diyerek medyaya yönelik tehditleri dolaylı olarak destekledi. Ülkede ayrıca, 2021 seçimlerinden bu yana muhalif liderlerin tutuklanması ve toplantılarının yasaklanmasıyla birlikte demokratik alan daralıyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü, 2023 yılında Uganda'da en az 15 gazetecinin fiziksel saldırıya uğradığını veya tehdit edildiğini rapor etti.
Bölgesel veya küresel boyut
Uganda, Doğu Afrika bölgesinde stratejik bir konuma sahip olmakla birlikte, komşuları Kenya, Tanzanya, Ruanda, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Güney Sudan ile sınır paylaşıyor. Museveni yönetimi, bölgesel güvenlik konularında ABD ve Birleşik Krallık ile yakın işbirliği içinde olmuş; özellikle Somali'deki El Şebab militanlarına karşı Afrika Birliği misyonuna asker göndermişti. Ancak Kainerugaba'nın basına yönelik saldırıları, Batılı bağışçıların endişelerini artırdı. Uganda, yılda yaklaşık 2 milyar dolar dış yardım alıyor ve bu yardımların önemli bir kısmı ABD'den geliyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, son olarak Uganda'daki basın durumunu "derin endişeyle" izlediğini açıkladı. Bununla birlikte, Çin'in Uganda'da altyapı yatırımları artarken, Pekin yönetimi Kampala'nın içişlerine müdahale etmeme politikasını sürdürüyor. Uzmanlar, Kainerugaba'nın bu baskıcı tutumunun, ülkenin Batı ile ilişkilerini daha da gerdiği ve Çin'e daha fazla yaslanmasına yol açabileceği görüşünde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Uganda, Türkiye'nin Afrika açılımı kapsamında ilişkilerini geliştirdiği ülkeler arasında yer alıyor. 2023 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacmi 200 milyon doları aşarken, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Uganda'da çeşitli kalkınma projeleri yürütüyor. Ancak Muhoozi Kainerugaba'nın basına yönelik baskıları, Türkiye'nin bölgedeki itibarı açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişmedir. Türkiye, Afrika'da demokratikleşme ve basın özgürlüğü konularında net bir duruş sergilemekte zorlanıyor; Uganda'da yaşanan bu durum, Ankara'nın bölge ülkeleriyle ilişkilerinde insan hakları ile ticari çıkarlar arasında denge kurma ihtiyacını bir kez daha ortaya koyuyor. Ayrıca, Uganda'daki istikrarsızlık potansiyeli, Doğu Afrika'daki Türk yatırımlarını olumsuz etkileyebilir.